Ana Sayfa | Reklam | Sitene Ekle | Künye | İletişim | Arşiv | Gizlilik Sözleşmesi (Privacy Policy) | Site Haritası | RSS
Foto Galeri Video Galeri Yazarlar Konuk Yazarlar İletişim
25 Kasım 2017 Cumartesi
GÜNDEM ASAYİŞ SİYASET KARADENİZ EĞİTİM EKONOMİ KÜLTÜR SANAT DÜNYA ÇEVRE SAĞLIK SPOR GENEL

İntihar haberleri ve medya

İlknur-YAMAK
İlknur
YAMAK

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, haber sitemizde de detaylıca verildiği gibi(1), kentte yaşanan intihar vakalarının sebeplerini araştıracak ve bu travmaları ortadan kaldıracak bir birimin kurulacağını açıkladı.

Vahim bir durum!

Böyle bir birimin kurulması değil vahim olan; intihar vakalarının böyle bir birimin kurulmasına gereksinim duyuracak oranda artması vahim olan.

Gerçekten de Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK'in verilerine göre; Samsun'da son beş yılda intihar sayısı yaklaşık iki katına çıkmış. Kentte 2011'de 30, 2012'de 34, 2013'te 49, 2014'te 44, 2015'te 52, 2016 yılında ise 54 intihar gerçekleşmiş. Ki aynı verilere göre ülke genelinde de ölümle sonuçlanan intihar sayısı %1,3 artış göstermiş. İnkihar vakaları dünyada da hızla artış gösterdiği için Dünya Sağlık Örgütü, tüm ülkelerde ulusal intihar önleme programlarına, intiharları önlemeye yönelik, intiharın psikolojik ve sosyal boyutlarını içine alan kapsamlı projelere ihtiyaç olduğunun altını çizmiş.

Konunun uzmanlarının verdiği bilgilere bakarsak (İntihar olgularının yaklaşık %90’ına bir ruhsal hastalık eşlik etse de) intiharlardaki artışın çeşitli nedenleri var. Örneğin; işsizlerin intihar riski üç kat daha fazla. Yine şehirleşme, toplumsal gerginlikler, gelecekle ilgili kaygılar, aile problemleri, duygusal ilişkiler, umutsuzluk, öfke, ihtihar vakalarının artışının nedeni olarak gösterilen etkenler arasında. Şehrimizdeki intiharların artışındaki sosyolojik, psikolojik, ekonomik vb nedenler de Sayın Başkanın sözünü ettiği birim kurulduktan sonra bütün detaylarıyla incelenecek, ortaya konulacak ve önleyici tedbirlerin alınması için gereken çalışmalar başlatılacaktır mutlaka.

Bütün bunları ilgili uzmanlara bırakalım ama ben başka bir şeyin, konunun bizim mesleği ilgilendiren kısmının üzerinde durmak istiyorum şimdi. Zira intihar vakalarının sık periyotlarda ve çeşitli görsellerle desteklenerek medyada haberleştirilmesinin toplumu olumsuz yönde etkilediği ve intihar vakalarını arttırdığı yönünde hayli tartışma var. Hatta uzmanların bu konudaki yargısı kesin.

Örneğin Türkiye Psikiyatri Derneği, "10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamada;

"Tüm kapsamlı intihar önleme projeleri içinde medyanın da önemli bir rolü bulunmaktadır. İntihar haberlerinin medyada ayrıntılı olarak yer alması, dramatize edilmesi, renkli görsel öğelerle sunulması, intiharın nedeni olarak herhangi bir sebep sunularak haberleştirilmesi, intihar riski olan bireyleri olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle, medyada intihar haberleri mümkün oldukça yer almamalı; haber yapılacaksa Basın Kanunu'nun 20. maddesine uygun olarak özendirme etkisi yaratmayacak, mümkün olan en yalın şekilde haber yapılmalı; intihar düşünceleri olan kişilerin uygun sağlık hizmetine yönlendirilmesi hedeflenmelidir" diyor.

Ve hem ülkemizde hem de dünyada medyada intihar haberlerinin veriliş biçimine dikkat edilmediği zaman intihar girişimlerinin arttığını gösteren çok sayıda örnek bulunduğu vurgulanıyor. Boğaziçi Köprüsü'nde intihar girişimi haberlerinin verilmesinin kesilmesinden sonra bizde, Avusturya'da intihar haberlerinin kısıtlanmasından sonra da orada intiharların azalması gibi örneklerin intiharın medyada yer alması ile gerçekleşmesi arasındaki ilişkiyi ortaya koyduğu gösteriliyor. Neden olarak da medyada ayrıntılı resim ve görüntülerle verilen haberlerden sonra benzer yöntemler kullanarak intiharlar gerçekleştirildiği belirtiliyor.

xxx

Hal böyle iken bize, yani medyaya düşen ne peki?

Biz Samsun Haber Hattı olarak zaten intihar haberlerini vermemeye, verirsek de azami özeni göstererek vermeye gayret ediyoruz ama bu kadar önemli bilgileri edindikten sonra çok daha dikkatli olmaya kararlıyız elbette. Şimdi soruya yeniden dönecek olursak, bize, yani medyaya düşen ne?

Aslında Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Öncelikle yukarıda da değindiğimiz 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 20.maddesinin gereğini yapmak. Ne diyor bu madde:

-Cinsel saldırı, cinayet ve intihar olayları hakkında, haber vermenin sınırlarını aşan ve okuyucuyu bu tür fiillere özendirebilecek nitelikte olan yazı ve resim yayımlayanlar 1-20 bin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bu ceza bölgesel süreli yayınlarda 2 bin liradan, yaygın süreli yayınlarda 10 bin liradan az olamaz.

İkinci olarak, Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'nde yer alan "Gazetecinin Doğru Davranış Kuralları"ndaki şu kuralı uygulamak:

-İntihar olayları hakkında haber çerçevesini aşan ve okuyucu veya izleyiciyi etki altında bırakacak nitelikte ve genişlikte yayın yapılmamalıdır. Olayı gösteren fotoğraf, resim veya film yayınlanmamalıdır.

Ve son olarak da Dünya Sağlık Örgütü'nün intihar haberlerinin medyada yer alması ile ilgili kurallar listesini uygulamak. işte o kurallar:

-Haberde ölme kararında rol oynayan psikososyal nedenler aydınlatılmalı, altta yatan bir psikiyatrik hastalık varsa belirtilmeli. İntihara yol açan depresyon, madde bağımlılığı gibi hastalıkların tedavisinin olduğu vurgulanmalı ve nasıl yardım alınacağı konusunda bilgi verilmeli.

-İntihar, haberlerde cesur bir davranış olarak sunulmamalı. Haber ilk sayfalarda, resimli, renkli ve intihar yöntemi ayrıntılı verilmemeli.

-Olay romantik ve gizemli bir davranış olarak gündemlenmemeli.

-İntihar bir çözüm yolu olarak gösterilmemeli.

-İntihar girişimlerinden sonra meydana gelebilecek ağır bedensel sorunlar-beyin hasarı, felç, vs tanımlanmalı ve caydırıcı bir şekilde kullanılmalı.

-İntiharlar bir problem çözümü olarak sunulmamalı. Çeşitli başka etkili çözüm yolları olduğu, bunlara ulaşamama durumunda bu sonucun ortaya çıktığı belirtilmeli.

-Kurbana bazı özenilebilecek nitelikler, dikkat çeken özellikler ve bir özel statü kazandıracak sunumlardan kaçınılmalı.

-Kurbana intihar davranışıyla bir ün kazandırılmamalı, intiharın ün kazanmak için bir yol olduğu mesajı verilmemeli.

-Haberlerde bireylerin intihar düşünceleriyle baş etmelerine yardımcı olabilecek kurumlar, tedavi seçenekleri hakkında bilgi verilmeli.

-Tercihen yalnızca ölümle sonuçlanan intihar davranışı haber yapılmalı ve haber kısa, resimsiz, intihar yöntemi bildirilmeden verilmeli.

-Nasıl intihar edilebileceğini gösteren ayrıntılı intihar haberlerinden sakınılmalı.

-Olay hiçbir şekilde geniş ve tekrarlayan biçimde haberleştirilmemeli.

-Lokal medya ve sağlık kurumları arası sürekli bir diyalog sağlanmalı.

xxx

Ve son bir not:

Tabi ki bütün bu kurallara uyması beklenenler adını geçirdiğimiz yasa ve kurallara bağlı basın-yayın organları ile oralarda çalışan gazetecilerdir. Hala bir yasası olmadığı için ne olduğu da tam olarak bilinmeyen ve çalışanları gazeteci sayılmayan internet medyası ya da haber sitelerinin bağlayıcılığı ise sanırım yasası çıkana dek sadece vicdanları olacaktır...


 Yorum Yaz
  Ad, Soyad:
  Konu:
  Mesaj:

Toplam 0 Yorum Bulunmaktadır
Yorum Yaz Bu yazıya henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Tüm Yorumlar Çiftlik´in gri, ruhsuz binaları dökülüyor  (07.11.2017)
Tüm Yorumlar Belediyeler uyumayın, Samsun´da kaldırımlar işgal altında  (21.10.2017)
Tüm Yorumlar Kusura bakma Samsun sen de suçlusun!  (22.09.2017)
Tüm Yorumlar Sosyal medya ´manyağı´ olduk!  (16.09.2017)
Tüm Yorumlar Mekanın cennet olsun arkadaşım...  (14.09.2017)
Tüm Yorumlar Oldu mu şimdi Sayın Vali?  (24.08.2017)
Tüm Yorumlar Samsun, nerede bu kadınlar?  (18.08.2017)
Tüm Yorumlar İnternet gazetelerini ya kapatın ya da yasasını çıkarın!  (28.07.2017)
Tüm Yorumlar Maskot hiç olmamış!  (11.06.2017)
Tüm Yorumlar Şu fotoğrafa baktınız mı? Kadın yok!  (25.02.2017)
Tüm Yorumlar Cinemaximum Piazza Samsun'da reklam rezaleti!  (11.02.2017)
Tüm Yorumlar Gazi Sahnesi´nde kopan fırtına!  (21.12.2016)
Tüm Yorumlar Şehidimiz varken eğlenilir mi?  (26.11.2016)
Tüm Yorumlar Alkışlar İlkadım Belediyesi'ne...  (21.11.2016)
Tüm Yorumlar Dik durmak! Kimin umurunda...  (01.11.2016)
Tüm Yorumlar TÜM YAZILARINI LİSTELE
YAZARLAR
İlknurYAMAK İlknur YAMAK
Çiftlik´in gri, ruhsuz binaları dökülüyor
ŞenolÇAKIR Şenol ÇAKIR
Siz kimi okşatıyorsunuz?
Prof. Dr. FundaELMACIOĞLU Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU
Vücutta tuz kaybı hayatı tehdit eder
Prof. Dr. HakanALTINTAŞ Prof. Dr. Hakan ALTINTAŞ
Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –II
Prof.Dr. İsrafilBALCI Prof.Dr. İsrafil BALCI
´Muhammed´ filmi üzerine
Doç.Dr. HasanAYDIN Doç.Dr. Hasan AYDIN
Neleri Başaramadık?
Prof. Dr. KemalARI Prof. Dr. Kemal ARI
Türkçe´nin diriliş hamleleri
FundaÖZYURT Funda ÖZYURT
Bu hikaye tipik bir Anadolu höyüğünün sıra dışı hikâyesidir
Cüneyt MUMCU Cüneyt  MUMCU
Araf'ta kalan ruhlara ne olur?
Dr. YavuzDİZDAR Dr. Yavuz DİZDAR
Kokoreç neden çok kıymetlidir?
Tüm Yazarlarımız
RÖPORTAJLAR
Samsun´un efsane ismi: Yıldıray Çınar
Diğer Röportajlar  
Takip Et:
EN ÇOK OKUNANLAR
Bugün Dün Bu Hafta Bu Ay
SON YORUMLANANLAR
» Samsun eğitim camiası yasta: Merve öğretmen kazada hayatını kaybetti
» Gece kızı zayıflama çayı siparişinde kampanyalı fiyat
» Samsun´da silahlı saldırıya uğrayan Doğan Kılınç hayatını kaybetti
» Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı emekliliğini istedi
» Terme ilçesinin yeni imar planı askıya çıktı
» Samsunlu emekli özel harekat polisi yanarak hayatını kaybetti
» Samsun´da korkunç ölüm: Otobüsün sürüklediği Yazgı Önal hayatını kaybetti
» Diyarbakır´da Özel Harekat Polisi Ahmet Alp Taşdemir şehit oldu, 9 polis yaralandı
» Akaryakıta zam geldikçe KDV de artıyor
» Samsun´da üzerinden traktör geçen İbrahim Altun hayatını kaybetti
KONUK YAZARLAR
BAYRAKTAROĞLU   Kağan  BAYRAKTAROĞLU
"Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."
Diğer Konuk Yazarlarımız  
HAVA DURUMU