Ana Sayfa | Reklam | Sitene Ekle | Künye | İletişim | Arşiv | Gizlilik Sözleşmesi (Privacy Policy) | Site Haritası | RSS
Foto Galeri Video Galeri Yazarlar Konuk Yazarlar İletişim
21 Kasım 2017 Salı
GÜNDEM ASAYİŞ SİYASET KARADENİZ EĞİTİM EKONOMİ KÜLTÜR SANAT DÜNYA ÇEVRE SAĞLIK SPOR GENEL

Sessizlik...

Kağan -BAYRAKTAROĞLU
Kağan
BAYRAKTAROĞLU

Aslında sessizliği doğru biçimde ifade etmek için bu köşeyi boş bırakmam her şeyi özetlerdi. Ancak sonuçta siz okuyucularla kelimler aracılığıyla iletişim kurduğum için yine de bu boş köşeyi biraz olsun doldurmak istiyorum. Sessizlikle ilgili çok etkili sözler vardır ve onlardan bir tanesi de Rahibe Teresa’nın söylediği şu güzel sözdür:

“Tanrı’yı bulmamız gerekir ve “O” gürültü ve huzursuzlukta bulunamaz. Tanrı, sessizliğin arkadaşıdır. Doğanın – ağaçların, çiçeklerin, çimenlerin nasıl sessizce büyüdüğünü görün. Yıldızların, Ay’ın ve Güneş’in nasıl sessizce hareket ettiğini görün. Ruhlara dokunmak için sessizliğe ihtiyacımız var.”

Sessizliğin gücü aslında birçok insanın alışık olmadığı ve pek de kullanmadığı bir güçtür. Herhangi bir sorunla karşılaştığımızda hemen konuyu irdelemeye, tespit etmeye ve daha sonrasında da kendi kendimize anlatmaya başlarız. Ve daha sonra o problemi başkalarıyla paylaşarak sürekli konuşmaya devam ederiz. Yani sesleri sessizliğe tercih ederiz ve bunun sonunda artık halimiz kalmaz, enerjimiz tükenir ve susarız. Aslında çözüm bulmak yerine sorunu zihnimizde tekrarlayarak aynı durumu defalarca yaşarız ve konuyu her anlattığımızda durumun yarattığı sıkıntıyı, üzüntüyü, öfkeyi, stresi tekrar tekrar deneyimleriz.

Sedona’da katıldığım bir seminerde Hale Dwoskin, sorunlarımızı sürekli anlatmakla ilgili çok ilginç bir o kadar da komik bir çalışma yaptırmıştı. Çalışmada karşınızdaki kişiye en önemli sorununuzu anlatmamızı istiyordu. Ama bunu tek bir kelime kullanarak yapacaktık. Bu kelime de “Bla” kelimesi olacaktı. Yani, buraya yazmam gerekirse, çalışmayı şöyle yapıyorduk.  Sorunum şudur ki: Bla, bla, bla, bla, bla. Bla, bla bla bla bla bla…

İlk başta yaptığım şey saçma bir çalışma gibi geldi. Daha sonra, durumu karşımdaki kişiye “bla” kelimesini kullanarak anlatırken sorunun anlamsızlığı ortaya çıkmaya başladı. Aslında ağzımda çıkanın sadece bir ses olduğunu ve anlatarak da hiçbir yere varmadığımı anladım. Bu çalışmayı bir kere denemenizi öneririm. İstediğiniz bir konuyu seçerek kendi kendiniz bile olsa onu “bla” kelimesiyle başında sonuna kadar anlatın. Hikâyenizi anlatmayı bitirdiğinizde, hikâye bundan sonra anlatmaktan vazgeçebilirsiniz.

Sessizlikle ilgili bir diğer konu da çoğu zaman konuşmayı bıraktığımızda, zihin devreye girer ve içsel konuşma dediğimiz bir durum ortaya çıkar. Zihinde oluşan sesler bir sinema filmi gibidir. Konuyu anlatan biri vardır. O ses konuyu anlatır, onunla beraber başroldeki kişi değerlendirmeler yaparak, olasılıkları konuşur, bir başka ses de bu seslerle kavga halindedir. Sonuç olarak zihin çok sesli bir toplantı halindedir ama bu toplantıda huzur değil karmaşa vardır. Biz de bu kalabalığın içinde nereye gideceğimizi şaşırırız. Ancak fark etmediğimiz şey, bütün bu seslerin bir sessizlik alanında ortaya çıkmasıdır. Ama biz, seslere kulak vermeye alıştığımız için sessizliği görmezden geliriz. Sessizlik hep arka planda sabit olarak vardır, ama sesler sürekli değişir. O yüzden sesleri dinlemeyi serbest bırakıp sessizliğe ne kadar kulak verirsek doğal olarak sahip olduğumuz huzuru daha çok fark ederiz.


 Yorum Yaz
  Ad, Soyad:
  Konu:
  Mesaj:

Toplam 0 Yorum Bulunmaktadır
Yorum Yaz Bu yazıya henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Tüm Yorumlar "Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."  (25.01.2017)
Tüm Yorumlar Hadi dön ve bak ona!  (03.08.2016)
Tüm Yorumlar Düşüncenin ayıklanması  (09.11.2015)
Tüm Yorumlar Pozitif düşünmek  (19.07.2015)
Tüm Yorumlar Bil ki, O sensin...  (20.05.2015)
Tüm Yorumlar Sevgi en özel hediye...  (07.01.2015)
Tüm Yorumlar Bilinmezi bilmek isteriz...  (13.12.2014)
Tüm Yorumlar Umutsuzluğa Kapılmayın  (22.10.2014)
Tüm Yorumlar Zihinsel rüyadan uyanış...  (01.09.2014)
Tüm Yorumlar Akan suda kayıklar yüzer...  (13.08.2014)
Tüm Yorumlar Sakin kalabilmek mümkün...  (24.06.2014)
Tüm Yorumlar Kontrolü bırakabilmek...  (11.06.2014)
Tüm Yorumlar Asla vazgeçmeyin...  (22.05.2014)
Tüm Yorumlar Ruhsal yolculukta özgürleşme...  (22.04.2014)
Tüm Yorumlar Ve işte bu yüzden başardım...  (07.04.2014)
Tüm Yorumlar TÜM YAZILARINI LİSTELE
YAZARLAR
İlknurYAMAK İlknur YAMAK
Çiftlik´in gri, ruhsuz binaları dökülüyor
ŞenolÇAKIR Şenol ÇAKIR
Siz kimi okşatıyorsunuz?
Prof. Dr. FundaELMACIOĞLU Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU
Vücutta tuz kaybı hayatı tehdit eder
Prof. Dr. HakanALTINTAŞ Prof. Dr. Hakan ALTINTAŞ
Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –II
Prof.Dr. İsrafilBALCI Prof.Dr. İsrafil BALCI
´Muhammed´ filmi üzerine
Doç.Dr. HasanAYDIN Doç.Dr. Hasan AYDIN
Neleri Başaramadık?
Prof. Dr. KemalARI Prof. Dr. Kemal ARI
Türkçe´nin diriliş hamleleri
FundaÖZYURT Funda ÖZYURT
Bu hikaye tipik bir Anadolu höyüğünün sıra dışı hikâyesidir
Cüneyt MUMCU Cüneyt  MUMCU
Araf'ta kalan ruhlara ne olur?
Dr. YavuzDİZDAR Dr. Yavuz DİZDAR
Kokoreç neden çok kıymetlidir?
Tüm Yazarlarımız
RÖPORTAJLAR
Samsun´un efsane ismi: Yıldıray Çınar
Diğer Röportajlar  
Takip Et:
EN ÇOK OKUNANLAR
Bugün Dün Bu Hafta Bu Ay
SON YORUMLANANLAR
» Samsun´da silahlı saldırıya uğrayan Doğan Kılınç hayatını kaybetti
» Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı emekliliğini istedi
» Terme ilçesinin yeni imar planı askıya çıktı
» Samsunlu emekli özel harekat polisi yanarak hayatını kaybetti
» Samsun´da korkunç ölüm: Otobüsün sürüklediği Yazgı Önal hayatını kaybetti
» Diyarbakır´da Özel Harekat Polisi Ahmet Alp Taşdemir şehit oldu, 9 polis yaralandı
» Akaryakıta zam geldikçe KDV de artıyor
» Samsun´da üzerinden traktör geçen İbrahim Altun hayatını kaybetti
» Samsun´da Cinayet: Serdal Göktaş, silahlı saldırıda öldürüldü
» TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu: Lojistik Köy Projesi hukuka aykırı
KONUK YAZARLAR
BAYRAKTAROĞLU   Kağan  BAYRAKTAROĞLU
"Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."
Diğer Konuk Yazarlarımız  
HAVA DURUMU