Ana Sayfa | Reklam | Sitene Ekle | Künye | İletişim | Arşiv | Gizlilik Sözleşmesi (Privacy Policy) | Site Haritası | RSS
Baraj suları altında kalacak Yusufeli´de geri sayım başladı           Akşener: İYİ Parti kurulunca AK Parti-MHP ittifakı yapıldı           Başbakan Yıldırım: Mehmetlerimiz, Afrin´de destan yazıyor           Erdoğan: Bizim kanımızda sivilleri vurmak yok ama sizin kanınızda var           Kuzenler arasındaki arazi kavgasında 4 kişi öldü. 1 kişi yaralandı           Balıkesir Baltok 2-0 Samsunspor           Kayıp 500 köpek aranıyor            Sivas´ta otomobil dereye uçtu: 3 ölü           Zeytin Dalı Harekatı´nda 36´ncı gün: 1931 terörist öldürüldü           Samsunlu işçi Fransa´daki yıkım sırasında hayatını kaybetti           Samsun´da polisin ateş ederek durdurduğu araçtaki şüpheliler kaçtı           Saldırıya uğrayan doktor ağır yaralandı           Samsun´da 8 suçtan arananan şüpheli ele geçirildi           Samsun´da FETÖ´nün ´sohbet abilerinin´ sorumlusu yakalandı           Samsun´da ´Şeker Fabrikası´ için imza kampanyası başlatıldı          
Foto Galeri Video Galeri Yazarlar Konuk Yazarlar İletişim
25 Şubat 2018 Pazar
GÜNDEM ASAYİŞ SİYASET KARADENİZ EĞİTİM EKONOMİ KÜLTÜR SANAT DÜNYA ÇEVRE SAĞLIK SPOR GENEL

"Ateşi ve İhaneti Gördük"

Prof. Dr. Süleyman -ÇELİK
Prof. Dr. Süleyman
ÇELİK

TBMM’de bir AKP milletvekili Mütareke döneminin bir Hainini (adını anmak bile istemiyorum), “din alimi olarak tanımlayarak” savunmuş ve “şapka giymediği için idam edildiği” yalanını öne sürmüş.

Buna yanıt veren bir CHP milletvekili, “o Hainin Atatürk’e hakaret etmiş olduğunu” öne sürerek, sanki “şapka için değil, Atatürk’e hakaret ettiği için idam edildi” demek istemiş!

Oysa o Hain’in idamının şapka ile de Atatürk’e hakaret ile de ilgisi yoktur.

Bu Hain Mütareke döneminde, diğer hainlerle birlikte dernekler kurarak düşmanla işbirliği yapmış, Milli Mücadele aleyhinde çalışmış, Kuvayı Milliyecilere karşı savaşmak üzere İngilizlerin kurdurduğu Kuvayı İnzibatiye veya Kuvayı Muhammediye denilen ihanet kuvvetlerini desteklemiş, İhanet Kuvvetleriyle savaş sürerken “Kuvayı Milliyecilerin Halife Sultan’a isyan etmiş din düşmanları oldukları için öldürülmelerinin caiz olduğunu” öne süren bildirileri imzalamış ve bu bildiriler Yunan ve İngiliz uçakları tarafından Kuvayı Milliyecilerin üzerlerine atılarak askerleri isyana teşvik edenler arasında yer almıştır.

Vatanı işgal eden düşmanla işbirliği yapan bir adam, din alimi değil, Müslüman bile olamaz.
Mütareke döneminde o kadar çok hain vardı ki tümü cezalandırılacak olsa İstanbul’un belki yarısını içeri almak gerekecekti; bunlardan, Nazım şiirlerinde söz eder, Yakup Kadri Karaosmanoğlu “Sodom ve Gomore” kitabında, yaptıkları aşağılıkları anlatır.

Kurtuluş’tan sonra Padişah Vahdettin ve Damat Ferit gibi, hainlerin elebaşları, suçlarını bildikleri için, uşaklıklarını yaptıkları düşmana sığınarak, kendileri kaçtılar.

Vatanı kurtaranlar, ihanet yarışında elebaşlarının ardından gelen 150 kişi hariç, diğer hainleri büyüklük göstererek bağışladılar.

Tarihe “Yüz ellilikler” olarak geçen bu hainler, idam edilmek şöyle dursun yargılanmadılar bile; kendilerinden sadece yurdu terk etmeleri istendi.

Ki bunlar da daha sonra bağışlandı ve yurda döndüler; itibarları iade edildi; örneğin, Refik Halit Karay ve Refi Cevat Ulunay gibileri gene toplumun önde gelen kişileri oldular.

Buna karşılık son yıllarda Meclis’te adı sık geçen bu Hain gibi bazıları, bağışlanmış olmanın değerini takdir edemeyip, Cumhuriyet’ten sonra da isyanlar çıkartarak veya isyanları destekleyerek ihanetlerine devam edince hak ettikleri şekilde cezalandırıldılar.
Mesele budur.
* * *

90’lara doğru hainlerin torunları ortaya çıkmaya ve dedeleri gibi ihanet yarışına başladılar.
Meğer ne kadar çok hain varmış; ortaya çıkmak için Turgut Özal’ın “İhanet-i Vataniye” yasasını yürürlükten kaldırmasını bekliyorlarmış.

Gericisi, bölücüsü, liboşu, enteli, eski solcusu Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak için ihanet cephesinde birleştiler.

Bu Hain’in idamı o zamanlar da, aynı yalanlarla gündeme getirildi ve televizyonlarda, gazetelerde günlerce tartışıldı.

Sevgiyle andığımız ve yokluklarını her zaman duyumsadığımız Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı gerek televizyonlarda ( o zaman televizyonlara hainlerin yanında millicileri de çıkarıyorlardı), gerekse yazılarında, belgeleri hainlerin yüzlerine çarparak iddialarının yalan olduğunu kanıtladılar.
Uğur Mumcu ve A.T. Kışlalı’nın da yararlandıkları, bu konudaki en önemli kaynak, daha sonra kitap olarak yayımlanmış olan, Prof. Ergün Aybars’ın doktora tezidir.

Hainler hainliklerini yapacaklardır; bunlara artık alıştık; ama CHP Grubundan bir kişinin çıkıp gerçekleri bunların yüzlerine çarpmamasını kabul edemiyorum.

Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran parti olan CHP’ye de hainler dolduruldu.

Ermeni Soykırımı yalanını savunanlar yetmedi, Rum Soykırımından söz edenler türedi.

Milliciler partiden atılırken, gayrı millicilere, bölücülere, gericilere partide üst düzey görevler verildi.

Düşünüyorum da, bildiğim kadarıyla CHP milletvekilleri arasında, hainlerin yalanlarına yanıt verebilecek birikimde olanlar var.

Çok acı ama, bunlar seçim arifesinde ulusalcı damgası yemekten korktukları için konuşmamış olabilirler mi?

Milliyetçi olduğunu öne süren MHP’nin ihanetlere sessiz kalmasına gelince, Genel Başkanı “Tayyip Erdoğan’a bir şey olursa Türkiye batar” diyen, Ermeni Soykırımı yalanına karşı mücadele içinde yer almayan bir partiden ne beklenir ki!..

Ateşi ve ihaneti görmeye devam ediyoruz!..


 Yorum Yaz
  Ad, Soyad:
  Konu:
  Mesaj:

Toplam 1 Yorum Bulunmaktadır
sırrı çopur
08.02.2015 12:08:44  sonları olacak
hocam her çıkışın bir inişi olacak.dediğiniz gibi ihanet tavan yaptı.artık iniş zamanları gelmiştir.

Tüm Yorumlar TÜM YORUMLARI LİSTELE ( 1 Yorum)

Tüm Yorumlar Keramet cübbede değildir!  (09.05.2015)
Tüm Yorumlar Din ve Mezhep...  (15.04.2015)
Tüm Yorumlar Çanakkale...  (18.03.2015)
Tüm Yorumlar Ermeni soykırımı yalanı ve baba-oğul Perinçek'ler  (20.01.2015)
Tüm Yorumlar Konuşmaktan başka ne yaptınız?  (15.12.2014)
Tüm Yorumlar Atatürk ve diğerleri...  (09.11.2014)
Tüm Yorumlar Magna Carta...  (04.11.2014)
Tüm Yorumlar Kısa Bilim ve Uygarlık Tarihi...  (09.10.2014)
Tüm Yorumlar Torunuma mektup...  (25.09.2014)
Tüm Yorumlar Yetmiş yaşa güzelleme...  (12.09.2014)
Tüm Yorumlar Ulusalcılığa kimler karşı?  (01.09.2014)
Tüm Yorumlar Yat limanı fiyaskosu...  (27.08.2014)
Tüm Yorumlar Atakum Sahil Düzenlemesi...  (18.08.2014)
Tüm Yorumlar Denizi ve Yeşili olmayan kıyı kenti  (11.08.2014)
Tüm Yorumlar Güzeli öldüren ile güzellikleri yok edenler  (17.07.2014)
Tüm Yorumlar TÜM YAZILARINI LİSTELE
YAZARLAR
İlknurYAMAK İlknur YAMAK
Moda diye paramızla rezil oluyoruz
ŞenolÇAKIR Şenol ÇAKIR
Siz kimi okşatıyorsunuz?
Prof. Dr. FundaELMACIOĞLU Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU
Vücutta tuz kaybı hayatı tehdit eder
Prof. Dr. HakanALTINTAŞ Prof. Dr. Hakan ALTINTAŞ
Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –II
Prof.Dr. İsrafilBALCI Prof.Dr. İsrafil BALCI
´Muhammed´ filmi üzerine
Doç.Dr. HasanAYDIN Doç.Dr. Hasan AYDIN
Neleri Başaramadık?
Prof. Dr. KemalARI Prof. Dr. Kemal ARI
Türkçe´nin diriliş hamleleri
FundaÖZYURT Funda ÖZYURT
Bu hikaye tipik bir Anadolu höyüğünün sıra dışı hikâyesidir
Cüneyt MUMCU Cüneyt  MUMCU
Araf'ta kalan ruhlara ne olur?
Dr. YavuzDİZDAR Dr. Yavuz DİZDAR
Her tümör mutlaka kanser mi olur?
Tüm Yazarlarımız
RÖPORTAJLAR
Samsun´un efsane ismi: Yıldıray Çınar
Diğer Röportajlar  
Takip Et:
EN ÇOK OKUNANLAR
Bugün Dün Bu Hafta Bu Ay
SON YORUMLANANLAR
» Adana´ya şehit ateşi düştü
» Samsun´da çocuğunu darp eden öğretmeni baba affetmeyip dava açtı
» Samsun Büyükşehir, İller Bankası´ndan 220 milyon TL kredi talep edecek
» Samsun Valiliği ´Samsunspor´ için 4 günde toplanan yardım miktarını açıkladı
» Samsunlu Hukuk Fakültesi öğrencisi kalp krizi sonucu hayatını kaybetti
» Samsun´daki hayvan mezarlığına 163 defin yapıldı
» Samsun´da lise öğrencisini tokatlayan öğretmen görevinden uzaklaştırıldı
» Samsun´da patlayan körüğün altında kalan tır sürücüsü öldü
» Samsunlu minik öğrencilerden Hakkari´deki Mehmetçiğe hediye
» NASA´nın Türk Astrofizikçisi Umut Yıldız: Mars´a gidecek ilk insanlar tünellerde kalacak
KONUK YAZARLAR
BAYRAKTAROĞLU   Kağan  BAYRAKTAROĞLU
"Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."
Diğer Konuk Yazarlarımız  
HAVA DURUMU