Ana Sayfa | Reklam | Sitene Ekle | Künye | İletişim | Arşiv | Gizlilik Sözleşmesi (Privacy Policy) | Site Haritası | RSS
Foto Galeri Video Galeri Yazarlar Konuk Yazarlar İletişim
17 Ocak 2018 Çarşamba
GÜNDEM ASAYİŞ SİYASET KARADENİZ EĞİTİM EKONOMİ KÜLTÜR SANAT DÜNYA ÇEVRE SAĞLIK SPOR GENEL

Başkan Yılmaz: Samsun´da birinci sınıf tarım arazisine OSB yaptık

Başkan Yılmaz: Samsun´da birinci sınıf tarım arazisine OSB yaptık

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Yazarlar İl Buluşması´nda yaptığı konuşmada, şehirde kazanılmış birikmiş sermayenin yine Samsun´da yatırıma dönüştürülmesi gerektiğini, bu nedenle yatırımcıların gücenmemesi ve bir yere gitmemesi için birinci sınıf tarım arazisine gıda organize sanayi bölgesi yaptıklarını söyledi. Samsun´un diğer şehirlerin arkasında olmasını "Beni paramparça ediyor" diyen Yılmaz, "Ne olur bir şeyler yapalım" diye konuştu.


Sabah Gazetesi’nin düzenlediği Yazarlar İl Buluşması Samsun Sheraton Otel’de gerçekleşti. Moderatörlüğünü Sabah Gazetesi yazarı Kerem Alkın’ın yaptığı panele konuşmacı olarak AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Samsun Ticaret Borsası Başkanı Sinan Çakır ve OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kuran katıldı.

Türkiye ve şehir gelişimi ile ekonomisinin ele alındığı toplantıda konuşan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, önemli mesajlar verdi.

İşte Başkan Yılmaz'ın konuymasından satır başları;

ŞEHİRLER FARKLI KRİTERLERLE YARIŞACAK
Türkiye’nin şehirleri bundan sonra farklı kriterlerle yarışacak. Türkiye'nin şehirleri, ne kadar güzel, ne kadar süslü, ne kadar püslü olmakla yarışmayacak. Ne kadar ihracat yapıyorsun denecek, kişi başına düşen gelirin ne kadar denecek, Türkiye ekonomisine ne kadar katkı veriyorsun denilecek, bunlarla yarışılacak.

HAMLEYE İHTİYACIMIZ VAR
Yıllardır söylüyorum, un, şeker var, helvayı yapma meselesinde risk alacak bir top yekün hamleye ihtiyacımız var. Her zaman söylüyorum. Topyekün. Yani Samsunluluk bilinciyle hep birlikte bu şehirde kazanılmış paraların bu şehirde üretime döndürülmesiyle ilgili bir aksiyon bir eyleme ihtiyacımız var. Bu eylemin önünde hangi engeller varsa, bu engelleri toplumun önünde tartışmaya konuşmaya ihtyacımız olduğunu her platformda söylüyorum.

SAMSUN'U AMERİKA'DAN ADAMLAR GELİP KALKINDIRMAYACAK
Artık Samsun'da yatırım yapmak yerine daha fazla para kazanabileceği, daha farklı ortamlarda daha büyük şehirlerde veya daha fazla kazanacağından emin olduğu, karlılığın daha yüksek olduğu yerlere neredeyse bu salondaki değerli yatırımcılardan bile dışarıda yatırım yapanlar var. Bu şehir bizim. Bu şehiri birileri gelip kalkındırmayacak. Amerika'dan adamlar gelmeyecek. Bu şehrin üniversitesi, bu şehrin gençleri, bu şehrin bilim insanları, bu şehrin iş adamları, bu şehrin yerel yöneticileri hep birlikte bu şehri kalkındıracağız.

ERİŞİM VE ULAŞIM DEZAVANTAJLARI YAŞIYORUZ
Bakın açılış konuşması esnasında bu figürleri bu rakamları bilmeden bir şey söyleyeyim. Dedim ki; ya adeta kurulmuş bir yay gibiyiz ya. Ya bir iki küçük dokunuşa ihtiyacımız var. Bu dokunuşlardan bir tanesi biz belli merkezlere erişim ve ulaşım konusunda çok büyük dezavantajlar taşıyoruz. Yani bizim en yakın ulaşabileceğimiz ihracat yapabileceğiz, (gel kardeşim seninle bir iş yapalım) diyebileceğimiz yabancı ülke neresi allah aşkına. Yani Rusya değil mi? Rusya. Şurda 40-45 dakikada ulaşabiliyoruz. Ukrayna, Bulgaristan, Romanya değil mi? Nasıl gideceğiz buralara, gidemiyoruz. Niye gidemiyoruz. Direkt uçuş yok buradan. İstanbul üzerinden uçacağız, Ankara üzerinden uçacağız. Bugün uçmaya kalksak yarın sabahleyin o ülkelerde olamıyoruz. Bu en büyük sıkıntımız, bu en büyük olumsuzluğumuz diye düşünüyorum. Bunun halolması lazım.

BU ŞEHİRE YATIRIM YAPALIM
Yaşanabilirlik endeksi güzel. Yani doğası, işte şehir olarak yaptığımız konfor, işte alt yapı hizmetlerindeki gelişmişlik, şu, bu, ulaşımdan bilmem hangi konforu istiyorsanız, yüksek ya onun için o ilk 10'un içerisindeyiz. Ama ne olur ya bu şehirde yatırım yapalım, bu şehirde kişi başına düşen geliride yükseltelim, yarın bu şehri başka şehirlerle mukayese ederken, yani okyanusu geçip de derede boğulmayalım diye çırpınışımın sebebi bu.

YATIRIMCIYA 10-15 SENEYİ GÖZE AL DEMELİYİZ
Buradan, yani herkese sesleniyorum. Hepimizin sorumlulukları var. Yapılması gereken tek şey ,size samimi söylüyorum; Burada birikmiş olan sermayeyi burada yatırıma döndürmemiz lazım. Az kazanacaksak da burada yatırıma döndürmemiz lazım. (Efendim ben o yatırımı yapacağım burada, Samsun da bu 20 senede geri dönecek, ben bunu giderim İstanbul'da yaparım, 3 senede geri dönüyor) diyen yatırımcıya işte dur diyeceğiz hep beraber. Dur bir dakika burada yap kardeşim. Ne olur 10 seneyi göze al, 15 seneyi göze al dememiz lazım.

EKSİĞİM VARSA ALLAH AFFETSİN
Burada bir ağabeyiniz olarak, bir büyükşehir belediye başkanı olarak, bir kardeşiniz olarak, ne sayarsanız sayın, bu şehire yani böyle ömrümü yani feda etmiş birisi olarak söylüyorum. Ne olur ya; ya inanın bu şehirin yani bu mukayese ettiğimiz şehirlerin o kriterlerin altında olması, arkasında olması yani beni var ya paramparça ediyor. Bunu haketmiyoruz. Biz bunu haketmiyoruz. Hiç bir şeyi ile bizim daha önümüzde olmayı haketmeyen şehirler, benim ülkemin şehirleri bir şey demiyorum ama biz niye dahil olmayalım ya. Burda bu soruyu herkes kendi kendine sorsun. Ben de büyükşehir belediye başkanı olarak benim de bir eksiğim varsa, beni de allah affetsin. Ben de kendime soruyorum. Ama affetmesi yetmez. Yani tüyü bitmemiş yetimin hakkı var burada, çocuklarımıza bir Samsun bırakacağız, bir yarın bırakacağız. Bunu bırakırken, biz görevimizi eksiksiz yaptık diyebilmemiz için benim gibi konuşmak lazım her şeyden önce. Ben bu işte kusurumuz var diyorum. Büyükşehir Belediye Başkanı olarak kusurumuz var diyorum. Ne kusurumuz var. Oturalım tek tek o çetereyi sayalım. Ya çok net söylüyorum. (Yapayım o yatırımı burada da kaç senede kazanacağım, var mı onun getirisi, ne zaman olacak) diyen insanlara yönelik olarak söylüyorum ben bu söylediğimi. Böyle bir yere varamayız.

BİRİNCİ SINIF TARIM ARAZİSİNE OSB YAPTIK
Bu şehir inanın bana göre biraz işte dün misafirlerimle beraber dolaştık. Türkiye'nin hiç bir şehrinde olmayan potansiyellere sahip bir şehir. 50 milyon avro hibe aldık Avrupa Birliği'nden lojistik organize sanayi bölgesi yaptık. Yani adam Adana'dan narenciyesini yükleyip buraya geldiğinde karşı sahile (Ben bugün götürmüyorum, orada fiyatlar düşük, bir hafta kadar burada bekleyeceğim, benim malımı burada depolayın) dediğinde onun malını depolayabilecek bir alt yapıya sahibiz. Ne bileyim gıda organize sanayi bölgesi dendi (efendim dendi gıda organize sanayi bölgesi yapmasak olmaz.) Ya gittik birinci sınıf tarım arazisine gıda organize sanayi bölgesi yaptık. Devlet Üretme çiftliği gelemenin içindeki o taşı diksen çıkacak olan alivyon toprağın içine gittik fabrikaları kurduk. Aman gücenmeyin, aman bir yere gitmeyin gelin burada yapın fabrikalarınızı dedik ve gıda organize sanayi bölgesindeki fabrikalar birinci sınıf tarım arazilerinin içerisine yapılmadı mı? Yani demek ki gayret ediyoruz, şartları zorluyoruz. Ya Kavak uzak efendim ya allah aşkına Kavak 15 dakika ya. Kavak 50 kilometre. buradan şimdi çıkalım, eğer 15 dakika sonra Kavak organize sanayi bölgesinde değilsek bana ne derseniz deyin İstanbul'un neresinden neresine 15 dakikada gidebiliyorsunuz.. Eminönü'nden Karaköy'e gidemiyorsunuz ya.

HEPİNİZDEN ÖZÜR DİLİYORUM ÇIKIŞIMI BAĞIŞLAYIN
Bu kadar güzel her şeyin önünüzde olduğu bu şehirde ne olur ya akşam eve giderken bir dakka ya bu şehir için yapmam gereken bir şeyler daha var deyip, biraraya gelelim, oturalım bunları konuşalım. Ne olur bir şeyler yapalım. Yazık ya kayıyor ayağımızın altından bir takım bir şeyler. 3-5 yıl sonra gelip bize denecek ki iyi de bir şeyler yaptınız da geçim ne olacak geçim diyecek insanlar. Yani hepinizden özür diliyorum. Ama ne olur bu çıkışımı bağışlayın. Ama bir daha da belki böyle bir çıkış yapmama gerek kalmayacak. Ama bu figürleri görünce ben şurda oturduğum yerde benim yüreğim daraldı. Birisi yüreğimi böyle iki eliyle sıkar gibi oldum ya. Niye böyle olsun ya. Biz başkasından daha mı tembeliz. Başkasından daha mı az yetenekliyiz. O şehirlerden ne eksiğimiz var ya allahaşkına.

SAMSUN HABER HATTI




Yorumlar yükleniyor...
YAZARLAR
İlknurYAMAK İlknur YAMAK
Moda diye paramızla rezil oluyoruz
ŞenolÇAKIR Şenol ÇAKIR
Siz kimi okşatıyorsunuz?
Prof. Dr. FundaELMACIOĞLU Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU
Vücutta tuz kaybı hayatı tehdit eder
Prof. Dr. HakanALTINTAŞ Prof. Dr. Hakan ALTINTAŞ
Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –II
Prof.Dr. İsrafilBALCI Prof.Dr. İsrafil BALCI
´Muhammed´ filmi üzerine
Doç.Dr. HasanAYDIN Doç.Dr. Hasan AYDIN
Neleri Başaramadık?
Prof. Dr. KemalARI Prof. Dr. Kemal ARI
Türkçe´nin diriliş hamleleri
FundaÖZYURT Funda ÖZYURT
Bu hikaye tipik bir Anadolu höyüğünün sıra dışı hikâyesidir
Cüneyt MUMCU Cüneyt  MUMCU
Araf'ta kalan ruhlara ne olur?
Dr. YavuzDİZDAR Dr. Yavuz DİZDAR
Her tümör mutlaka kanser mi olur?
Tüm Yazarlarımız
RÖPORTAJLAR
Samsun´un efsane ismi: Yıldıray Çınar
Diğer Röportajlar  
Takip Et:
EN ÇOK OKUNANLAR
Bugün Dün Bu Hafta Bu Ay
SON YORUMLANANLAR
» Samsun Büyükşehir, İller Bankası´ndan 220 milyon TL kredi talep edecek
» Samsun Valiliği ´Samsunspor´ için 4 günde toplanan yardım miktarını açıkladı
» Samsunlu Hukuk Fakültesi öğrencisi kalp krizi sonucu hayatını kaybetti
» Samsun´daki hayvan mezarlığına 163 defin yapıldı
» Samsun´da lise öğrencisini tokatlayan öğretmen görevinden uzaklaştırıldı
» Samsun´da patlayan körüğün altında kalan tır sürücüsü öldü
» Samsunlu minik öğrencilerden Hakkari´deki Mehmetçiğe hediye
» NASA´nın Türk Astrofizikçisi Umut Yıldız: Mars´a gidecek ilk insanlar tünellerde kalacak
» Adalet Bakanı Abdulhamit Gül´den ´Af´ açıklaması!
» Öğretmen Hatip Sadi hayatını kaybetti
KONUK YAZARLAR
BAYRAKTAROĞLU   Kağan  BAYRAKTAROĞLU
"Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."
Diğer Konuk Yazarlarımız  
HAVA DURUMU