Ana Sayfa | Reklam | Sitene Ekle | Künye | İletişim | Arşiv | Gizlilik Sözleşmesi (Privacy Policy) | Site Haritası | RSS
Foto Galeri Video Galeri Yazarlar Konuk Yazarlar İletişim
21 Kasım 2017 Salı
GÜNDEM ASAYİŞ SİYASET KARADENİZ EĞİTİM EKONOMİ KÜLTÜR SANAT DÜNYA ÇEVRE SAĞLIK SPOR GENEL

Vatanseverler ve Vatan Hainleri, Sahte Vatanseverler: At İzi&İt İzi -II-

Prof. Dr. Hakan-ALTINTAŞ
Prof. Dr. Hakan
ALTINTAŞ

16 Nisan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine ilişkin anayasa değişikliği referandum sürecinde sadece devlet birimlerinde değil, köylerde, şehirlerde, mahallelerde en önemli konu Evet mi? Hayır mı? tartışması üzerine yapılıyor.

Önemli bir anayasa değişikliğini açıklamak kolay gibi görünsede, toplumsal akıl; daha büyük dertler yüzünden ve olası kutuplaşma, kriz, kamplaşma, karanlık, kavga, kargaşa, devlet ve milletin bekası, istiklal ve istikbal mücadelesi, rejime ilişkin kuşkularla dolu olunca, görüşülen konudan uzaklaşılıyor. Ağırbaşlılıktan uzak konuşmaları yüzünden, Türk Milletinin iç ve dış dünyada karşılaştığı durumlar çok büyük bir tehlikeye ve nerdeyse son derece endişe verici bir noktaya yönelmiştir.

İdeal ve kutluk veren yönetim nasıl sağlanır; Evrensel ideal, olması gereken hukukun üstünlüğü standartlarına uyum sağlayacak Hukuk Devleti ve Adaleti inşaa edecek, Devletin Ülkesi ve Milletiyle uyum içinde bulunmasına hizmet edecek, dört erdeme sahip olmak   Bilgelik, adalet, cesaret ve ölçülü olmak,  hem istek hem de erdemlerini açıkça gösterecek denli büyük bir davaya sahip olacak, kararlılığını, ağırbaşlılığını, tutarlılığını elden bırakmamalı, devlet yöneticileri olabildiğince ileriyi görmeli İleri görüşlülüğü ve öngörüsü sayesinde Türk Milletini iç ve dış düşmanlardan korumak için saldırılardan kurtarmak için devlet birimleri arasında koordinasyon görevinde nöbette ve sanki gözetleme kulesi gibi daima teyakkuzda olacak, illegal yapılara karşı olan savaşta sıfatı ve makamı ne olursa olsun mücadele ruhu taşıyan asker ve sivil devlet otoritenin göreve hazır olmasının sağlanması olmazsa olmaz öneme haizdir. Barış, özellikle de iç ve dış barış, tüm iyi insanlar için ne denli arzu edilebilir olsa da, devlet yöneticileri için özelikle arzu edilir olmalıdır.

Türk tarihi boyunca devlet sisteminin yeniden yapılandırılmasından üzüntü duyanlar değişim karşısında muhalif duruşun ötesinde ideolojik ve menfaate dayanan önyargılarla söylemlerde bulunmaları nedeniyle siyasal sistem’de parçalanmalar yaşanması sonucu devletler, imparatorluklar yıkılmış ve büyük kayıplar verilerek büyük acılar yaşanmıştır.

İllegal yapılar; doğaları gereği sözde ideolojilerinin yansıması olarak, devletin çok iyi durumda olmasından dolayı yüreklerinde hep bir korku taşıyan ve örgütsel amaç dışında fonksiyonu olmayan hiçlik içinde yok olmaya mahkum unsurlardır. 

Devlet kriz yönetiminde kritik soru şudur; Devlet mekanizmasının etkin mücadelesinde nasıl oluyor da devletimizin kılcal damarlarında ve üst düzey pozisyonlarda hala etkin konumda görev yapan üst düzey kamu görevlilerinin konumlarını korumaları kamu vicdanını ve devlete olan güveni zedelemektedir.

Alçaklar, caniler, inançsızlardan oluşan İllegal örgüt mensuplarının, A sınıfı kadroları suç işlese dahi korumak için, ülkeyi bölmeye, sosyal barışı bozmaya, milleti parçalamaya ve tahrif etmeye dair etkinliklerini yaygınlaştırmak için  illegal örgütle ilgisi olmayan hatta mücadele eden vatansever kamu görevlilerini, tamamen çarpıtma, yalan ve iftira dolu kumpaslarla ihbar edip, belgesiz-delilsiz-şüpheye dayalı olarak haklarında adli ve idari işlem yapılanlar, sorgusuz-sualsiz-savunmasız mahkeme kararı olmadan ihraç edilenlerle vatanseverlerle-vatan hainlerinin birlikte aynı torbaya atıldığına ilişkin iddialar sözkonusudur.

Bedende, geri kalan kesime zarar verecek türden bir hastalık varsa, bedenin tümündense bir kesiminin kesilip yakılmasına katlanırız; aynı biçimde devlette de, bütünün ayakta kalması için, hastalıklı ne varsa kesilip atılmalıdır. Suçsuzlar, onurlular, iyiler, tüm devlet yok olsun diyen kripto vatan hainlerin yaptıklarının hesabı sorulmalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın “At izi iti izi” sözüne kadar, kamu kurum ve kuruluşlarında, kendilerine gelen bilgileri, ihbarları, şikâyetleri husumet ve kişisel hesaplaşma için aynen işleme koyan çok sayıda birim amiri yanlış kararlara imza atmaktan imtina etmemektedir. Devlet mekanizması kapsamında benzer bir süreç siyasal tarihimizde daha öncede yaşanmış olup; kin, garez, husumetle, kişisel hesap gören devlet yetkisini kötüye kullananlar yaptıklarının bedelini maddi ve manevi olarak ödemiştir. Vatan hainleri, Vatanseverlerin, sözünün adamı olduğunu bilirler, onurları için, Türk Devleti ve Milleti için, bayrak için, ümmet için, atalarının anısı için ölebileceğini ve ölüm onlara gülümse bile ölüme bile geri gülümseyeceklerini iyi bilirler.

İllegal örgütlerle devletimizin mücadelesini sulandıranların kumpas üreten süreci, vatanseverler tarafından maddi ve manevi, psikolojik, sosyo-ekonomik anlamda idam hükmünde bir zillet olarak değerlendirilmektedir. Vatanseverlere kirli kumpası kuran kamu görevlilerinin istihbarat kayıtlarına ve ByLock’da, ortak kullanım alanları dahil toplam 180 bin IP adresine bakıldığında illegal örgütlerle olan mensubiyeti, üyeliği ve iltisakının olduğu görülmektedir.

İllegal örgütlerle olan idari ve adli soruşturmalar’da AŞİL TENDOMU yaşanmasına neden olan sebeplerden en önemlisi, kamusal makamlarda birim amirlerinin bizatihi kendileri temizlenmeden önce, üst düzeyden alt birimlere doğru dikey bir mücadele yöntemi benimsenmeyip, kurumlar arasında ortak davranış prensipleri ve kriterleri belirlenmeden KHK ile her türlü adli ve idari ceza’dan muaf tutularak sınırsız ve kontrol edilmeyen idari ve adli işlemlerle temizlik yapılmasının öngörülmesi süreç içindeki haksız uygulamalara sebebiyet verdiği iddia edilmektedir.

Devletimizin yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerine ustalıkla sinmiş, bugüne kadar kendini gizlemeyi başarmış kripto illegal örgüt üyesi adli ve idari birim sorumlularının vatansever insanlarımıza karşı eylem ve işlem yapma konusunda örgütsel bir çaba içerisinde olduğu görülmektedir. Bu kripto devlet görevlileri illegal örgütlere karşı açılma idari ve adli soruşturmaları yöneterek, çoğu masum insanımızı sahte ihbar mektupları ya da dayanaksız suçlamalarla içeri atmakta, soruşturmaları sulandırarak, hain darbeyi gerçekleştiren üst akılın merkezi konumuna ulaşmayı sağlayacak hukuksal süreci akamete uğratma çabası içinde oldukları görülmektedir. Adalet, toplumsal yapının akciğeridir. Bu akciğere giden temiz havayı kesen kripto kamu görevlilerinin temizlenmesi ile iç huzurumuz birlik ve beraberliğimiz sağlanacağı gibi dış dünyada’da düşmanlarımızın yapacağı eylem ve işlemlerde caydırıcı bir güç olarak ortaya çıkacaktır.

Temiz vatansever kamu görevlilerinde aynı torbanın içine atıldığı devletimizin üst düzey yetkilileri tarafından da açıklanmıştır. Bu durum,  illegal örgütlerle yürütülen adli ve idari soruşturmalara gölge düşürmektedir.16 Nisan Referandumu sonrasında devletimizin uhdesindeki kayıtlara göre kripto hainlerin temizlenme sürecine gireceğine olan inancımız TAM’dır.  

Bu nedenle devlete ve millete esenlik getirici politikaların uygulanmasında gecikmeler yaşanıyor, kin, garez, husumetle hareket eden ve illegal yapılarla ilişkili olmaktan daha namussuzca hareket eden kripto yapıların öncelikli olarak devletten tasfiyesi olmazsa olmaz öneme haiz bir konu olarak ortaya çıkmıştır. Devlet yöneticilerinin bu hassas konuda, vatanseverlerin, iyi yurttaşların umudunu ve yürekliliğini kırmaması gerekiyor. Bu mücadele’de kayırmalar, sulandırmalar, at itini, it izine karıştıranlara prim tanınması sözkonusu olursa devlet ve millet için ne büyük bir utanç, ne büyük bir onursuzluk, devlete sürülen ne büyük bir leke olacaktır.

16 Nisan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine ilişkin anayasa değişikliği referandum sürecinden sonra devlet yöneticilerinden talebim;

Bu hayatta yaptıklarınız ve yapmadıklarınız sonsuzlukta yankılanır. Türkiye Cumhuriyeti Devletini kendi özüne döndürsünler. Devlet işlerinde önderlik rolünü korumak ne denli büyük bir iştir! Bu önderlik rolü yurttaşların yalnız yüreklerine değil, gözlerine de hizmet etmelidir

 Bir zamanlar 1919’da bağımsız ve özgür Türk Devleti diye bir düş vardı, Sadece fısıldayabilirdin. Fısıldamanın ötesindeki herhangi bir şey duman gibi yok olurdu. Böylesine kırılgandı. Ve hep korktuk bağımsızlığımız ve özgürlüğümüzü yitirmekten ama bugün ve yarın hiç korkmayacağımız, tüm vatandaşlarımızın esenlik içinde yaşadığı YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE ülküsüne bizi kavuştursunlar.


 Yorum Yaz
  Ad, Soyad:
  Konu:
  Mesaj:

Toplam 0 Yorum Bulunmaktadır
Yorum Yaz Bu yazıya henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Tüm Yorumlar Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –II  (09.04.2017)
Tüm Yorumlar Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –I-  (02.04.2017)
Tüm Yorumlar Vatanseverler ve Vatan Hainleri, Sahte Vatanseverler: At İzi&İt İzi -l-  (28.02.2017)
Tüm Yorumlar Darbeleri önlemeye karşı yeni bir stratejik yeniden yapılanma perspektifi-4  (21.07.2016)
Tüm Yorumlar Paralel ve bölücü örgütün akademik kökenleri!  (20.07.2016)
Tüm Yorumlar Darbeleri önlemeye karşı yeni bir stratejik yeniden yapılanma perspektifi-2  (18.07.2016)
Tüm Yorumlar Darbeleri önlemeye karşı yeni bir stratejik yeniden yapılanma perspektifi   (17.07.2016)
Tüm Yorumlar Türkiye'de asimetrik terörle mücadelede yeni yönetişim modeli  (11.10.2015)
Tüm Yorumlar Türk Bilim Adamları neden Nobel Ödülü kazanamıyor?  (08.10.2015)
Tüm Yorumlar Büyük Türkiye Davası ve Yeni Siyasetçi Profili  (21.09.2015)
Tüm Yorumlar Terör sorununun çözümünde bilimsel araştırmaların önemi...  (14.09.2015)
Tüm Yorumlar Başkanlık Sisteminin avantajları  (05.09.2015)
Tüm Yorumlar Terör sorununa stratejik bakış ve PRO-AKTİF önlemler...  (26.08.2015)
Tüm Yorumlar MYO'ya örnek model önerisi!  (17.08.2015)
Tüm Yorumlar TÜM YAZILARINI LİSTELE
YAZARLAR
İlknurYAMAK İlknur YAMAK
Çiftlik´in gri, ruhsuz binaları dökülüyor
ŞenolÇAKIR Şenol ÇAKIR
Siz kimi okşatıyorsunuz?
Prof. Dr. FundaELMACIOĞLU Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU
Vücutta tuz kaybı hayatı tehdit eder
Prof. Dr. HakanALTINTAŞ Prof. Dr. Hakan ALTINTAŞ
Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –II
Prof.Dr. İsrafilBALCI Prof.Dr. İsrafil BALCI
´Muhammed´ filmi üzerine
Doç.Dr. HasanAYDIN Doç.Dr. Hasan AYDIN
Neleri Başaramadık?
Prof. Dr. KemalARI Prof. Dr. Kemal ARI
Türkçe´nin diriliş hamleleri
FundaÖZYURT Funda ÖZYURT
Bu hikaye tipik bir Anadolu höyüğünün sıra dışı hikâyesidir
Cüneyt MUMCU Cüneyt  MUMCU
Araf'ta kalan ruhlara ne olur?
Dr. YavuzDİZDAR Dr. Yavuz DİZDAR
Kokoreç neden çok kıymetlidir?
Tüm Yazarlarımız
RÖPORTAJLAR
Samsun´un efsane ismi: Yıldıray Çınar
Diğer Röportajlar  
Takip Et:
EN ÇOK OKUNANLAR
Bugün Dün Bu Hafta Bu Ay
SON YORUMLANANLAR
» Samsun´da silahlı saldırıya uğrayan Doğan Kılınç hayatını kaybetti
» Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı emekliliğini istedi
» Terme ilçesinin yeni imar planı askıya çıktı
» Samsunlu emekli özel harekat polisi yanarak hayatını kaybetti
» Samsun´da korkunç ölüm: Otobüsün sürüklediği Yazgı Önal hayatını kaybetti
» Diyarbakır´da Özel Harekat Polisi Ahmet Alp Taşdemir şehit oldu, 9 polis yaralandı
» Akaryakıta zam geldikçe KDV de artıyor
» Samsun´da üzerinden traktör geçen İbrahim Altun hayatını kaybetti
» Samsun´da Cinayet: Serdal Göktaş, silahlı saldırıda öldürüldü
» TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu: Lojistik Köy Projesi hukuka aykırı
KONUK YAZARLAR
BAYRAKTAROĞLU   Kağan  BAYRAKTAROĞLU
"Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."
Diğer Konuk Yazarlarımız  
HAVA DURUMU