Ana Sayfa | Reklam | Sitene Ekle | Künye | İletişim | Arşiv | Gizlilik Sözleşmesi (Privacy Policy) | Site Haritası | RSS
Baraj suları altında kalacak Yusufeli´de geri sayım başladı           Akşener: İYİ Parti kurulunca AK Parti-MHP ittifakı yapıldı           Başbakan Yıldırım: Mehmetlerimiz, Afrin´de destan yazıyor           Erdoğan: Bizim kanımızda sivilleri vurmak yok ama sizin kanınızda var           Kuzenler arasındaki arazi kavgasında 4 kişi öldü. 1 kişi yaralandı           Balıkesir Baltok 2-0 Samsunspor           Kayıp 500 köpek aranıyor            Sivas´ta otomobil dereye uçtu: 3 ölü           Zeytin Dalı Harekatı´nda 36´ncı gün: 1931 terörist öldürüldü           Samsunlu işçi Fransa´daki yıkım sırasında hayatını kaybetti           Samsun´da polisin ateş ederek durdurduğu araçtaki şüpheliler kaçtı           Saldırıya uğrayan doktor ağır yaralandı           Samsun´da 8 suçtan arananan şüpheli ele geçirildi           Samsun´da FETÖ´nün ´sohbet abilerinin´ sorumlusu yakalandı           Samsun´da ´Şeker Fabrikası´ için imza kampanyası başlatıldı          
Foto Galeri Video Galeri Yazarlar Konuk Yazarlar İletişim
25 Şubat 2018 Pazar
GÜNDEM ASAYİŞ SİYASET KARADENİZ EĞİTİM EKONOMİ KÜLTÜR SANAT DÜNYA ÇEVRE SAĞLIK SPOR GENEL

Platonik takıntı, ilişki bağımlılığıdır

Platonik takıntı, ilişki bağımlılığıdır

Platonik takıntı kavramı, takıntılı aşk, aşk bağımlılığı ya da ilişki bağımlılığı olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre takıntılı aşk, kişinin gerçek ya da ulaşılamayan bir aşkı takıntı haline getirmesi, tüm yaşamını kişiye göre yönlendirmesi, yoğun duygular yaşaması olarak tanımlanıyor.


Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesinden Uzman Klinik Psikolog, Psikoterapist Gülçin Şenyuva, takıntı haline gelen platonik aşklarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Platonik takıntılar günlük yaşamı olumsuz etkileyebilir
Takıntının kişinin zihnine sürekli, tekrarlayan, istenmeyen şekilde gelen, kişide sıkıntının oluşmasına neden olan, rahatsız eden düşünceler olduğunu belirten Şenyuva, “Bu düşüncelerin yoğunluğu ve yarattığı sıkıntı nedeniyle günlük yaşamı olumsuz yönde etkilenir. Platonik, gerçekte var olmayan, düşte kalan, hep öyle kalması istenilen anlamına gelmektedir. Platonik takıntı kavramı, takıntılı aşk, aşk bağımlılığı ya da ilişki bağımlılığı olarak değerlendirilir. Takıntılı aşk, kişinin gerçek ya da ulaşılamayan bir aşkı takıntı haline getirmesi, tüm yaşamını kişiye göre yönlendirmesi, yoğun duygular yaşamasıdır. Ancak tarihler boyu güzel olarak addedilen bu kavram bir süre sonra kişinin kendisine ve çevresine zarar vermeye başlayabilmekte ve kişinin işlevselliğinin düşmesine neden olabilmektedir” diye konuştu.

Platonik takıntılı kişinin, karşısındakine güven duyma, ayrılık ile ilgili kaygılarının sürekli zihnini meşgul ettiğini ifade eden Gülçin Şenyuva, “Bu kaygılarından kurtulmak için de kendini rahatlatacak, sürekli onu aramak, takip etmek, “beni seviyor musun” diye sorular sormak gibi davranışlarda bulunur. Bu davranışlar bir süreliğine kişinin kaygısının düşmesine yardımcı olmaktadır. Daha sonrasında zihnini meşgul eden düşünceler gelmeye devam eder. Platonik takıntılı kişi sadece aşık olduğu kişinin kendisini mutlu edeceğine inanır ve kendisi mutsuz olduğunda aşık olduğu kişinin de mutlu olmasını istememektedir. Yani zihninde yarattığı kişinin kendisinde oluşturduğu varlığa-anlama aşık olmuştur” dedi.

Gülçin Şenyuva, şunları söyledi:
“Kişinin reddedildiğini düşünmesi, fiziksel ve duygusal olarak devamlı kendisini kabul ettirmeye çabalamasıdır. Kişinin hedeflerinin olmaması, tatmin olmadığı iş ve sosyal hayatının olması ile ortaya çıkan anlamsızlık duygusu platonik takıntının nedenlerinden sayılabilir. Bununla birlikte, özgüven düşüklüğü, başarısızlık, yetersizlik ve zayıflık hissi kişide kaygıya sebebiyet vermektedir. Böylece kişinin zihninde oluşturduğu platonik sevgili kişinin varlığı ile var olduğunu düşünmesine ve yaşadığı boşluğu doldurmasına sebebiyet verebilmektedir.”

Sorunun temeli güvenli bağlanmada
Güvenli bağlanma problemlerinin platonik takıntının gelişmesinde önemli bir faktör olduğunu ifade eden Şenyuva, “Güvenli bağlanma, kişinin kendisini sevilmeye değer bir kişi olarak algılaması anlamına gelmektedir. Bu kişiler ilişkilerinde karşısındaki kişiye bağlı olmaktan dolayı mutludur, terkedilmeye dair ya da istenmediklerine dair kaygıları bulunmamaktadır. Uzun soluklu ilişki kurabilirler. Güvenli bağlanmanın oluşabilmesi için, birincil bakım veren kişinin bebeklik ve çocukluk döneminde ilgi ve ihtiyaçlarının karşılanması, bebeğin-çocuğun bakım vericisinin orada olduğunu bilmesi ile gelişebilen bir durumdur. Güvenli bağlanma problemi olan kişilerde takıntılı aşka daha sık rastlanmaktadır” dedi.

Bağımlı ve obsesif kişilik özelliği olan kişilerde takıntılı aşka daha sık rastlanmaktadır. Bağımlı kişilik özelliği olan kişiler, terk edilme korkusu ile yaşar, ilişkinin bozulmaması için ellerinden geleni yapar, hayattan keyif almaya dair zorunlu olduklarına ve mutlu olduklarını hak etmediğine inanırlar, özgüvenleri genelde düşüktür. Obsesif kişilik özelliği olan kişilerde, belirsizlik çok fazla rahatsız eder, hata yapmaktan korkar, mükemmeliyetçi yapıları vardır.”

Sağlıklı aşk var mı?
Gülçin Şenyuva, “İlişkide güven ve saygının olması en önemli unsurlardır. Kişilerin istek ve ihtiyaçlarını konuşabiliyor olmaları, birbirlerinin istek ve ihtiyaçlarına duyarlı olmaları sağlıklı ilişki ve sağlıklı aşkın zeminini oluşturmaktadır. Duygusal yaşantılarımız yaşadığımız olaylar ile belirlenmez, olaylarla ilgili düşüncelerimiz ile belirlenir. Yani yaşamımızda değişiklik istiyorsak, alternatif düşüncelerin oluşmasına izin vermeliyiz. Başkaları ile güvenilir, samimi ilişkiler kurmak insan için önemlidir. Bunu sürdürme isteği de insani bir davranış olarak görülmektedir. Bu nedenle sağlıklı insan ilişkileri kişinin yaşam memnuniyetini, fiziksel ve ruhsal sağlık durumunu etkilemektedir” diye konuştu.

SAMSUN HABER HATTI




Yorumlar yükleniyor...
YAZARLAR
İlknurYAMAK İlknur YAMAK
Moda diye paramızla rezil oluyoruz
ŞenolÇAKIR Şenol ÇAKIR
Siz kimi okşatıyorsunuz?
Prof. Dr. FundaELMACIOĞLU Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU
Vücutta tuz kaybı hayatı tehdit eder
Prof. Dr. HakanALTINTAŞ Prof. Dr. Hakan ALTINTAŞ
Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –II
Prof.Dr. İsrafilBALCI Prof.Dr. İsrafil BALCI
´Muhammed´ filmi üzerine
Doç.Dr. HasanAYDIN Doç.Dr. Hasan AYDIN
Neleri Başaramadık?
Prof. Dr. KemalARI Prof. Dr. Kemal ARI
Türkçe´nin diriliş hamleleri
FundaÖZYURT Funda ÖZYURT
Bu hikaye tipik bir Anadolu höyüğünün sıra dışı hikâyesidir
Cüneyt MUMCU Cüneyt  MUMCU
Araf'ta kalan ruhlara ne olur?
Dr. YavuzDİZDAR Dr. Yavuz DİZDAR
Her tümör mutlaka kanser mi olur?
Tüm Yazarlarımız
RÖPORTAJLAR
Samsun´un efsane ismi: Yıldıray Çınar
Diğer Röportajlar  
Takip Et:
EN ÇOK OKUNANLAR
Bugün Dün Bu Hafta Bu Ay
SON YORUMLANANLAR
» Adana´ya şehit ateşi düştü
» Samsun´da çocuğunu darp eden öğretmeni baba affetmeyip dava açtı
» Samsun Büyükşehir, İller Bankası´ndan 220 milyon TL kredi talep edecek
» Samsun Valiliği ´Samsunspor´ için 4 günde toplanan yardım miktarını açıkladı
» Samsunlu Hukuk Fakültesi öğrencisi kalp krizi sonucu hayatını kaybetti
» Samsun´daki hayvan mezarlığına 163 defin yapıldı
» Samsun´da lise öğrencisini tokatlayan öğretmen görevinden uzaklaştırıldı
» Samsun´da patlayan körüğün altında kalan tır sürücüsü öldü
» Samsunlu minik öğrencilerden Hakkari´deki Mehmetçiğe hediye
» NASA´nın Türk Astrofizikçisi Umut Yıldız: Mars´a gidecek ilk insanlar tünellerde kalacak
KONUK YAZARLAR
BAYRAKTAROĞLU   Kağan  BAYRAKTAROĞLU
"Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."
Diğer Konuk Yazarlarımız  
HAVA DURUMU