Ana Sayfa | Reklam | Sitene Ekle | Künye | İletişim | Arşiv | Gizlilik Sözleşmesi (Privacy Policy) | Site Haritası | RSS
Foto Galeri Video Galeri Yazarlar Konuk Yazarlar İletişim
23 Kasım 2017 Perşembe
GÜNDEM ASAYİŞ SİYASET KARADENİZ EĞİTİM EKONOMİ KÜLTÜR SANAT DÜNYA ÇEVRE SAĞLIK SPOR GENEL

Dikiz Aynası

Şenol-KUL
Şenol
KUL

Akıp giden trafikte başarılı bir sürüş yapabilmek için yalnız tam donanımlı güzel bir araca sahip olmak yeterli midir?  Sadece direksiyon kullanma becerisi ve önümüze bakarak iyi bir sürücü olabilir miyiz? 

Sağlıklı ve doğru bir sürüş için direksiyon ve aracın diğer aksam, aygıt ve aksesuarlarını işlevlerini bilerek kullanma becerisi yanında, önümüze bakarak, arka ve yanları kontrol amacıyla aynaları kullanma alışkanlığını da edinmemiz gereklidir.  Aracı kullanırken farkına varamadığımız bir çok beceriyi aynı anda ve koordineli ve doğru bir şekilde kullanırız.
 
Bu becerileri zamanında ve doğru şekilde kullanmayı unuttuğumuzda, şanslı isek, kazaya neden olmadan önce, trafik akışı içindeki diğer aktörler tarafından uyarılırız. Hatamızı fark ederek düzeltirsek, kısa bir kargaşadan sonra biz ve trafik normal akışına döner.

Ya hatamızı zamanında fark edemezsek?

O zaman da kısa süre de gerçekleşen kaza ile bedel ödeyerek hatamızın farkına varıyoruz.

Basitmiş gibi görünen ayna kullanma alışkanlığı aslında çok hayatidir. Her becerinin olduğu gibi her aynanın da değişik işlevi vardır.  Arkayı kontrol için dikiz aynasını, sağ ve solu kontrol için yan aynaları kullanırız.  Aynaları hiç kontrol etmeden, sadece önümüze bakarak aracı kullanırsak ne olur?  Tabi ki kaza olur. 

Peki sadece dikiz aynasına bakarak araba kullanırsak ne olur? 
  
Türkiye’nin en ağır ekonomik krizini geçirdiği 2001 yılında beklenmedik bir fırtına bir çok  insanı kendi yaşamlarının direksiyonundan savurup atmış ve  bu insanlar yaşamlarının kontrolünü kaybetmişlerdir. Bir gecede milyonerlikten sıfıra düşenler olduğu gibi bir gecede köşeyi dönenlerde olmuştur.

Yıl 2003. Kişisel gelişim uzmanı arkadaşım Ahmet Şerif İzgören Ankara’dan İstanbul’a bir kuruma  eğitim semineri vermeye gider. Atatürk  havaalanına inince, bir taksiye binerek eğitim vereceği kuruma doğru yola çıkar. Ve yolda taksiciyle arasında sohbet başlar. İstanbul trafiğinde konuşmak için zaman çoktur!

Taksici anlatmaya başlar: kendisi 2001 krizi öncesi tekstil fabrikatörü bir milyonerdir. Ekonomik krize öyle bir pozisyonda yakalanmıştır ki savrulup gitmiş, fırtınadan kurtulmak için çok uğraşmış ama maalesef kurtulamamıştır. Yüzlerce kişiye ekmek sağlarken kendisi ekmeğe muhtaç bir hale düşmüştür. Sonunda ekmek parası için bu takside şoförlük yapmaya başlamıştır. Duruma alışamamış ve halinden hiç memnun değildir. Trafik sıkışlığı gideceği yere ulaşma süresini uzattıkça sürekli geçmişinde nasıl biri olduğunu ne duruma düştüğünü anlatmaktadır. Şerif, üzülerek,  konuyu değiştirmeye çalışıp trafikten ve günümüzden bahsetmeye çalıştıkça, o yine eskiden ne kadar zengin olduğunu ve şimdi ne duruma düştüğünü anlatmaktadır.

Sonunda Şerif dayanamaz ve şoföre sorar:
- “Arabayı sürekli dikiz aynasına bakarak mı kullanırsın?”
Şoför şaşırarak yanıtlar;
- “Hayır.”

Şerif devam eder:
- “Arabayı kullanırken nereye bakarsın? Önüne mi? arkana mı?

Şoförün şaşkınlığı artmaktadır.
- “O da soru mu abi? Tabi ki önüme bakarım.”

Şerif sormaya devam eder:
- “ Arkayı nasıl kontrol edersin?”

Şoför anlamaya çalışarak:
- “Dikiz aynasına bakarak.”

- “Dikiz aynasını ne zaman ve ne sıklıkta kullanırsın?”

- “Ara sıra.  Arka tarafı kontrol etmek istediğimde.”

- “Sürekli dikiz aynasına bakarak araba kullanabilir misin? “

- “Çok zor”.

- “Peki kullanırsan ne olur?”

- “Kaza olur.”

- “O zaman arabayı önüne bakarak kullanıyorsun ama arkayı kontrol içinde ara sıra dikiz aynasına bakıyorsun öyle mi?”

- “Evet.”

- “Hep böyle mi kullanırsın.”

- “Evet.”

- “Arabanın direksiyonunu doğru kullanıyorsun ama kendi yaşamının direksiyonunu hep dikiz aynasına bakarak kullanıyorsun.”

- “Anlamadım.”

- “Arabaya bineli 45 dk oluyor sürekli geçmişinden bahsediyorsun. Oraya takılıp kaldın. Oysa yaşam devam ediyor. Dikkat et. Yoksa kaza yaparsın. Ara sıra nereden nereye geldiğini kontrol için geçmişe bak ama orada kalma. Bugünü ve geleceğini geçmişe feda etme. Gerçek arabanın direksiyonunda olmayla yaşamın direksiyonunda olma arasında çok fark yoktur. Yaşamın dikiz aynasını sürekli değil gerektiğinde kullan.

Taksi şoförü müthiş etkilenmiştir. Şerife çok teşekkür eder ve tüm ısrarlara rağmen taksi ücretini almaz ve vedalaşırlar.

Yaşam bize sunulmuş paha biçilmez bir armağandır. Üstelik yaşamın kontrol  kumandası da bonus olarak  bize verilmiştir. Yaşamın gönlümüzce akması kontrol kumandasını kullanma becerisine bağlıdır. Aracın direksiyonunda olduğumuz gibi yaşamın direksiyonunda da biz olmalıyız. Yaşam denen araç  sana verilmiş bir armağandır  ama gideceği yolu sen seçiyorsun. Onun kullanma kılavuzunu iyi bilirsen müthiş bir yolculuk yaparsın, yoksa duvara toslarsın. Aracı iyi tanırsan, neyi, nasıl, ne zaman ve nerede kullanacağını bilirsen bir de doğru yolu seçersen, yapacağın müthiş yolculukta harika zaman geçireceğinden emin olabilirsin. Yalnız sana verilen aracı sen kullan başkasına emanet etme.  Başka araçlara da imrenme. Direksiyonu başkasında olan harika bir araçtan direksiyonunda senin olduğun araç daha güzeldir. Elimizdekilerin kıymetini bilelim. Elimizde olmayanlara üzülmek yerine olanlara sevinelim.

Direksiyon hakimiyetini kaybetmemek için ara sıra dikiz aynasına bakalım ama sürekli ona bakarsak kaza yaparız. Dikiz aynasını doğru zaman ve yerde kullanmak göründüğünden daha çok beceri ister. Basit ve gereksiz gibi görünen bu aygıt hayatidir. Kullanma becerimize bağlı olarak, hayatımızı kurtarabilir ya da hayatımıza mal olabilir.

Geçmişi tamamen unutmayalım ama Önümüze bakalım ve günümüzü yaşayalım.

Can Yücelin dediği gibi:

Fark etmeliyiz çok geç olmadan… 
Ömür dediğin üç gündür, 
Dün geldi geçti, yarın meçhuldür, 
O halde ömür dediğin bir gündür, o da bugündür.


 Yorum Yaz
  Ad, Soyad:
  Konu:
  Mesaj:

Toplam 0 Yorum Bulunmaktadır
Yorum Yaz Bu yazıya henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Tüm Yorumlar Yüreğinin sesini dinle...  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Kim haklı?  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Gerçek deli kim?  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Yeter ki parayla olsun!  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Meydan, Park ve Anıt  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar TÜM YAZILARINI LİSTELE
YAZARLAR
İlknurYAMAK İlknur YAMAK
Çiftlik´in gri, ruhsuz binaları dökülüyor
ŞenolÇAKIR Şenol ÇAKIR
Siz kimi okşatıyorsunuz?
Prof. Dr. FundaELMACIOĞLU Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU
Vücutta tuz kaybı hayatı tehdit eder
Prof. Dr. HakanALTINTAŞ Prof. Dr. Hakan ALTINTAŞ
Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –II
Prof.Dr. İsrafilBALCI Prof.Dr. İsrafil BALCI
´Muhammed´ filmi üzerine
Doç.Dr. HasanAYDIN Doç.Dr. Hasan AYDIN
Neleri Başaramadık?
Prof. Dr. KemalARI Prof. Dr. Kemal ARI
Türkçe´nin diriliş hamleleri
FundaÖZYURT Funda ÖZYURT
Bu hikaye tipik bir Anadolu höyüğünün sıra dışı hikâyesidir
Cüneyt MUMCU Cüneyt  MUMCU
Araf'ta kalan ruhlara ne olur?
Dr. YavuzDİZDAR Dr. Yavuz DİZDAR
Kokoreç neden çok kıymetlidir?
Tüm Yazarlarımız
RÖPORTAJLAR
Samsun´un efsane ismi: Yıldıray Çınar
Diğer Röportajlar  
Takip Et:
EN ÇOK OKUNANLAR
Bugün Dün Bu Hafta Bu Ay
SON YORUMLANANLAR
» Samsun´da silahlı saldırıya uğrayan Doğan Kılınç hayatını kaybetti
» Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı emekliliğini istedi
» Terme ilçesinin yeni imar planı askıya çıktı
» Samsunlu emekli özel harekat polisi yanarak hayatını kaybetti
» Samsun´da korkunç ölüm: Otobüsün sürüklediği Yazgı Önal hayatını kaybetti
» Diyarbakır´da Özel Harekat Polisi Ahmet Alp Taşdemir şehit oldu, 9 polis yaralandı
» Akaryakıta zam geldikçe KDV de artıyor
» Samsun´da üzerinden traktör geçen İbrahim Altun hayatını kaybetti
» Samsun´da Cinayet: Serdal Göktaş, silahlı saldırıda öldürüldü
» TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu: Lojistik Köy Projesi hukuka aykırı
KONUK YAZARLAR
BAYRAKTAROĞLU   Kağan  BAYRAKTAROĞLU
"Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."
Diğer Konuk Yazarlarımız  
HAVA DURUMU