Ana Sayfa | Reklam | Sitene Ekle | Künye | İletişim | Arşiv | Gizlilik Sözleşmesi (Privacy Policy) | Site Haritası | RSS
Foto Galeri Video Galeri Yazarlar Konuk Yazarlar İletişim
23 Kasım 2017 Perşembe
GÜNDEM ASAYİŞ SİYASET KARADENİZ EĞİTİM EKONOMİ KÜLTÜR SANAT DÜNYA ÇEVRE SAĞLIK SPOR GENEL

İlişkiniz Yürür Mü?

Yrd.Doç.Dr. Süleyman-AYDIN
Yrd.Doç.Dr. Süleyman
AYDIN

Bir ilişkiniz var, fakat yürüyüp yürümeyeceğini merak ediyorsunuz. İlişkilerin en ilginç yanı da bu zaten: nasıl sonuçlanacağı konusunda hiçbir zaman kesin bir fikre sahip olamayız. Yine de ilişkinizin geleceğine dair merakınızı gidermek istiyorsanız sorgulamanız gereken önemli bir durum var: onunla birlikte bundan sonraki hayatımda neler yapmak istiyorum? Bu soruyu kendinize sormanız ve açık yüreklilikle yanıtlamaya çalışmanız kritik önem taşır. Kim bilir belki de şu ana dek onunla birlikte yapacağınız hiçbir şeyin hayalini dahi kurmadınız. Birisi, sizin gelecek plan ve tasarılarınızın bir parçası değilse, onunla tartışma ihtiyacı bile duymazsınız! Bu yüzden düzeltmek istediğimiz ilişkilerimiz için kavga ederiz, umudumuzu kestiklerimiz için değil.  İlişkiniz nasıl bir süreç içinde olursa olsun "canlı" olduğunun en net belirtilerinden biri, onunla birlikte yapmak istediğiniz şeylerin var olduğunu hissediyor olmanızdır. Bu, en azından sizin için ilişkinin hala "canlı" olduğu anlamına gelir. Kimi zaman olumsuz ilişkiler de canlılığını korur. Biriyle hala kapanmayan bir hesabınızın olduğunu düşünüyorsanız, attığı kazıklar aklınızdan çıkmıyorsa negatif ilişkiniz canlılığını koruyor demektir.

Bir ilişki, çift-yönlü bir etkileşim olduğu zaman gerçek anlamda yürüyüş vadeder. Dolayısıyla ilişkinizin yürüyüp yürümeyeceği, öncelikli olarak muhatabınız konusunda sizde ne olduğuna bağlıdır. Varsayalım kısa süre önce biriyle tanıştınız. Geçen zaman içinde ne birlikte gezdiğinizi, ne romantik bir akşam yemeği yediğinizi ne deniz kenarında yüzdüğünüzü hayal etmişsiniz. Bu durumda ona ilgi duymadığınız sonucunu çıkarabiliriz; çünkü ilgi, hayalleri anında tetikleyen bir şeydir ve siz hala hiçbir hayalinize onu katmamışsınız! Yine de bir ilişki olasılığı aklınıza takılıyorsa onun size ilgi duymasından kaynaklı olabilir. Kimi insanlar sevilmeye aşırı duyarlıdırlar. Onlar için kendi hislerinin pek bir önemi olmaz. Muhataplarına hiçbir şey hissetmiyor olsalar bile onların ilgisinden yoksun kalmak istemezler ve dolayısıyla onların fazla uzaklaşmasına izin vermezler. Bu gerçek anlamda bir zayıflıktır: sevmek daha yaratıcı ve etken bir duygu, sevilmek ise daha edilgen bir duygudur. Yalnızca seviliyor olmayı yeterli görmeniz kendi "sevme yetinizi" küçümsediğiniz anlamına gelir. 
İlişkinizin muhatabı olarak gördüğünüz kişiyle birlikte bir şeyler yapmayı hayal edemiyorsanız onun ilgisinin kesintisiz devam edeceğini de varsayamazsınız. Bu aşırı bir iyimserlik olur. Birinin "benim sevgim ikimize de yeter" sözü, aslında "benim sevgim, 'bitene dek' ikimize yetebilir" anlamına gelir. Aslında kendi sevgisinin iki kişi için yeteceğini söyleyen kişi "tek bacakla daha hızlı koşarım" diyen birinden farklı değildir. İlişkiler, iki bacaklıdır ve siz yalnızca bir bacağa sahipsiniz. İlişkinin yürümesi, bacaklardan birinin mükemmel düzeyde sağlam olmasıyla teminat altına alınamaz, bacakların her ikisinin yeterince sağlam olması gerekir. Bir bacağın çok güçlü olması yalnızca ayrıntıdır.

Birine duyulan ilgi, derhal "paylaşma isteği" doğurur. Küçük bir çocuğu göz önünde bulundurun! Eve gelen misafirlerden birini sevmeye başladığında hemen kendi odasına götürür ve oyuncaklarını paylaşır. Çocuk için oyuncağı onun en değerli şeyidir; o yüzden onları yalnızca sevdikleriyle paylaşmak ister. Yetişkinler de bu anlamda çocuklardan farklı değildirler. Onlar da ilgi duydukları kimselerle ilk önce "en değerli şeylerini" paylaşmaya çalışırlar. Bu yüzden ilk paylaştıkları şeylerden insanların en değerli şeylerinin ne olduğunu, nasıl bir kişilik yapısına sahip olduklarını kolaylıkla çıkarabilirsiniz. Yalnızca fiziksel güzelliğini ön plana çıkararak etkileşimde bulunan bir kadın "benim en değerli varlığım güzelliğimdir" demiş olur; benzer şekilde ilk önce arabasından söz eden bir erkek "benim en değerli varlığım arabamdır" demiş olur.

Bir insana ilgi duyduğunuzdan emin olmanız için bilfiil onunla bir "paylaşım alanı" yaratmayı denemiş olmanız gerekmez: bir paylaşım alanı yaratmayı hayal etmiş olmanız yeterlidir! Şayet içinizde bir "paylaşım isteği" olmuşsa muhatabınız sizin "hayal gücünüzü" harekete geçirmeyi, ruhunuzu ateşlemeyi başarmış demektir. Hayal gücü, tek yönlü çalışır. İnsan yalnızca güzel olan şeyleri hayal eder. Hiç kimse yoksulluk içinde yaşamayı, hapishanelerde çürümeyi hayal etmez; insanlar genelde "tek istediğim bir evim, bir arabam olsun, kimseye muhtaç olmayayım, bir de yuvamda huzurum olsun, başka bir şey istemem" şeklinde hayaller kurarlar.

Hayallerimiz, yalnızca kendi emeğimiz sonucunda elde edebileceğimiz şeylerle ilgiliyse onlara kota koyamayız. Örneğin, olabildiğince başarılı olmayı hayal edebilirsiniz, asla daha azına razı olmak zorunda değilsiniz! Fakat ilişkiler söz konusu olduğunda hayallerimiz sınırsız esneklik lüksünü kaybeder. Bir ilişki, ne yalnızca bizim ne de yalnızca muhatabımızın hayallerinin gücüyle değil ortak hayallerin bileşik gücüyle yürüyebilir. Bu yüzden ilişkinizin yürümesi, hem kendi hayallerinizi hem muhatabınızın hayallerini hem de onların ne ölçüde kesiştiklerini yakından tanıyor olmanızla bağlantılıdır. Sizin için yalnızca kendi hayalleriniz önemliyse, aynı şekilde düşünme hakkına muhatabınız da sahiptir. Birlikte sevinmenize, birlikte üzülmenize ve birlikte heyecanlanmanıza neden olan ortak hayalleriniz olmalı, aksi takdirde ilişkiniz yürümez.  Bir insanın ilgisini çekmek, onda "paylaşım isteği" yaratabilmektir. Bu onun hayallerine dokunmaya başladığınız anlamına gelir. İlişkinizi yürütmek istiyorsanız, onun hayallerine dokunmanın bir yolunu bulmalısınız.


 Yorum Yaz
  Ad, Soyad:
  Konu:
  Mesaj:

Toplam 0 Yorum Bulunmaktadır
Yorum Yaz Bu yazıya henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Tüm Yorumlar Hayatla ilişki kurmak...  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Orman suyu...  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Gönlün Konağı Tanrı...  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Güneşin çocuğu...  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Yaşam Sevincini Korumak  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar TÜM YAZILARINI LİSTELE
YAZARLAR
İlknurYAMAK İlknur YAMAK
Çiftlik´in gri, ruhsuz binaları dökülüyor
ŞenolÇAKIR Şenol ÇAKIR
Siz kimi okşatıyorsunuz?
Prof. Dr. FundaELMACIOĞLU Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU
Vücutta tuz kaybı hayatı tehdit eder
Prof. Dr. HakanALTINTAŞ Prof. Dr. Hakan ALTINTAŞ
Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –II
Prof.Dr. İsrafilBALCI Prof.Dr. İsrafil BALCI
´Muhammed´ filmi üzerine
Doç.Dr. HasanAYDIN Doç.Dr. Hasan AYDIN
Neleri Başaramadık?
Prof. Dr. KemalARI Prof. Dr. Kemal ARI
Türkçe´nin diriliş hamleleri
FundaÖZYURT Funda ÖZYURT
Bu hikaye tipik bir Anadolu höyüğünün sıra dışı hikâyesidir
Cüneyt MUMCU Cüneyt  MUMCU
Araf'ta kalan ruhlara ne olur?
Dr. YavuzDİZDAR Dr. Yavuz DİZDAR
Kokoreç neden çok kıymetlidir?
Tüm Yazarlarımız
RÖPORTAJLAR
Samsun´un efsane ismi: Yıldıray Çınar
Diğer Röportajlar  
Takip Et:
EN ÇOK OKUNANLAR
Bugün Dün Bu Hafta Bu Ay
SON YORUMLANANLAR
» Samsun´da silahlı saldırıya uğrayan Doğan Kılınç hayatını kaybetti
» Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı emekliliğini istedi
» Terme ilçesinin yeni imar planı askıya çıktı
» Samsunlu emekli özel harekat polisi yanarak hayatını kaybetti
» Samsun´da korkunç ölüm: Otobüsün sürüklediği Yazgı Önal hayatını kaybetti
» Diyarbakır´da Özel Harekat Polisi Ahmet Alp Taşdemir şehit oldu, 9 polis yaralandı
» Akaryakıta zam geldikçe KDV de artıyor
» Samsun´da üzerinden traktör geçen İbrahim Altun hayatını kaybetti
» Samsun´da Cinayet: Serdal Göktaş, silahlı saldırıda öldürüldü
» TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu: Lojistik Köy Projesi hukuka aykırı
KONUK YAZARLAR
BAYRAKTAROĞLU   Kağan  BAYRAKTAROĞLU
"Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."
Diğer Konuk Yazarlarımız  
HAVA DURUMU