Ana Sayfa | Reklam | Sitene Ekle | Künye | İletişim | Arşiv | Gizlilik Sözleşmesi (Privacy Policy) | Site Haritası | RSS
Baraj suları altında kalacak Yusufeli´de geri sayım başladı           Akşener: İYİ Parti kurulunca AK Parti-MHP ittifakı yapıldı           Başbakan Yıldırım: Mehmetlerimiz, Afrin´de destan yazıyor           Erdoğan: Bizim kanımızda sivilleri vurmak yok ama sizin kanınızda var           Kuzenler arasındaki arazi kavgasında 4 kişi öldü. 1 kişi yaralandı           Balıkesir Baltok 2-0 Samsunspor           Kayıp 500 köpek aranıyor            Sivas´ta otomobil dereye uçtu: 3 ölü           Zeytin Dalı Harekatı´nda 36´ncı gün: 1931 terörist öldürüldü           Samsunlu işçi Fransa´daki yıkım sırasında hayatını kaybetti           Samsun´da polisin ateş ederek durdurduğu araçtaki şüpheliler kaçtı           Saldırıya uğrayan doktor ağır yaralandı           Samsun´da 8 suçtan arananan şüpheli ele geçirildi           Samsun´da FETÖ´nün ´sohbet abilerinin´ sorumlusu yakalandı           Samsun´da ´Şeker Fabrikası´ için imza kampanyası başlatıldı          
Foto Galeri Video Galeri Yazarlar Konuk Yazarlar İletişim
25 Şubat 2018 Pazar
GÜNDEM ASAYİŞ SİYASET KARADENİZ EĞİTİM EKONOMİ KÜLTÜR SANAT DÜNYA ÇEVRE SAĞLIK SPOR GENEL

Düşüncenin ayıklanması

Kağan -BAYRAKTAROĞLU
Kağan
BAYRAKTAROĞLU

Kendimizle ilgili olumsuz inançlar belki de hayatlarımızı en çok etkileyen konuların başında gelir. Dr. David J. Schwartz inançların insanların hayatlarındaki etkisini şu sözlerle açıklamıştır:
“Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkânsız olduğunu ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda, aklınız onu yapmak üzere çözümü bulmanıza yardım etmek için çalışmaya başlar.”

Kendimizle ilgili sahip olduğumuz inançların çoğu olumsuz inançlar olduğu için bize yarar sağlamak yerine zarar verebilirler. ”Yetersizim, başarısızım, tembelim, hayat zor, çok para kazanmak imkânsız, bu devirde iş bulmak zor” gibi kişisel ve toplumsal inançları daha da artırabiliriz. Ve bütün bunlar yaşadığımız gerçek deneyimler bile olsalar, bu konularla ilgili inançlara tutunarak onları hayatımızın merkez noktası haline getiririz. Ve böylece yaşamdan vazgeçmeye, pes etmeye başlarız ki bu da sonucunda istemediğimiz yaşamlar yaratmamıza yol açar.

Kendimizle ilgili sahip olduğunuz olumsuz bir inanç o konuyla ilgili sanal bir hikâye yaratmamıza ve onu sürekli yaşamaya başlamamıza yol açar. Zihin şu anki gerçekle, kurguladığı hayali ayıramaz. İkisini de aynıymış gibi görür. Yani şu anda etrafınızda gördüğünüz şeyler ve düşünüp hayal ettiğiniz resimler zihin için aynıdır. İki görüntü de gerçek olarak algılanır. Böylelikle mesela para konusuyla ilgili olumsuz bir inancımız olduğunda, zihin o inanca bağlı hayali bir senaryo oluşturarak sürekli olarak onu tekrarlar. Ve kişi gerçek ile zihindeki senaryoyu aynı şekilde algıladığı için tek gerçeğin o olduğunu zanneder. O yüzden bilinçaltınızda para ilgili olumsuz senaryo, ne zaman para ile bağlantılı bir işiniz olursa devreye girer. Örneğin bankaya gittiğinizde siz farkında bile olmadan o hayali senaryo bir film gibi oynayarak sizde istenmeyen duygu ve düşünceler yaratabilir. O yüzden bir an önce orada çıkıp gitmek isteyebilirsiniz. Ya da bir anda sabırsız veya sinirli olmaya başlayabilirsiniz. Ve çoğunlukla bu duygular bilinçaltından geldiği için ruh halinizdeki ani değişime anlam verememe ihtimaliniz de yüksektir. Çünkü siz kendinizi gündüz bir banka şubesinde zannederken bilinçaltınız çoktan para konusunda oluşan olumsuz senaryoyu oynatmakta ve o anki ortamı para ile ilgili olumsuz inancın filtresinden görmektedir.

Bu konuyu başka bir örnekle daha açıklamam gerekirse; Diyelim utangaç birisiniz. Böyle bir durumda zihninizde büyük ihtimalle utangaç bir kişi olduğunuza dair bir inancınız da olacaktır. Buna inanmaya devam ettikçe utangaçlık hisleri ve duyguları sürekli tekrarlanacaktır. Diyelim katılmanız gereken bir davet var ve doğal olarak utangaç olduğunuz ve buna inanmaya devam ettiğiniz için bu davete zar zor gidiyorsunuz. Böylece davet sırasında insanların arasındayken zihniniz size devamlı olarak “Ben utangacım” inancını doğrulatmak için uğraşır. Bu durumda zihindeki içsel konuşma şöyle olabilir: “Gördün mü yine kızardın. En iyisi fazla konuşma yine saçmalıyorsun. Nereden geldim buraya yine herkes bana bakıyor. Söylemiştim utangaçsın diye bak yine rezil oldun.” Buna benzer içsel konuşmalar tutunduğumuz inançla birlikte daha da artarak kendini tekrarlayan bir döngü yaratırlar. Ama buna inanmayı bıraktığınızda o duruma odaklanmayı bıraktığınız için kendinizi yeni olasılıklara açmaya başlarsınız.

O yüzden olumsuz bir alışkanlığınız ya da bir durumunuz varsa ilk olarak o konuyla ilgili inancınızı sorgulamanızı tavsiye ederim. O durum neyse ona bağlı nasıl bir inancınız var? Sahip olduğunuz inanç size o konuda yardımcı mı oluyor yoksa tam tersi o durumu daha da mı güçlendiriyor? Herhangi bir kişisel durumda sadece o duruma bağlı inancı serbest bırakmak bile o durumun çözümü için çok büyük bir destek sağlar. Eğer hayatınızda bazı şeylerin değişmesinin imkânsız olduğuna inanıyorsanız, belki de bunu bir daha düşünmenin zamanı gelmiştir!


 Yorum Yaz
  Ad, Soyad:
  Konu:
  Mesaj:

Toplam 0 Yorum Bulunmaktadır
Yorum Yaz Bu yazıya henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Tüm Yorumlar "Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."  (25.01.2017)
Tüm Yorumlar Hadi dön ve bak ona!  (03.08.2016)
Tüm Yorumlar Sessizlik...  (22.09.2015)
Tüm Yorumlar Pozitif düşünmek  (19.07.2015)
Tüm Yorumlar Bil ki, O sensin...  (20.05.2015)
Tüm Yorumlar Sevgi en özel hediye...  (07.01.2015)
Tüm Yorumlar Bilinmezi bilmek isteriz...  (13.12.2014)
Tüm Yorumlar Umutsuzluğa Kapılmayın  (22.10.2014)
Tüm Yorumlar Zihinsel rüyadan uyanış...  (01.09.2014)
Tüm Yorumlar Akan suda kayıklar yüzer...  (13.08.2014)
Tüm Yorumlar Sakin kalabilmek mümkün...  (24.06.2014)
Tüm Yorumlar Kontrolü bırakabilmek...  (11.06.2014)
Tüm Yorumlar Asla vazgeçmeyin...  (22.05.2014)
Tüm Yorumlar Ruhsal yolculukta özgürleşme...  (22.04.2014)
Tüm Yorumlar Ve işte bu yüzden başardım...  (07.04.2014)
Tüm Yorumlar TÜM YAZILARINI LİSTELE
YAZARLAR
İlknurYAMAK İlknur YAMAK
Moda diye paramızla rezil oluyoruz
ŞenolÇAKIR Şenol ÇAKIR
Siz kimi okşatıyorsunuz?
Prof. Dr. FundaELMACIOĞLU Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU
Vücutta tuz kaybı hayatı tehdit eder
Prof. Dr. HakanALTINTAŞ Prof. Dr. Hakan ALTINTAŞ
Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –II
Prof.Dr. İsrafilBALCI Prof.Dr. İsrafil BALCI
´Muhammed´ filmi üzerine
Doç.Dr. HasanAYDIN Doç.Dr. Hasan AYDIN
Neleri Başaramadık?
Prof. Dr. KemalARI Prof. Dr. Kemal ARI
Türkçe´nin diriliş hamleleri
FundaÖZYURT Funda ÖZYURT
Bu hikaye tipik bir Anadolu höyüğünün sıra dışı hikâyesidir
Cüneyt MUMCU Cüneyt  MUMCU
Araf'ta kalan ruhlara ne olur?
Dr. YavuzDİZDAR Dr. Yavuz DİZDAR
Her tümör mutlaka kanser mi olur?
Tüm Yazarlarımız
RÖPORTAJLAR
Samsun´un efsane ismi: Yıldıray Çınar
Diğer Röportajlar  
Takip Et:
EN ÇOK OKUNANLAR
Bugün Dün Bu Hafta Bu Ay
SON YORUMLANANLAR
» Adana´ya şehit ateşi düştü
» Samsun´da çocuğunu darp eden öğretmeni baba affetmeyip dava açtı
» Samsun Büyükşehir, İller Bankası´ndan 220 milyon TL kredi talep edecek
» Samsun Valiliği ´Samsunspor´ için 4 günde toplanan yardım miktarını açıkladı
» Samsunlu Hukuk Fakültesi öğrencisi kalp krizi sonucu hayatını kaybetti
» Samsun´daki hayvan mezarlığına 163 defin yapıldı
» Samsun´da lise öğrencisini tokatlayan öğretmen görevinden uzaklaştırıldı
» Samsun´da patlayan körüğün altında kalan tır sürücüsü öldü
» Samsunlu minik öğrencilerden Hakkari´deki Mehmetçiğe hediye
» NASA´nın Türk Astrofizikçisi Umut Yıldız: Mars´a gidecek ilk insanlar tünellerde kalacak
KONUK YAZARLAR
BAYRAKTAROĞLU   Kağan  BAYRAKTAROĞLU
"Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."
Diğer Konuk Yazarlarımız  
HAVA DURUMU