Ana Sayfa | Reklam | Sitene Ekle | Künye | İletişim | Arşiv | Gizlilik Sözleşmesi (Privacy Policy) | Site Haritası | RSS
Foto Galeri Video Galeri Yazarlar Konuk Yazarlar İletişim
24 Kasım 2017 Cuma
GÜNDEM ASAYİŞ SİYASET KARADENİZ EĞİTİM EKONOMİ KÜLTÜR SANAT DÜNYA ÇEVRE SAĞLIK SPOR GENEL

Orman suyu...

Yrd.Doç.Dr. Süleyman-AYDIN
Yrd.Doç.Dr. Süleyman
AYDIN

Her bilinçli insan eylemi, benliğin dışavurumudur. Başka deyişle, eylemlerimiz bizim haberimiz olmadan bizden tezahür eden şeyler değildirler. Oruç tutan biri, istenç-dışı ya da tesadüfen oruç tutuyor olamaz. Oruç tutmak, "istençli" bir eylemdir ve her istençli eylem gibi benliğimizdeki çeşitli istek, niyet, tutku, arzu ve inançların bir sonucu olarak tezahür eder. İnsan yalnızca istençli eylemlerinden sorumlu tutulabilir; istenç dışı eylemlerinden ötürü ne suçlanabilir ne de övülebilir. Bu gibi eylemler ahlaksal olarak değerlendirmeye tabi tutulamadıkları için bunlara ahlaken doğru ya da yanlış da denemez.

Her bilinçli eylem benliğin dışavurumudur dedik. Peki, benlik nedir? Benlik, içinde  niyet, arzu, tutku, istek ve inançlarımızın yattığı, bizi başkalarından ayıran ve yalnızca kendimize ait olan en "özel" yanımızdır.  İnsan olma yönüyle hepimiz aynı olsak bile benliklerimizle birbirimizden ayrılırız.  Benliklerimiz, farklı niyet, arzu, tutku, istek ve inançlarla doludur. Bunların etkisiyle eylemde bulunuruz. Kimi zaman benliğimizdeki arzu ve inançlar, kendi kişisel koşullarımızla ya da dış dünyanın koşullarıyla çatışır.  Örneğin, yüksek tansiyon, şeker ve böbrek hastası olan yaşlı annemiz ısrarla oruç tutmak istemektedir.  Bu durumda oruç tutma niyeti, onun kişisel gerçekleriyle çatışır.  Dolayısıyla onun gerçek anlamda oruç tutma özgürlüğüne sahip olduğunu düşünemeyiz. Eylemlerdeki özgürlüğümüz, kişisel koşullarımızı ya da dış dünyanın koşullarını hiçe sayamaz; onlardan bağımsız bir eylem özgürlüğü, gerçekte zararlıdır.

İnsan, özü itibariyle sonuçları öngörme ve bunlarla eylemlerini belirleme ya da değiştirme gücünde olan bir varlıktır. Eylemlerimizden sorumlu olmamızın nedeni, eylemlerimizin başkaları açısından da sonuçlar doğurmasıdır. İnsan olarak yalnızca fiziksel bir çevrede değil aynı zamanda toplumsal bir çevrede yaşayan varlıklarız.  Şayet bir birey alışkanlıklarını, davranışlarını, kendi kişisel koşulları yanında dış dünyanın koşullarıyla uyumlu kılmazsa, toplumsal tepkilerle karşılaşabilir. Birisi kişisel gerçeklerinden ötürü oruç tutmuyor olabilir; bununla birlikte oruçluların yanı başında onları umursamayan bir tutumla sigara içme özgürlüğüne sahip değildir.  Fakat her ne nedenle olursa olsun oruç tutmayan birinin toplumsal korkuyla oruçlu gözükmek zorunda kalması da bir tür toplumsal çürümüşlük olarak görülmelidir. Oruç tutan bireylerin oruç tutmayanların kişisel koşullarına ve gerekçelerine saygı duyarak onların tercihini hoşgörülü karşılamaları gerekir. Zira övgü ve suçlamalar, bazen tümüyle anlamsızlaşabilir.  Birisi oruç tutmayı çok istediği halde kişisel sorunları nedeniyle oruç tutamıyor olabilir; bir başkası gerçekte oruç tutmadığı halde toplumsal korkularından ötürü oruçlu gözüküyor olabilir. Bu gibi durumlarda övgü ve suçlamayı kimin hak ettiğini belirlemek zordur.

Bir çocukluk anımla yazımı tamamlamak istiyorum. Çocukken Sarıkamış ormanlarına uzanan köyümüzün uzak bir arazisinde çayır biçerken yaşlı bir amcanın bir Ramazan günü, "göze" olarak adlandırılan doğal su kaynağından su içtiğini görmüş, kınayan gözlerle kendisine bakmış ve hatta sözlü olarak tepki koymuştum. Yaşlı amca gün boyu çayırda çalışarak bitkin düşmüş  on yaşlarında  bir çocuk olarak benim halime acıdığı için mi yoksa kendini  bir şekilde savunmuş olmak için mi bilemiyorum, usulca yanıma yaklaşarak, saçlarımı ve yanaklarımı okşamış, sonra kulağıma: "yavrum, orman suyu orucu bozmaz" demiş ve buna beni inandırmıştı. O gün ben de oradaki buz gibi soğuk sudan kana kana içmiş ve amcaya bu bilgilendirmesinden ötürü müteşekkir kalmıştım. Çok geçmeden çayırlıkta ailemin yanına döndüğümde kandırılmış olduğumu idrak etsem dahi yaşlı amcaya beni sevgi dolu bir yaklaşımla  atlatmasından ötürü saygı duymuştum. Hoşgörü, acilen geliştirilmesi gereken en önemli toplumsal duyguların başında geliyor diye düşünüyorum. Herkese hayırlı ramazanlar dilerim. 


 Yorum Yaz
  Ad, Soyad:
  Konu:
  Mesaj:

Toplam 0 Yorum Bulunmaktadır
Yorum Yaz Bu yazıya henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Tüm Yorumlar İlişkiniz Yürür Mü?  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Hayatla ilişki kurmak...  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Gönlün Konağı Tanrı...  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Güneşin çocuğu...  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar Yaşam Sevincini Korumak  (23.01.2014)
Tüm Yorumlar TÜM YAZILARINI LİSTELE
YAZARLAR
İlknurYAMAK İlknur YAMAK
Çiftlik´in gri, ruhsuz binaları dökülüyor
ŞenolÇAKIR Şenol ÇAKIR
Siz kimi okşatıyorsunuz?
Prof. Dr. FundaELMACIOĞLU Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU
Vücutta tuz kaybı hayatı tehdit eder
Prof. Dr. HakanALTINTAŞ Prof. Dr. Hakan ALTINTAŞ
Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –II
Prof.Dr. İsrafilBALCI Prof.Dr. İsrafil BALCI
´Muhammed´ filmi üzerine
Doç.Dr. HasanAYDIN Doç.Dr. Hasan AYDIN
Neleri Başaramadık?
Prof. Dr. KemalARI Prof. Dr. Kemal ARI
Türkçe´nin diriliş hamleleri
FundaÖZYURT Funda ÖZYURT
Bu hikaye tipik bir Anadolu höyüğünün sıra dışı hikâyesidir
Cüneyt MUMCU Cüneyt  MUMCU
Araf'ta kalan ruhlara ne olur?
Dr. YavuzDİZDAR Dr. Yavuz DİZDAR
Kokoreç neden çok kıymetlidir?
Tüm Yazarlarımız
RÖPORTAJLAR
Samsun´un efsane ismi: Yıldıray Çınar
Diğer Röportajlar  
Takip Et:
EN ÇOK OKUNANLAR
Bugün Dün Bu Hafta Bu Ay
SON YORUMLANANLAR
» Samsun eğitim camiası yasta: Merve öğretmen kazada hayatını kaybetti
» Gece kızı zayıflama çayı siparişinde kampanyalı fiyat
» Samsun´da silahlı saldırıya uğrayan Doğan Kılınç hayatını kaybetti
» Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı emekliliğini istedi
» Terme ilçesinin yeni imar planı askıya çıktı
» Samsunlu emekli özel harekat polisi yanarak hayatını kaybetti
» Samsun´da korkunç ölüm: Otobüsün sürüklediği Yazgı Önal hayatını kaybetti
» Diyarbakır´da Özel Harekat Polisi Ahmet Alp Taşdemir şehit oldu, 9 polis yaralandı
» Akaryakıta zam geldikçe KDV de artıyor
» Samsun´da üzerinden traktör geçen İbrahim Altun hayatını kaybetti
KONUK YAZARLAR
BAYRAKTAROĞLU   Kağan  BAYRAKTAROĞLU
"Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."
Diğer Konuk Yazarlarımız  
HAVA DURUMU