Ana Sayfa | Reklam | Sitene Ekle | Künye | İletişim | Arşiv | Gizlilik Sözleşmesi (Privacy Policy) | Site Haritası | RSS
Foto Galeri Video Galeri Yazarlar Konuk Yazarlar İletişim
22 Kasım 2017 Çarşamba
GÜNDEM ASAYİŞ SİYASET KARADENİZ EĞİTİM EKONOMİ KÜLTÜR SANAT DÜNYA ÇEVRE SAĞLIK SPOR GENEL

Hayatla ilişki kurmak...

Yrd.Doç.Dr. Süleyman-AYDIN
Yrd.Doç.Dr. Süleyman
AYDIN

Yaşamak nedir? Yaşamak ne değildir ki! Yaşamak, nefes almak, uyumak, sevmek, sevilmek, hayal kurmak, özlemek, yarına umutla bakmak, mezarlığın yanından geçerken hayatta olduğunu idrak edip sevinmek, çamurların içinde oynayan çocukların neşesini kıskanmak! Tüm bunlarla birlikte hayatla ilişki kurmaktır:  aynalarla, duvarlarla, kapılarla ve kendinle konuşmaktır. Descartes, duyuların yanıltıcı olduğundan kuşkulandı, düşündüğünden emin oldu. Ne büyük yanılgı! Keşke düşüncelerimin kesintisiz olduğundan emin olabilsem. Ne mümkün! Birileri her an beni uyutmaya çalışıyor, uyumaya direndikçe duyularımdan daha sağlam bir şey kalmıyor elimde. Hayat böyle bir şey işte! Göz göre göre basıyorum yaş tahtaya: gözümün ne suçu var bunda ey Descartes? Dünya gözleri iyi görmediği için çukura düşenlerle değil, üzerinden atlayacağına kesin olarak inandığı için dibi boylayanlarla dolu.

hep sürpriz sonuçlarla dikilir karşımıza.  Arzuladığımız sonuçlar dokunup elimizden kaçırdığımız balıklar gibidir. Ele geçirmek bir yana yeniden dokunmayı bile göze alamayız. Arzuladığımız sonuçların bizden uzak düşmesi, her zaman arzularımızın güçsüz oluşundan değil, kimi zaman dünyanın koşullarını yeterince anlamıyor olmamızdan kaynaklanır. Sonuçlar istediğimiz gibi olmadığında kendimizle hesaplaşmaya yanaşmayız, sorumluluğu başkalarına, dış dünyaya ve kötü kaderimize yükleriz. Oysa kendimizle ilgili hiçbir sonuç, tümüyle bizden, arzularımızdan, yöntemlerimizden bağımsız değildir. Niyetlerimizin iyiliği, sonuçların arzu ettiğimiz yönde olmasını garanti etmez. Dünyanın kurallarını ihmal eden, küçümseyen niyetlerimiz ne kadar yüce olurlarsa olsunlar arzulamadığımız sonuçlar doğurabilirler.  Bu, hayatın bize düşmanlığı değil, bizim hayat konusundaki tedbirsizliğimizin ve iyimserliğimizin bir sonucudur.  Bununla birlikte hayat bazen de bizi bir şeylere mecbur bırakır, başka seçim hakkımızın olmadığını görürüz. Tekneleriyle okyanusta kaybolan bir grup denizcinin açlıktan ölmeye başladıklarında her gün sırayla içlerinden birini yeme kararı almaları ne kadar çaresiz bir karar! Fakat bu, hayatın sıkça yaptığı bir şey değildir. Şayet hayatımızı etkileyen sonuçların tümü bu gibi dayatmalardan ibaret olsa dünya yaşanması imkânsız bir yer olurdu. Aksine, hayat neye mecbur olduğumuzdan daha çok ne kadar fazla seçeneğimizin olduğunu gösterir; hatta tercihlerimizle uyum içinde çalışmak için can atar.

Kimi eylemlerimiz, başka türlü davranabileceğimiz halde bu türlü davranmayı seçtiğimiz şeylerdir. Bunları hayatın dayatması olarak görmek kendini kandırmaktır. Duvara çivi çakarken parmağımı ezdiğimde başka türlü davranamazdım diyebilir miyim? Süs havuzuna giren çocuğuna ses çıkarmayan bir anne elektrik akımını suçlayabilir mi? Hayat, kötü sonuçlarda bizimle ne kadar iş birliği yapıyorsa iyi sonuçlarda da en az o kadar bizimle iş birliği yapıyor.

İnsan, zekâsıyla ve düşünceleriyle olayların akışını etkileyebilir. Kişiliklerimiz, fabrika ayarları değiştirilemeyecek kadar kalıtım ve çevrenin eline düşmüş değil! Gerektiğinde aktif olarak kullanabileceğimiz bir irademiz var! Bir deniz yolculuğuna çıkmaya karar verdiğimizde hava koşullarını önceden belirleyemeyiz; fakat olumsuz hava koşullarına ilişkin tüm verileri değerlendirerek olumsuz koşulları şansa dönüştürebiliriz. Her şeyin baştan belirlendiğine duyulan inanç, olgulara ilişkin bilgiyi hor görmeye ve şanssızlığa yol açar.  Oysa genelde amaçlarımız ve dışsal koşullar arasında bir uyum vardır.  Bir amaç doğrultusunda eyleme geçtiğimizde dünya derhal bize muhalefet etmez, aksine belli ölçüde bizi destekler ve amacımızı gerçekleştirmemize hizmet eder. Fakat riskli sonuçlar içermeyen hiç bir tercih düşünülemez.  Aslında olumsuz sonuçlar, dışsal koşulların belirsizliğinden daha çok bizim tercihlerimizin belirsizliğinden kaynaklanır.  Dünya kimi zaman yalnızca hızlı karar verenleri destekler.

Dünyadaki değişim göz ardı edilemez. Nesnel belirsizlikler her zaman yanı başımızdadır. Fakat onun değişimleri karşısında sabit bir kimlikle varlığımızı sürdüremeyiz.  Seçimlerde bulunmak ve bu seçimleri gerçekleştirmek için dünyanın uygun koşullarını gözetmek durumundayız. Gelecek, bizim de pay sahibi olabileceğimiz olasılıklarla doludur. Hayatın kurallarını ve kendi gerçekliklerimizi yeterince tanımaya başladığımızda sonuçları bir miktar öngörmeye başlarız. Akıllı insan, olayları sonlanmış, karara bağlanmış olarak değil, hareket halindeki olasılıklar olarak görmek durumundadır. Arzu ve yeteneklerimiz, doğanın güçleriyle iş birliği yapamayacak kadar en baştan sakatlanmış değildir. Yaşamak, her an hayatla ilişki kurmaktır.


 Yorum Yaz
  Ad, Soyad:
  Konu:
  Mesaj:

Toplam 0 Yorum Bulunmaktadır
Yorum Yaz Bu yazıya henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Tüm Yorumlar İlişkiniz Yürür Mü?  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Orman suyu...  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Gönlün Konağı Tanrı...  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Güneşin çocuğu...  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Yaşam Sevincini Korumak  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar TÜM YAZILARINI LİSTELE
YAZARLAR
İlknurYAMAK İlknur YAMAK
Çiftlik´in gri, ruhsuz binaları dökülüyor
ŞenolÇAKIR Şenol ÇAKIR
Siz kimi okşatıyorsunuz?
Prof. Dr. FundaELMACIOĞLU Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU
Vücutta tuz kaybı hayatı tehdit eder
Prof. Dr. HakanALTINTAŞ Prof. Dr. Hakan ALTINTAŞ
Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –II
Prof.Dr. İsrafilBALCI Prof.Dr. İsrafil BALCI
´Muhammed´ filmi üzerine
Doç.Dr. HasanAYDIN Doç.Dr. Hasan AYDIN
Neleri Başaramadık?
Prof. Dr. KemalARI Prof. Dr. Kemal ARI
Türkçe´nin diriliş hamleleri
FundaÖZYURT Funda ÖZYURT
Bu hikaye tipik bir Anadolu höyüğünün sıra dışı hikâyesidir
Cüneyt MUMCU Cüneyt  MUMCU
Araf'ta kalan ruhlara ne olur?
Dr. YavuzDİZDAR Dr. Yavuz DİZDAR
Kokoreç neden çok kıymetlidir?
Tüm Yazarlarımız
RÖPORTAJLAR
Samsun´un efsane ismi: Yıldıray Çınar
Diğer Röportajlar  
Takip Et:
EN ÇOK OKUNANLAR
Bugün Dün Bu Hafta Bu Ay
SON YORUMLANANLAR
» Samsun´da silahlı saldırıya uğrayan Doğan Kılınç hayatını kaybetti
» Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı emekliliğini istedi
» Terme ilçesinin yeni imar planı askıya çıktı
» Samsunlu emekli özel harekat polisi yanarak hayatını kaybetti
» Samsun´da korkunç ölüm: Otobüsün sürüklediği Yazgı Önal hayatını kaybetti
» Diyarbakır´da Özel Harekat Polisi Ahmet Alp Taşdemir şehit oldu, 9 polis yaralandı
» Akaryakıta zam geldikçe KDV de artıyor
» Samsun´da üzerinden traktör geçen İbrahim Altun hayatını kaybetti
» Samsun´da Cinayet: Serdal Göktaş, silahlı saldırıda öldürüldü
» TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu: Lojistik Köy Projesi hukuka aykırı
KONUK YAZARLAR
BAYRAKTAROĞLU   Kağan  BAYRAKTAROĞLU
"Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."
Diğer Konuk Yazarlarımız  
HAVA DURUMU