Ana Sayfa | Reklam | Sitene Ekle | Künye | İletişim | Arşiv | Gizlilik Sözleşmesi (Privacy Policy) | Site Haritası | RSS
Foto Galeri Video Galeri Yazarlar Konuk Yazarlar İletişim
24 Kasım 2017 Cuma
GÜNDEM ASAYİŞ SİYASET KARADENİZ EĞİTİM EKONOMİ KÜLTÜR SANAT DÜNYA ÇEVRE SAĞLIK SPOR GENEL

´Yürüdüler ve yollar beyaza bulandı´

Funda-ÖZYURT
Funda
ÖZYURT

En son ya da ilk kez ne zaman bir engellinin gözlerinin içine baktınız? Ya da şöyle sorayım hayatınız boyunca hiç engelli bir bireyin gözlerinin taaa içine baktınız mı? Yazık ki toplumumuzun %99,5’u (eğer dürüst cevap vermeyi göze alırlarsa) “hayır” diyecektir.

Hâl böyle olunca gözden kaçan bir çok engel grubu var; Albinizm gibi… O sebeple de neredeyse sıfır farkındalık içindeyiz… Peki ya empati. Empati yeteneğinizi tanımlasanız ne kadar derdiniz? %100, %50, %20, %10... Albinizmli bireylere dair bir empati yapalım birlikte. Sizce ne kadar görüyor olabilirler. Ben söyleyeyim %10. Bu oranı yukarı doğru zorlayanlarsa eser miktarda. O sebeple sportif müsabakalara Görme Engelliler Federasyonu çatısı altında giriyorlar. Ulusal ve uluslararası çapta onlarca, yüzlerce madalyaları var. Sizler bilmiyor, görmüyorsunuz. Oysa görme yetisi %100 olan bizleriz. Albinizmli kaç sprocu olduğunu ve millilik dâhil sportif başarılarını bilseniz şaşarsınız... Azimliler. Her birinin ayrı bir (bazen de birden fazla) başarı hikâyesi var.

Biliyor musunuz; yüzyıllar boyunca ötekileştirildiler; farklı oldukları için... Şanslı olanları ehil ellere doğmuşlardı. %10 görseler de hukuk okudular, tıp okudular, mühendis oldular. Kimi kişisel azim, kimi aile desteği sayesinde… Neredeyse hiç birine pozitif ayrımcılık yapılmadı. Oysa önlerindeki engeller kaldırılmalıydı. Mesela sınavlara girdiler sadece %10 görüyor olmalarına rağmen sizinle benimle aynı sürede, aynı sınav kağıtlarını kullanarak (oysa büyük puntolu yazılara ihtiyaç duyuyorlardı) ve aynı şartlarda sınava tabii tutuldular. Farklı kulvarlara muhtaçken, kapasiteleri daha fazlayken, daha azına mecbur bırakıldılar. Yine de yılmadılar. Yollar yürümekle aşınmasa da Albinizmli bireyler için bir farkındalık oluşsun istediler. Bu sebeple 13 Haziran’da 18.00’de Kadıköy’de Boğa heykelinin önünden başlayarak yürüyecekler…

Dünyayı daha görünür kılmak mümkün!.. Onlar sadece %10 görüyorlar. Peki biz Albinizmli bireyleri ne kadar görüyoruz?

Sizin hiç albinizmli arkadaşınız oldu mu? Benim var; bir kaç tane… Bilir misiniz kirpiklerini boyamadan dışarı çıkamazlar bu bile onların görüş kabiliyetini arttırır çünkü... Koyu renk “kapkara” gözlükleri vardır tercihleri bu olduğu için değil mecburdurlar. Takmazlarsa gözleri kan çanağı olur.  Güneş kremi sürmezlerse olmaz! Kışın bile en ufak bir güneşte kıpkırmızı olurlar. Ah o pigment!..

Gözlerinde teloskopik gözlük yokken ne mi ya da nasıl mı görüyorlar? Baktıkları her şey bir var bir yokmuş gibi… Yazarken ya da okurken ne kadar naif; sanki hayatları masalmış gibi… Değil oysa!.. Şimdi bir tülün arkasına geçin. Dış dünyayı ne kadar görüyorsunuz? Albinizmli bireyler de ancak bu kadar görebiliyorlar. Farkına varmanız için yazıyorum dahası bir miktar da rahatsız olun istiyorum; bu güne dek fark etmediğiniz için... Belki artık empati yapabilirsiniz.

Bilmediklerinizi biraz da rahatsız edici biçimde yazmak istiyorum. Buyurun diğer bilmedikleriniz;

TÜİK'te bile istatistiki verileri yok. 21. yy'da Türkiye'de kaç Albinizmli birey var bilmiyoruz. Onlara dokunamıyor yardımcı olamıyoruz. Onlarsız göremediklerini bildiğimiz halde Teleskopik gözlüklerini ödemiyor, kullanmazlarsa cilt kanseri olacaklarını bildiğimiz halde güneş kremlerini karşılamıyoruz.

Belki de en önemli sorun "haklar"... %40-80 engel oranına giren Albinizmli bireyler normal bireylerle birlikte giriyorlar üniversite sınavlarına. Gözleri o yazıları okurken aşırı yoruluyor. Bilir misiniz gözgöze gelseniz sizinle gözlerini ayırmadan sadece birkaç saniye bakışabilirler. Hemen başlar gözleri titremeye. Göz kasları zorlanmaya. İristeki pigment eksikliği gözün şeffaf olmasına ve titremesine sebep olur. Görme yetisinde kayba sebebiyet veren de budur. Tam da bu nedenle; gözlerinin güneşe karşı aşırı bir hassasiyetleri vardır. Bebeklikten itibaren güneş gözlüğü takmaları şarttır. Fakat gözden kaçırılan bir başka unsur ise cilt ile ilgili sorunlarıdır. Güneş kremi kullanmamaları durumunda cilt kanserine dair yüksek riskler taşırlar.

Peki bilmek yeter mi? Yetmez!.. Biliyoruz ki; görmüyorlar. Biliyoruz ki; cilt kanserine yatkınlar. Pigment eksikliği sebebiyle başka hastalıkların (kseroderma pigmentozum hastalarının) güneş kremleri ödeniyorken Albinizmli bireylerin güneş kremi ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmıyor. Oysa ciltleri o kadar hassas ki, krem sürmemek kansere davetiye çıkarmak demek… O vakit hangi adalet!!!!! Kanun koyucuların sağır olma lüksü yoktur ve empati yeteneğinin olması şarttır; görmeleri lazım, duymaları lazım, bilmeleri lazım....

Yüzyıllarca "uğursuz" olarak görüldüler, ilkel toplumlarda “büyücü” bile sayıldıkları oldu. İnsanlar korktular; gözlerinin içine bile bakamadılar. Oysa korkulması gereken cehaletti... Şimdi mi 21. yy'da bile devlet eliyle değil de ailelerinin, arkadaşlarının, çevrelerinin desteği ile büyük başarılar kazanıyorlar.

Oysa toplumda her bireyin hayata ve ekonomiye katılması lazım; engelli mi engelsiz mi bakılmaksızın. Evet Albinizmli bireyler %10 görebiliyorlar, %40-80 engel oranına giriyorlar. Nitelikli iş gücü olabilmelerinin önünde hiç bir engel yokken işveren ve devlet engeline takılıyorlar. Benim baktığım yerden Türkiye'nin gelişmesi için tek bir birey bile ihmal edilmemeli. Her bireyin bu ülkeye katacağı bir değer vardır. Tıpkı engelliler gibi Albinizmli bireyleri de ekonomiye katılmalarını sağlamak lazım. Toplum barışı böyle gelir. İstihdam ve eğitim yollarının farklılıkları üzerinden artı değerler oluşturup yardım eden değil istihdam eden konumunda olmak lazım.

Bence mi toplumdaki rolümüz ne olursa olsun; toplumun her bir bireyinden sorumluyuz. Farkına varmak, varılmasını sağlamak boynumuzun borcudur.

Rengimiz aynı!.. Farkına varmadıysanız diye üstüne basa basa yazıyorum; her tuval önce beyazdır. Biz onlara türlü türlü renkler yükleriz. Aynı zemin bizi başka ufuklara taşır. Saçları, tenleri, kaşları, kirpikleri bembeyaz. Lakin farkına varmadığınız “varAMAdığınız” hayatları rengarenk. Farkına varın. Rengimiz aynı!.. Ve onlar ister kabul edin ister etmeyin Albinizmli bireyler hayatlarımızdaki renklerin de ispatı. Bence mi? Bence “Rengimiz aynı!”...

Hani şarkılar yazdınız, umutlar biriktirdiniz saçlarınıza ak düşsün diye… Unutmayın bizler pamuk gibi olmak için yaşlanmayı bekleyeceğiz. Onlarsa doğuştan pamuk gibi… En nihayet rengimiz aynı? Farkındayız demek için 13 Haziran'da saat 18.00'de Kadıköy'de "Rengimiz Aynı Albinizm Yürüyüşü"nde olmaya ne dersiniz?


 Yorum Yaz
  Ad, Soyad:
  Konu:
  Mesaj:

Toplam 0 Yorum Bulunmaktadır
Yorum Yaz Bu yazıya henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Tüm Yorumlar Bu hikaye tipik bir Anadolu höyüğünün sıra dışı hikâyesidir  (01.03.2017)
Tüm Yorumlar Çiçek ve Çocuk  (09.06.2016)
Tüm Yorumlar ´´Şanssız mısınız? İsterseniz değiştirebilirsiniz´´  (12.05.2016)
Tüm Yorumlar Durmaksızın yol almak: ´Ebabil´  (04.05.2016)
Tüm Yorumlar Montrö = Boğazlar mıdır?.. Yoksa Montrö = Jazz mıdır?..  (20.04.2016)
Tüm Yorumlar Lozan’ın hem “Olimpik” hem “Turistik” adımı…  (24.03.2016)
Tüm Yorumlar Oniki Ada’lara sahip çıkamadığımızın resmidir!..  (15.03.2016)
Tüm Yorumlar Ben bir deliyim!..  (09.03.2016)
Tüm Yorumlar TÜM YAZILARINI LİSTELE
YAZARLAR
İlknurYAMAK İlknur YAMAK
Çiftlik´in gri, ruhsuz binaları dökülüyor
ŞenolÇAKIR Şenol ÇAKIR
Siz kimi okşatıyorsunuz?
Prof. Dr. FundaELMACIOĞLU Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU
Vücutta tuz kaybı hayatı tehdit eder
Prof. Dr. HakanALTINTAŞ Prof. Dr. Hakan ALTINTAŞ
Akademik Yapıdaki İllegal Terör Örgütleriyle Mücadelede Yöntem Önerisi –II
Prof.Dr. İsrafilBALCI Prof.Dr. İsrafil BALCI
´Muhammed´ filmi üzerine
Doç.Dr. HasanAYDIN Doç.Dr. Hasan AYDIN
Neleri Başaramadık?
Prof. Dr. KemalARI Prof. Dr. Kemal ARI
Türkçe´nin diriliş hamleleri
FundaÖZYURT Funda ÖZYURT
Bu hikaye tipik bir Anadolu höyüğünün sıra dışı hikâyesidir
Cüneyt MUMCU Cüneyt  MUMCU
Araf'ta kalan ruhlara ne olur?
Dr. YavuzDİZDAR Dr. Yavuz DİZDAR
Kokoreç neden çok kıymetlidir?
Tüm Yazarlarımız
RÖPORTAJLAR
Samsun´un efsane ismi: Yıldıray Çınar
Diğer Röportajlar  
Takip Et:
EN ÇOK OKUNANLAR
Bugün Dün Bu Hafta Bu Ay
SON YORUMLANANLAR
» Samsun eğitim camiası yasta: Merve öğretmen kazada hayatını kaybetti
» Gece kızı zayıflama çayı siparişinde kampanyalı fiyat
» Samsun´da silahlı saldırıya uğrayan Doğan Kılınç hayatını kaybetti
» Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı emekliliğini istedi
» Terme ilçesinin yeni imar planı askıya çıktı
» Samsunlu emekli özel harekat polisi yanarak hayatını kaybetti
» Samsun´da korkunç ölüm: Otobüsün sürüklediği Yazgı Önal hayatını kaybetti
» Diyarbakır´da Özel Harekat Polisi Ahmet Alp Taşdemir şehit oldu, 9 polis yaralandı
» Akaryakıta zam geldikçe KDV de artıyor
» Samsun´da üzerinden traktör geçen İbrahim Altun hayatını kaybetti
KONUK YAZARLAR
BAYRAKTAROĞLU   Kağan  BAYRAKTAROĞLU
"Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz..."
Diğer Konuk Yazarlarımız  
HAVA DURUMU