DÜNYA
Giriş Tarihi : 03-07-2020 09:44   Güncelleme : 03-07-2020 09:44

AİHM Fransa'yı suçlu buldu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, sığınmacılara insani olmayan ve insan onurunu aşağılayan şartlar sunduğu gerekçesiyle Fransa’yı suçlu buldu. Mahkeme, Fransa'nın dava açan sığınmacılara tazminat ödemesine hükmetti.

AİHM Fransa'yı suçlu buldu

Strasbourg kentindeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Fransa'nın iltica etmek isteyenlere "insan onurunu aşağılayan kötü koşullar sunduğuna" hükmetti. 

Mahkeme Fransa'da üç sığınmacının devlete karşı açtığı davayı bugün karara bağladı. AİHM, devletin davacı sığınmacıları sokakta yaşamaya mahkûm ettiğini ayrıca yaşamaları için gereken temel ihtiyaçları karşılamadığına hükmetti.

Mahkeme kararında, Fransa'nın söz konusu davada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin insanlık dışı ve onur kırıcı muameleyi yasaklayanüçüncü maddesini ihlal ettiğini belirterek, iki davacıya 10'ar bin, birine de 12 bin 400 euro tazminat ödenmesini hükme bağladı.

Mahkeme kararında, Fransa devletinin 27, 33 ve 46 yaşındaki Afganistan, Rusya ve İranlı davacılara karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğini vurguladı. Mahkeme davacıların "insan onuruna yakışmayan aşağılayıcı uygulamaların kurbanı olduklarını” ifade etti.

Yapılan açıklamada, söz konusu sığınmacıların aylarca sokaklarda yaşamak zorunda kaldıkları, temel ihtiyaçlarını giderecek düzeyde bile devletten destek alamadıkları, her an saldırı ve hırsızlık tehlikesiyle karşı karşıya oldukları sokaklarda ve çadırda yaşamaya maruz bırakıldıkları belirtildi.

Mahkeme sorumlu makamların ancak aylar süren gecikmeyle iltica başvurusunda bulunanlara geçici ikamet izni tanıdığını da belirtti.

Mahkeme kararında 2007'den beri düzenli olarak artan sığınmacı ve göçmen sayılarının kamuya getirdiği idari yükün bilindiğini ve Fransa hükümetinin sığınmacılar için barınma ve başvuru işlemlerini hızlandırmak için gayret içerisinde olduğunun gözlemlendiğini de vurguladı.

Özellikle başkent Paris çevresinde pek çok göçmen kendi imkanlarıyla oluşturdukları barınak ve çadırlarda ya da otoyol kenarlarında yaşıyor. Çoğu dışarıdan gelecek desteğe muhtaç durumda. Binden fazla kişinin yaşadığı barınak ve kamplar zaman zaman düzenlenen polis baskınlarıyla dağıtılıyor. (dw)