Ana Sayfa | Reklam | Sitene Ekle | Künye | İletişim | Arşiv | Gizlilik Sözleşmesi (Privacy Policy) | Site Haritası | RSS
Foto Galeri Video Galeri Yazarlar Konuk Yazarlar İletişim
21 Kasım 2017 Salı
GÜNDEM ASAYİŞ SİYASET KARADENİZ EĞİTİM EKONOMİ KÜLTÜR SANAT DÜNYA ÇEVRE SAĞLIK SPOR GENEL

Kara bitti, sıra dolgu alanlarında!

Mimar / Burhan -TANERİ
Mimar / Burhan
TANERİ

Ülkemizde son günlerde deniz doldurularak yapılacak dolgu alanlarında gündeme getirilen dev miting alanları, stadyum, sanayi alanları, havalimanları, yat liman projeleri ile denizin doldurulup karaya dönüştürülmesi bilim çevrelerinde tartışmalara neden oluyor.

Denizin ve sahilin inşaat artığı moloz ile doldurulup kazanılan alanın, sanayi sitesine, havalimanına, miting alanı haline dönüştürülmesi ne derece sağlıklı ve çevremiz için neyi ifade ediyor? Yenikapı’ya miting alanı, İstanbul’a üçüncü havalimanı, “Boğaz Stadı”, Ordu-Giresun havalimanı, Karadeniz sahil yolu projesi…

Farklı yerlerde yapılmış ya da yapılması düşünülen dolgu sahası projelerinin isimleri… Bu projelerin ortak özelliği deniz doldurularak yapılacak olması. Konuyla ilgili 28 May 2013 tarihinde gazeteci Fazilet Karakuzu’nun yaptığı bir araştırma yazısını okumuştum. Önemli bulmuş Samsunumuzun doğu ve batı park dolgu alanlarını düşünmüştüm…

Ayrıca yerel seçimde sıklıkla gündeme getirilen “Atakum Eğlence Adası" konusunda araştırma yapmak gereğini duymuştum. Konuyla ilgili ÇED raporlarında "Sahilde kıyı erozyonuna neden olacağı, geri dönüşü mümkün olmayan kalıcı tahribatlar yaratacağı" nedeniyle de uygulanabilirliği olmayan bir proje olduğunu görmüştüm. Seçim döneminde açıklamada bulunmaya gerek duymadım. Çünkü bu tür "Ütopik projeler" havada uçuşuyordu!
 
Yerel seçim sürecinde Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Yusuf Ziya Yılmaz, 4 aydan sonra Tekkeköy ilçesinde bir dolgu sahası daha yapacaklarını açıklayıp; "Organize sanayi bölgelerinde (OSB) sanayicilerimiz yer problemleri olduğunu ve denize yakın olmak istediklerini söylüyor. Bunun için Kirazlık ve Kutlukent açıklarında 560 dönümlük bir dolgu alanının inşaatına başlayacağız. Bu alanı 2,5 sene içerisinde doldurur ve bitiririz. Bununla ilgili önümüzde bir güçlük var. Denizden doldurularak elde edilmiş alanlara maalesef mevcut kanunlar sanayi tesisi yaptırmıyor. Ama hükümetimiz aynı problemi bütün sahil kentlerinde gözlemliyor. Bu konuyla ilgili hükümetimizin hayata geçireceği kanuni bir düzenlemeyle inşallah aşarız" demişti.

Yine, yerel seçimin son günlerinde sanayi alanları yetersizliğini vurgulayan Yusuf Ziya Yılmaz, “Samsun’da deniz kenarında sanayi yatırımı için yer kalmadı. Arazileri ama iyi ama kötü kullandık, şehir tıkandı artık. Dışarıdan yatırımcı gelse verebileceğimiz yer yok” diyerek Tekkeköy tarafında 1000 dönümlük bir alana deniz dolgu yaparak sanayiiyi buraya taşıyacağını ifade etmişti.
 
Başkan Yılmaz’ın seçim dönemindeki “ütopik projeleri” bunlarla da bitmiyordu! Bir projesi de Bandırma Vapuru'ndan Kızılırmak sahillerindeki kuş cennetine kadar 52 km. uzunluğunda (dünyanın sayılı uzunluktaki) turizm amaçlı kesintisiz sahil düzenlemesi yapacaklarını ifade ettiği proje...
 
KARADA YAPILAŞMA BİTTİ SIRA DOLGU ALANLARINDA
Dolgu alanlarının Samsun için ne derece doğru bir tercih olup olmadığınına ilişkin öncelikle yapılmış olan dolgu sahaları konusunda kısa bir bilgi notu vermek isterim. Samsun’da 50 yıldır yapılan dolgu çalışmalarında 255 hektar deniz doldurularak kara haline getirildi.

Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Samsun Şube Başkanı Gül Yüzüncü Yılmaz, geçen sene yaptığı ilgili açıklamasında, Doğupark ve Batıpark'taki dolgu alanları üzerine kurulan ve şartnamelere uygun yapılmayan yapıların risk taşıdığını söyleyerek, "Dolgu alanları, kullanma dengesini sağlamak amacıyla kamu yararına kullanımı gereken özel nitelikli alanlardır. Kamu yararı derken, toplumun varlığını sürdürebilmesine ilişkin bir ortak çıkardan söz edilmektedir. Kanunda, dolgu alanlarında yeşil alan düzenlemelerinin park, çocuk bahçesi, yol, açık otopark yapımının gündeme gelebileceği hükme bağlanmıştır. Açık kentsel kıyı kullanım alanı yetersiz olan kentlerin kıyılarındaki kıyı ve dolgu alanlarında yeşil alan, otopark, açık spor alanı, açık havuz, lokanta, gazino, çay bahçesi, sergi üniteleri, idare binaları gibi düzenlemeler yapılabilmektedir. Ancak bu tür kullanımlar için yapılacak yapıların emsali ayrılan alanın yüzde 3'ünü ve yüksekliği 5.50 metreyi geçemez. Bu yapıların kalıcı yapı olmaması, sökülüp takılabilir elemanlardan inşa edilmesi de zorunludur" demişti.

Dolgu alanlarının bakanlık onaylı imar planlarına göre düzenlenmeler yapılması gerektiğini de belirten JMO başkanı, "Samsun il merkezinde bulunan dolgu alanları üzerlerinde şartnamelere uygun yapılmayan yapılar risk taşımaktadır. Dolgu alanlarında şartnamelerin dışında yapılaşmaya izin verilmemelidir" açıklamasında bulunmuştu.

HUKUKA UYGUN DEĞİLDİR
Denize dolgu ile yapılan projelerin hukuka uygun olup olmadıklarına, deniz ekolojisine zarar verip vermeyeceklerine, güvenli olup olmadıklarına kadar pek çok soruyu da beraberinde getiriyor. Deprem ülkesi olan Türkiye’de denize yapılan dolgu projeleri ne kadar güvenlidir? Denize dolgu projelerin sayısı son zamanlarda neden arttı? Dolgu projeleri doğaya zarar verir mi, sakıncaları nelerdir? Dolgu sahasındaki projeleri hangi problemlere yol açabilir, deniz kendinden alınanı geri alır mı? Bütün bu sorular Türkiye Mühendis ve Mimarlar Odası Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası, Şehir Plancıları Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, hukukçular ve konuyla ilgili bilim adamları tarafından tartışılıyor… Genel olarak ilgili açıklamalarda buluşulan nokta şu şekilde: "Deniz doldurularak bir takım yapılar yapılıyorsa, insanların deniz ile olan ilişkisi kesilecektir. Denize dolgu yapılan sahalar ve üzerlerindeki yapılar, ekosisteme, insan yaşamına ve kent yaşamına zarar verecektir. Dolgu sahası Projeleri; kentte yaşayan insanların zararına, belli rant çevrelerinin yararına olması nedeni ile nazım planı anlayışı kasıtlı olarak devre dışı bırakılmıştır" deniliyor.

DENİZE DOLGU PROJELERİN ZARARLARI NELERDİR?
AKP iktidarının son zamanlardaki şehirleşme ve kentsel gelişim projelerinde hem “dönüşüm” hem de “plansızlık” hat safhada! Kentlerin üst ölçekli nazım planlarına uyum göz ardı ediliyor. “Karanın suyumu çıktı, yer mi kalmadı da denize dolgu alanları yapılıyor?” sorusunu bilim adamları sıklıkla sormaya başladılar! Bana göre bunun nedeni karada bu projeler için arazi elde etmek için kamulaştırma yapılması lazım. Kamulaştırılacak arazi için para harcamak, ayrıca ilgili açılacak davalarda yıllarca uğraşmak gerekli… Rant ve rantiyecilik kokan denize dolgu alanları projelerinde denize kim itiraz edebilir ki!

DOLGU ALANLARINDAKİ PROJELER MEVCUT PLANLARA AYKIRI
Dolgu alanlarına yapılacak planlar ve yapılaşma, o bölgenin üst ölçekli nazım imar planlarına uygun olması gerekiyor. Her türlü dolgu alanda yapılacak proje, mevcut plana aykırı olarak gelişiyor. Nedeni? Dolgu yapılan saha denizalanı, fonksiyonu olmayan alanlar olduğundan bu alanlar üzerine getirilen her türlü yapı, o alana yeni yükler ya da işlevler getirilmesi anlamına geliyor. Bu da altyapı, şehircilik, ulaşım problemlerini peşinde getiriyor. Deniz dolguların bir zararı da denizdeki verimli alanların yok edilmesidir.

Deniz yaşam alanlarının doldurulmaması gerekli. Dolgular bölgedeki mevcut akıntı sistemlerini değiştiriyor, uzun vadede deniz ve sahilinde ilgili sorunlar yaratıyor. Sahil ekosisteminin bozulması kolay, fakat kendisini yenilemesi zordur. Doldurulan o dolguların altında canlı bir yaşam var. Ekosistem kendini yenileyebilir, kıyı ekosistemi bu bozulduğunda kendini yenileyemez.

DEPREM DE DOĞANIN İLK GERİ ALACAĞI YERLER DOLGU ALANLARIDIR
Depremlerde denizin geri alacağı ilk yerler dolgu alanlar olacaktır. Yapılan dolgular inşaat hafriyatlarının değerlendirme alanları olarak görülüyor. Bu teknikle yarın depremde ayakta kalma şansları yoktur. Gölcük'de depremde yaşananda, dolgu alanlarında ciddi hasar görüldü. Karadeniz Sahil Yolu’nda olduğu gibi, doğa kendinden alınanı geri alır. Denize dolguların sağlıklı ve güvenli yapılması lazım. Yani molozun döküleceği yerin altında, tabanda ne var? Kayma ya da akma riski var mı? Bunların eğimleri ne? Dolgu yapılacak alanlarda zamana bağlı oturmanın izlenmesi ve değerlendirmesi gerekir.

DENİZE DOLGUYLA YAPILAN PROJELER YASAL MIDIR?
Anayasamızın kıyılarla ilgili 43. Maddesinde, "kamu yararı" başlığı altında ilk madde kıyılardır: "Kıyılar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır" der. Bunlar devlet dahil kimsenin mülkiyetine dahil olmayan, dayanağı egemenlik hukuku olan alanlardır. Yine, anayasamızın 168 ve 169. Maddelerine göre dolgu alanlarında "kamu yararı" olmak koşulu ile süreli irtifak hakkı tesis edilebilir. Satışı veya satışları tapulandırılması mümkün değildir. Bu dolgu alanları "Dilediğimi yaparım sanayi sitesi de kurarım" alanları değildir. Kıyıları çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle “kamu yararı” gözetilir.

Denize dolgu alanlarının tesis edilip projelendirilmesi için öncelikle “Üstün Kamu Yararı” aranır. Kıyıyı moloz malzeme ile doldurup bütün ekosistemi yok edip, üzerine liman, otel, miting alanı, sanayi sitesi... vs gibi bir şey yapmakta "kamu yararı" söz konusu mudur? Yoksa orada milyonlarca yılda oluşmuş geri gelmesi mümkün olmayan bir ekosistemi sürdürmek mi kamu yararınadır?

3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun doldurulan alanlarla ilgili 7. maddesinin ilk cümlesi diyor ki: “Kamu yararının gerektirdiği hallerde, uygulama imar plan kararı ile deniz, göl ve akarsularda ekolojik özelikler dikkate alınarak, doldurma ve kurutma sureti ile arazi elde edilebilir”. Yine Kıyı Kanunu'nun 2. maddesinin son cümlesinde: "Bu yöntemle oluşturulan araziler devletin hüküm ve tasarrufu altındadır, özel mülkiyete konu olamaz” der.

BAŞKANA SORMAK LAZIM
Peki şimdi, Samsun Tekkeköy sahilinde denizi doldurarak sanayi sitesi yapacağını ifade eden B.Ş.Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’a sormak lazım:"Bu yapacağınızı söylediğiniz sanayi sitesinde 'kamu yararı' söz konusu mudur? Dolgu alanlarında özel mülkiyete konu olamaz ifadesi kıyı kanununda var iken kuracağız sanayi sitesinde neye göre tapu vereceksiniz?
xxx

Öte yandan; denize dolgu alanlarında yapılan işlemler, yasal çerçevede gereği yapılamayan, yapılmayan projelerdir. Bu yapıların hiçbirisi yasal değildir. Yasal olsalar bile planlama ilkelerine, insan haklarına hukuka uygun yapılar mıdır? Bunlar rant projeleridir. Ayrıca yasallığı sağlansa bile, bunların hukuka uygun oldukları ifade edilemez. O bölgede yaşayan insanların yaşam haklarını ortadan kaldırıyorsa, yaşam kalitesini düşürüyorsa, insanların deniz ile buluşmasını önlüyorsa bu yapılar insan haklarına, hukuka aykırıdır. Kıyı kanununa göre dolgu alanları, özellikle üzerlerinde rekreatif faaliyetler olabilecek ve bu faaliyetler dışında sadece belediyelerin 'binde altı yapılaşma' koşulu ile birlikte prefabrik olarak sosyal tesis alanı yapabilecekleri bir imara izin veriyor.

DOLGU ALANLARINDA SANAYİ SİTESİ YAPILAMAZ
Sonuç olarak denize dolgu alanlarında Rekreatif yeşil haricinde imar kanunun ve kyı kanunun müsaade ettiği binde 6 yapılaşma haricinde yapılacak sanayi sitesi binaları ile deniz ekolojisinin ve canlı yaşamının ortadan kaldırılması söz konusudur. Ayrıca özel mülkiyete konu olmayacak dolgu alanında ticari yapılar yapılmak istenilmektedir. Ayrıca Samsun da er geç büyük deprem yaşanacaktır. Bu ihtimal gerçekliğini yapılan hesaplamalara göre korumaktadır.
 
Unutulmamalı ki! Eğer Tekkeköy sahiline veya Samsun'da başka bir sahile dolgu alanı yapılıp üzerine sanayi sitesi, eğlence adası gibi tesisler yapıldığında yaşanacak bir deprem sonrası buradaki deniz, ondan alınanları mutlaka geri alacaktır. Depreme o dolgu alanında yakalanma durumunda da ilk olarak denizle buluşacak insanlar, dolgu alanlarında bulunanlar olacaktır...


 Yorum Yaz
  Ad, Soyad:
  Konu:
  Mesaj:

Toplam 4 Yorum Bulunmaktadır
süleyman çelik
21.07.2014 18:37:03  DENİZİ VE DOĞAYI KATLETMEK
Denizi doldurmak, kumsallara beton yollar yapmak akıl ve bilimi rehber edinmeyen, gelecek kuşakları değil sadece RANTı düşünen, yandaş müteahhitleri zengin etmeyi amaçlayanların marifetidir.

Turgay Sözen
28.06.2014 19:27:43  Dolu Alanları
Dolu dolu bir yazı. Emeğinize teşekkür ediyorum. Zevkle ve bilgilerimi artırarak okudum. Samsun7un batısındaki Dereköy ve Kurupelit Balıkçı barınaklarının sahile verdiği zararlar, umarım, kamu yöneticilerinin dikkatini çeker de böyle bir çılgınlığa girişmezler. Yine örnekleriniz arasındaki; 1999 depreminde batan Gölcük dolgu alanları, neden insanlarını gözünü ve aklını açmaç, diye hep düşünmüşümdür. Selam ve sevgiyle...

Tüm Yorumlar TÜM YORUMLARI LİSTELE ( 4 Yorum)

Tüm Yorumlar Sağlıklı yaşanabilir Samsun için mimarlık!  (24.10.2014)
Tüm Yorumlar TÜM YAZILARINI LİSTELE
YAZARLAR
İlknurYAMAK İlknur YAMAK
Çiftlik´in gri, ruhsuz binaları dökülüyor
ŞenolÇAKIR Şenol ÇAKIR
Siz kimi okşatıyorsunuz?
Prof. Dr. FundaELMACIOĞLU Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU
Vücutta tuz kaybı hayatı tehdit eder
Prof. Dr. HakanALTINTAŞ Prof. Dr. Hakan ALTINTAŞ
Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –II
Prof.Dr. İsrafilBALCI Prof.Dr. İsrafil BALCI
´Muhammed´ filmi üzerine
Doç.Dr. HasanAYDIN Doç.Dr. Hasan AYDIN
Neleri Başaramadık?
Prof. Dr. KemalARI Prof. Dr. Kemal ARI
Türkçe´nin diriliş hamleleri
FundaÖZYURT Funda ÖZYURT
Bu hikaye tipik bir Anadolu höyüğünün sıra dışı hikâyesidir
Cüneyt MUMCU Cüneyt  MUMCU
Araf'ta kalan ruhlara ne olur?
Dr. YavuzDİZDAR Dr. Yavuz DİZDAR
Kokoreç neden çok kıymetlidir?
Tüm Yazarlarımız
RÖPORTAJLAR
Samsun´un efsane ismi: Yıldıray Çınar
Diğer Röportajlar  
Takip Et:
EN ÇOK OKUNANLAR
Bugün Dün Bu Hafta Bu Ay
SON YORUMLANANLAR
» Samsun´da silahlı saldırıya uğrayan Doğan Kılınç hayatını kaybetti
» Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı emekliliğini istedi
» Terme ilçesinin yeni imar planı askıya çıktı
» Samsunlu emekli özel harekat polisi yanarak hayatını kaybetti
» Samsun´da korkunç ölüm: Otobüsün sürüklediği Yazgı Önal hayatını kaybetti
» Diyarbakır´da Özel Harekat Polisi Ahmet Alp Taşdemir şehit oldu, 9 polis yaralandı
» Akaryakıta zam geldikçe KDV de artıyor
» Samsun´da üzerinden traktör geçen İbrahim Altun hayatını kaybetti
» Samsun´da Cinayet: Serdal Göktaş, silahlı saldırıda öldürüldü
» TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu: Lojistik Köy Projesi hukuka aykırı
KONUK YAZARLAR
BAYRAKTAROĞLU   Kağan  BAYRAKTAROĞLU
"Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."
Diğer Konuk Yazarlarımız  
HAVA DURUMU