Ana Sayfa | Reklam | Sitene Ekle | Künye | İletişim | Arşiv | Gizlilik Sözleşmesi (Privacy Policy) | Site Haritası | RSS
Havaya ateş açılarak durdurulan otomobilde 4 çuval oy pusulası ele geçti           İşte Samsun ve ilçelerinde oy kullanacak seçmen ve sandık sayıları           Samsun´da liseli Enes boğularak can verdi           Baraj gölüne giren 3 çocuk boğuldu           İYİ Parti Samsun milletvekili adayı Özyer, son yolculuğuna uğurlandı           Zonguldak´ta maden ocağında göçük: 2 işçi 6 saat sonra kurtarıldı           Van´da 4,7 büyüklüğünde deprem           Karadeniz´de sel suları, beton pompası ile kamyonu yuttu           Samsun Kızılırmak Deltası´nı, atlı jandarma timi koruyor           Samsun´da 20 çiftçinin ürettiği Orkide daha tarladayken satılıyor           Samsunspor, Canberk ile imzaladı           Samsun´da ölen gence uyuşturucu satan 2 sanığa 8´er yıl hapis            Samsun´da parmak izi bırakmamak için sinekliği bile çalan şüpheli, tutuklandı           Samsun´da uyuşturucu ticaretine 1 tutuklama           İzne çıkan gurbetçiler Türkiye´ye gelmeye başladı          
Foto Galeri Video Galeri Yazarlar Konuk Yazarlar İletişim
24 Haziran 2018 Pazar
GÜNDEM ASAYİŞ SİYASET KARADENİZ EĞİTİM EKONOMİ KÜLTÜR SANAT DÜNYA ÇEVRE SAĞLIK SPOR GENEL

Kokoreç neden çok kıymetlidir?

Dr. Yavuz-DİZDAR
Dr. Yavuz
DİZDAR

Daha önce de sık sık söz ettik; bizim beslenmemiz aslında bağırsakların, özellikle de kalın bağırsakların beslenmesi anlamına gelir. Gıdanın içeriği bu nedenle tam olmalıdır. Kalın bağırsak mikroorganizma içeriği sayesinde gıdayı mayalama işleminden geçirerek bizim vücudumuzda yapılamayan maddeleri de sentezler. Dolayısıyla aslında sadece iyi yemek yetmez, bağırsakların mikroorganizma örtüsünün de sağlıklı olması gerekir. İşte kokoreç bunun transferini sağlayan en önemli kaynaklardan biridir. Hazırlanması sırasında bir ön temizlik işleminden geçirildikten sonra haşlanır, dolayısıyla piyasada ocağa konmamış kokoreçler aslında temizlenmiş ve haşlanarak hijyen işleminden de geçmiştir. Buna karşılık kalın bağırsaklar için kaynak oluşturacak bakterilerin bir kısmı yaşamlarını sürdürür. Bu aynen sütün bir taşım kaynatılmasına benzer, zararlı bakteriler ortadan kalkarken, faydalı bakteriler kalır. Bu bakteriler canlılar farklı olsa bile aynıdır.

Sakatatlar vücut için olasılıkla etten çok daha besleyicidir, kokoreç de buna dahildir. Vücudu beslemekle kalmaz, bağırsakların mayasını da o yıla göre düzenler. Bu sanıldığından daha önemli bir durumdur. Özellikle kuzu kokorecinin neden makbul olduğunu açıklar. Kuzulama mevsimi bellidir, doğanın uyanışıyla denk düşer. Kuzuda gelişen mikroorganizma örtüsü de doğanın o baharda büründüğü özelliğin bize aktarılmasını sağlar, aynen peynirin belli bir yaştaki hayvanın şirdeniyle mayalanması gibi. Oysa etin bunu sağlaması söz konusu değildir. Dolayısıyla genel bir adaptasyon söz konusudur.

KOKORECİN HAZIRLANMABININ PÜF NOKTALARI

Hazırlayanlardan aldığımız bilgi, kokoreç için temizlenen bağırsak şişe geçirilmiş uykuluğa sarılır. Uykuluk da aynı şekilde bağışıklık sisteminin repertuarını tutar, dolayısıyla repertuarın bütünü aktarılmış olur. Bu makbul olan yöntemdir ama piyasadaki kokoreçlerin çoğunda uykuluk değil mumbar ya da iç yağı kullanılır. Ama fark etmez, mumbar da bağışıklık sistemi repertuarına sahiptir, biyolojik bilgi yine aktarılabilir. Pişirme usulü de aslında bu bilginin korunmasını sağlar görünmektedir.

Pişirmede ateşin 'ağır' olması önemlidir; kokorecin dışı kızarır ama içi sadece yeterince pişer. Zaten kokoreç kelimesinin kökeni, yani etimolojisi ‘koko’ (pişirmek) ve ‘roti’ (döndürmek) köklerinden gelir, dilimize de bölgenin ortak dili sayesinde geçmiştir. Aslında Akdeniz kültürünün bir parçası olarak görünse de daha çok bizim coğrafyamıza özgüdür. Nitekim komşu coğrafyalarda da çok iyi bilinen, çok sevilen, sokağa özgü bir yemek kültürüdür. Buna karşılık tarihi kaynaklarda kuzu kokorecinin uzun süreli fırınlanmasından da bahsedilir. Nitekim siz sakatatçıdan çiğ kuzu kokoreci alacak olursanız onların önerisi de tepsiyle fırınlanması olacaktır. Ancak bunun piyasa kokoreçlerinde yapılması kolay görünmemektedir, zira iç yağı süzülmeyeceğinden ağır olur. Oysa kuzu kokoreci çok yağlı değildir.

KOKORECİN OLASI İYİLEŞTİRİCİ ETKİLERİ

Kokoreç yapım tekniği nedeniyle yağlıdır ama yağın fazlası pişirme tekniği ile bertaraf edilir. Sokakta gerek arabalarda gerekse dükkanlarda mangal ateşinde kokoreç satanlar yağı sızdırarak toplarlar, zaten görürsünüz. Dahası hayvansal yağ meselesi daha en başından tartışmalıdır, zira bilginin kaynağı olan Batı’da hayvanlar bizdeki gibi yetiştirilmez. Ama işin besleyici kısmını daha derinden irdelerseniz kokoreç kadar besleyici olan tek şey olasılıkla karaciğerdir. Ne var ki karaciğer mikroorganizma örtüsünün, yani floranın aktarılmasını sağlamaz.

Yukarıda anlattığımız sebeplerden ötürü, kokorecin olasılıkla iyileştirici olumlu etkileri de vardır. Şöyle ki, günümüz hastalıklarının önemli bölümü bağırsak florasının bozulmasına bağlıdır, zira bağırsak ikinci beyindir. Bunlar içinde otizm, alerjiler, romatizma gibi hastalıklar sayılabilir. Kuzu ya da insan bağırsak floraları arasında büyük fark yoktur. Dolayısıyla hastalık floranın aktarılmasından olumlu etkilenebilir. Kolay denenebilir, bilimsel mantığı olan bir yaklaşımdır.


 Yorum Yaz
  Ad, Soyad:
  Konu:
  Mesaj:

Toplam 0 Yorum Bulunmaktadır
Yorum Yaz Bu yazıya henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Tüm Yorumlar Çikolata mutluluk ve sağlık kaynağıdır  (23.04.2018)
Tüm Yorumlar Her tümör mutlaka kanser mi olur?  (23.12.2017)
Tüm Yorumlar işkembe çorbasının sağlığa faydaları  (07.12.2017)
Tüm Yorumlar Sofradan sarımsağı eksik etmeyin  (07.10.2017)
Tüm Yorumlar İnsanın kimera modeli  (04.07.2017)
Tüm Yorumlar Tıbbın algı (kanaat) dinamiği çok zor değişir  (19.05.2017)
Tüm Yorumlar Hastalıklar ve tedavilerinde neden ilerleme yok?  (25.01.2017)
Tüm Yorumlar By-pass ameliyatları huyu değiştirebilir!  (13.01.2017)
Tüm Yorumlar Lütfen dikkatli okuyunuz: Şeker tüketiminin prensipleri  (12.12.2016)
Tüm Yorumlar Mayalanmanın beslenmedeki önemi  (23.11.2016)
Tüm Yorumlar Hekimi doktordan ayırt etmenin püf noktaları  (13.09.2016)
Tüm Yorumlar Tıbbın endüstrileşmesi  (02.08.2016)
Tüm Yorumlar Kanser tedavisinde ilerleme yok, çünkü ekonomik beklenti çok  (16.06.2016)
Tüm Yorumlar Kendi kendinizin doktoru olun  (19.04.2016)
Tüm Yorumlar Sütler ve yoğurtlar neden bozulmuyor?  (04.04.2016)
Tüm Yorumlar TÜM YAZILARINI LİSTELE
YAZARLAR
İlknurYAMAK İlknur YAMAK
Tiyatro izlemenin adabını bilmiyorsanız, gelmeyin!
ŞenolÇAKIR Şenol ÇAKIR
Olmadı...
Prof. Dr. FundaELMACIOĞLU Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU
Yeni neslin zekasının sırrı beslenme
Prof. Dr. HakanALTINTAŞ Prof. Dr. Hakan ALTINTAŞ
Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –II
Prof.Dr. İsrafilBALCI Prof.Dr. İsrafil BALCI
´Muhammed´ filmi üzerine
Doç.Dr. HasanAYDIN Doç.Dr. Hasan AYDIN
Neleri Başaramadık?
Prof. Dr. KemalARI Prof. Dr. Kemal ARI
Trafikte korna sesleri...
FundaÖZYURT Funda ÖZYURT
Bu hikaye tipik bir Anadolu höyüğünün sıra dışı hikâyesidir
Cüneyt MUMCU Cüneyt  MUMCU
Araf'ta kalan ruhlara ne olur?
Dr. YavuzDİZDAR Dr. Yavuz DİZDAR
Çikolata mutluluk ve sağlık kaynağıdır
Tüm Yazarlarımız
RÖPORTAJLAR
Samsun´un efsane ismi: Yıldıray Çınar
Diğer Röportajlar  
Takip Et:
EN ÇOK OKUNANLAR
Bugün Dün Bu Hafta Bu Ay
SON YORUMLANANLAR
» Samsun´da kaza yapan aracın çarptığı Buse Aydın hayatını kaybetti
» Oruç tuttuğunuzda vücudunuzda neler olur?
» Kanada Dil Okulları Hakkında Bilinmesi Gerekenler
» Samsun´daki kazada liseli İpek hayatını kaybetti
» Samsunspor´da ligde kalma primi 1 milyon TL olarak açıklandı
» Samsun´a 2. üniversite kurulmsı için kanun tasarısı meclise sunuldu
» Benzine bir zam daha!
» Samsun´da şüpheli ölüm!
» Ünyespor´un masörü, oğlu tarafından öldürüldü
» Uzman Çavuş Orhan Sürmen, yerdeki Kur´an´ı kaldırmak isterken şehit olmuş
KONUK YAZARLAR
BAYRAKTAROĞLU   Kağan  BAYRAKTAROĞLU
"Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."
Diğer Konuk Yazarlarımız  
HAVA DURUMU