EKONOMİ
Giriş Tarihi : 12-03-2021 15:45   Güncelleme : 12-03-2021 16:18

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı: Küçük esnaf vergiden muaf olacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde, Ekonomi Reformları Tanıtım Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan "Esnaf kardeşlerime müjde vermek istiyorum. Küçük esnafa yönelik vergi muafiyeti de yer alıyor. Kuaför, tesisatçı, tamirci, gibi yaklaşık 850 bin esnafımızı gelir vergisinden muaf tutuyor, beyan yükümlülüklerini de kaldırıyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı: Küçük esnaf vergiden muaf olacak

Yatırımcıların merakla beklediği ekonomi reform paketi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklandı

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar:

''Üretimde verimlilik artışı sağlayarak potansiyel büyümemizi artıracağız. İhracatta rekorlar kıran yerli ve milli ekonomi hedefliyoruz. Çalışmamızın özünde ekonomiyi yatırım, üretim, istihdam ve ihracat temelinde büyütme amacı bulunuyor.

Türkiye'yi dünyanın en büyük on ekonomisinden biri haline getirmek için çalışacağız. İnşallah bu yol haritasını, milletimizle kurumlarımızla iş dünyamızla tüm paydaşlar hep birlikte hayata geçireceğiz. İthal girdi kullanımını azaltmış, katma değerli üretimle ihracatta yeni rekorlar kıran, yerli ve milli bir ekonomi hedefliyoruz.

2009 küresel krizi gibi, 2013 sonrasındaki sarsıntıları başarıyla göğüslemeyi başardık. Demokratik ve ekonomik kalkınmanın temel şartlarından biri olan sitasi istikrarı kurumsallaştırdık. Türkiye, bölgesel ve küresel nice krize rağmen gücünü koruyor. 

AŞIDA ADİL DAĞITIM MESAJI

Aşı ve ilaç tüm ülkelerin kullanımına açılmazsa dünya istikrar kazanamayacak. Aşı ve ilaç, adil bir şekilde tüm ülkelerin kullanımına açılmadıkça, dünyanın zenginlerinin de huzur bulamayacağı, büyük ekonomilerin istikrar kazanamayacağı ortadadır. 

Yeni yönetim sistemimizin gerektiğinde geliştirilmek suretiyle asırlar boyunca ülkemizde istikrar ve güven ikliminin teminatı olacağına inanıyoruz. Yeni ve sivil bir anayasayla birlikte bu yönde ihtiyaç duyulan bazı adımları atacağız.

SALGINLA MÜCADELE

Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizi de etkileyen corona virüs salgını hem 18 yılda ülkemizde kurduğumuz güçlü altyapının hem de yeni yönetim sistemimizin adeta bir sınamasına dönüşmüştür. Hamdolsun sağlıktan üretime güvenlikten sosyal dayanışmaya kadar her alanda bu sınamayı başarıyla verdik. Türkiye'nin her türlü farklı senaryoya hazırlıklı olduğunu ve hızlı hareket edebildiğini tüm dünyaya gösterdik. Salgına rağmen 2020 yılında yüzde 1,8 oranında büyüdük. G20 ülkeleri arasında ekonomisini reel olarak büyütmeyi başaran iki ülkeden biri olduk ve Çin'in ardından ikinci sırada yer aldık. Salgınla mücadeleyi kazanmakta kararlı olduğumuz 2021'i orta vadede nitelikli büyüme dönemine girişin de hazırlık yılı olarak değerlendiriyoruz.

''GÜÇLÜ BİR KAMU MALİYESİ OLUŞTURACAĞIZ''

Reform programımızla güçlü yönlerimizi perçinlerken sorun gördüğümüz alanlar için de gerçekçi ve ayakları yere sağlam basan çözümler getiriyoruz. Açıklayacağımız reformların omurgasını, makroekonomik ve yapısal politikalar oluşturuyor. Türkiye salgın sonrası özellikle bu dönemin ekonomik yapılanmasına uygun şekilde sürdürülebilir güçlü ve kaliteli büyümeyi mutlaka ama mutlaka yakalayacaktır. İstikrarı sürdürmek için makro politikalar yanında bir dizi yapısal tedbirin ve dönüşümün gerçekleştirilmesi şart.

İlk reform alanımız, risklere karşı daha güçlü bir kamu maliyesi yapısını oluşturmak olacaktır. Harcama disiplini, kamu borç yönetimi, vergi düzenlemeleri, kamu alım ihaleleri, kamu-özel işbirlikleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri gibi hususları kapsayan yeni politikaları hayata geçiriyoruz.

Makroekonomik istikrar kapsamında, kamu maliyesi, enflasyon, finansal sektör, cari açık ve istihdam alanlarına odaklandık.

KAMUDA TAŞIT ALIMINA SINIR GELİYOR

Mali disiplin önceliğimiz olacak Risklere karşı daha güçlü bir kamu maliyesi hedefliyoruz. Döner sermayeyi Meclis denetimi kapsamına alıyoruz. Kamuda taşıt alımı ve kiralanması, temsil ve ağırlama gibi harcama alanlarına sınırlamalar getiriyoruz. Yapısal politikalar tarafında ise kurumsal yapının güçlendirilmesi, yatırımların teşvik edilmesi, iç ticaretin kolaylaştırılması, rekabet politikaları, piyasa gözetimi ve denetimini reform kapsamımıza aldık. 

Kamu personeliyle ilgili iş ve işlemlerin tek bir idare tarafından yürütülmesini sağlıyoruz.

KÜÇÜK ESNAFA VERGİ MUAFİYETİ

Yatırımcıların merakla beklediği ekonomi reform paketi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklandı

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar:

''Üretimde verimlilik artışı sağlayarak potansiyel büyümemizi artıracağız. İhracatta rekorlar kıran yerli ve milli ekonomi hedefliyoruz. Çalışmamızın özünde ekonomiyi yatırım, üretim, istihdam ve ihracat temelinde büyütme amacı bulunuyor.

Türkiye'yi dünyanın en büyük on ekonomisinden biri haline getirmek için çalışacağız. İnşallah bu yol haritasını, milletimizle kurumlarımızla iş dünyamızla tüm paydaşlar hep birlikte hayata geçireceğiz. İthal girdi kullanımını azaltmış, katma değerli üretimle ihracatta yeni rekorlar kıran, yerli ve milli bir ekonomi hedefliyoruz.

2009 küresel krizi gibi, 2013 sonrasındaki sarsıntıları başarıyla göğüslemeyi başardık. Demokratik ve ekonomik kalkınmanın temel şartlarından biri olan sitasi istikrarı kurumsallaştırdık. Türkiye, bölgesel ve küresel nice krize rağmen gücünü koruyor. 

AŞIDA ADİL DAĞITIM MESAJI

Aşı ve ilaç tüm ülkelerin kullanımına açılmazsa dünya istikrar kazanamayacak. Aşı ve ilaç, adil bir şekilde tüm ülkelerin kullanımına açılmadıkça, dünyanın zenginlerinin de huzur bulamayacağı, büyük ekonomilerin istikrar kazanamayacağı ortadadır. 

Yeni yönetim sistemimizin gerektiğinde geliştirilmek suretiyle asırlar boyunca ülkemizde istikrar ve güven ikliminin teminatı olacağına inanıyoruz. Yeni ve sivil bir anayasayla birlikte bu yönde ihtiyaç duyulan bazı adımları atacağız.

SALGINLA MÜCADELE

Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizi de etkileyen corona virüs salgını hem 18 yılda ülkemizde kurduğumuz güçlü altyapının hem de yeni yönetim sistemimizin adeta bir sınamasına dönüşmüştür. Hamdolsun sağlıktan üretime güvenlikten sosyal dayanışmaya kadar her alanda bu sınamayı başarıyla verdik. Türkiye'nin her türlü farklı senaryoya hazırlıklı olduğunu ve hızlı hareket edebildiğini tüm dünyaya gösterdik. Salgına rağmen 2020 yılında yüzde 1,8 oranında büyüdük. G20 ülkeleri arasında ekonomisini reel olarak büyütmeyi başaran iki ülkeden biri olduk ve Çin'in ardından ikinci sırada yer aldık. Salgınla mücadeleyi kazanmakta kararlı olduğumuz 2021'i orta vadede nitelikli büyüme dönemine girişin de hazırlık yılı olarak değerlendiriyoruz.

''GÜÇLÜ BİR KAMU MALİYESİ OLUŞTURACAĞIZ''

Reform programımızla güçlü yönlerimizi perçinlerken sorun gördüğümüz alanlar için de gerçekçi ve ayakları yere sağlam basan çözümler getiriyoruz. Açıklayacağımız reformların omurgasını, makroekonomik ve yapısal politikalar oluşturuyor. Türkiye salgın sonrası özellikle bu dönemin ekonomik yapılanmasına uygun şekilde sürdürülebilir güçlü ve kaliteli büyümeyi mutlaka ama mutlaka yakalayacaktır. İstikrarı sürdürmek için makro politikalar yanında bir dizi yapısal tedbirin ve dönüşümün gerçekleştirilmesi şart.

İlk reform alanımız, risklere karşı daha güçlü bir kamu maliyesi yapısını oluşturmak olacaktır. Harcama disiplini, kamu borç yönetimi, vergi düzenlemeleri, kamu alım ihaleleri, kamu-özel işbirlikleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri gibi hususları kapsayan yeni politikaları hayata geçiriyoruz.

Makroekonomik istikrar kapsamında, kamu maliyesi, enflasyon, finansal sektör, cari açık ve istihdam alanlarına odaklandık.

KAMUDA TAŞIT ALIMINA SINIR GELİYOR

Mali disiplin önceliğimiz olacak Risklere karşı daha güçlü bir kamu maliyesi hedefliyoruz. Döner sermayeyi Meclis denetimi kapsamına alıyoruz. Kamuda taşıt alımı ve kiralanması, temsil ve ağırlama gibi harcama alanlarına sınırlamalar getiriyoruz. Yapısal politikalar tarafında ise kurumsal yapının güçlendirilmesi, yatırımların teşvik edilmesi, iç ticaretin kolaylaştırılması, rekabet politikaları, piyasa gözetimi ve denetimini reform kapsamımıza aldık. 

Kamu personeliyle ilgili iş ve işlemlerin tek bir idare tarafından yürütülmesini sağlıyoruz.

KÜÇÜK ESNAFA VERGİ MUAFİYETİ

Esnaf kardeşlerime müjde vermek istiyorum. Küçük esnafa yönelik vergi muafiyeti de yer alıyor. Kuaför, tesisatçı, tamirci, gibi yaklaşık 850 bin esnafımızı gelir vergisinden muaf tutuyor, beyan yükümlülüklerini de kaldırıyoruz.

Mükelleflerin noter tasdiki ve muhafaza yükümlülükleri hafifletilmiş olacak. Vergi cezalarında uzlaşıları genişletiyoruz. Üretimde verimlilik artışı sağlayarak potansiyel büyümemizi artıracağız.

Türkiye dijital vergi dairesi uygulamasını başlatıyoruz. Dijital vergi asistanı sistemini devreye alıyoruz. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarını revize ediyoruz.

Kamuya süresinde ödenmeyen borçların tek bir idare tarafından tahsil edilmesini sağlayarak sorunlara çözüm getiriyoruz.

 Mükelleflerimizin uzun süreye yayılan denetimlerden kaynaklanan sıkıntılarını da çözüyoruz. 

Sektörel kamu alımları kanununu çıkarmak için hazırlıklara başlıyoruz. Kamu ihalelerine katılacak firmaların liyakat ve yetkinliklerini inceleyip kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Kamunun ekonomide ölçek oluşturma gücünden azami seviyede faydalanmak istiyoruz. Kamu alımlarını yerli ürünlere yönlendirerek, yurt içi sanayinin büyümesine ve çeşitlenmesine katkı sağlıyoruz. Kamunun ithal ürün kullanımını azaltmak için sanayileşme icra komitemizin çatısı altında merkezi izleme sistemi kuruyoruz.

Şehir hastaneler tüm dünyada takdir görmüştür. Böylece yatırımcıların tek bir kanun ile muhatap olmasını öncelikli hale getirilmesini hedefliyoruz.

KİT'lerimizi reforma tabi tutmak üzere bir çalışma başlatıyoruz. Amacımız mevcut KİT'lerden güçlü ve rekabetçi küresel şirketler çıkarmaktır. 

Pek çok ülkeden pozitif ayrışarak yeni bir başarı hikayesi yazacağız. Bu sene için yüzde 4,3'ten yüzde 3,5'a revize ettiğimiz bütçe açığı hedefine mali disiplinden taviz vermeden ulaşacağız. Salgının devam etme riskini gözardı etmiyoruz, bütçede bu anlamda mali alanı yeteri kadar genişleterek, salgın ihtiyaçları için kullanacağız. 

Öncelikli önlemlerimizden biri enflasyonla mücadele, hedefimiz tek haneli düşük enflasyona ulaşmak. Enflasyondaki yükselişin hem yapısal hem de dönemsel sebepleri vardır. Ülkeler kuraklık ve salgının sürüyor olması sebebiyle gıda stoklarını artırma eğilimindeler. Erken uyarı sistemi kuruyoruz. Erken uyarı sistemi üzerinden özellikle üretim, toptan ve perakende aşamasında gıda zincirinin tamamı anlık olarak takip edilerek raporlanacaktır.

Gıda tarafında kayıp ve israfın azaltıLması için harekete geçiyoruz. Ülkemizde 19 milyon ton gıda israf ediliyor. İşletme başına israf yılda 4 tonun üzerindedir. Bu gidişata dur demek için harekete geçiyoruz. Tarlada ve hallerde kalan sebzeleri piyasa kazandıracak sistem getiriyoruz. Dijital tarım ile her ölçekteki çiftçi ürünü için pazar bulabilecek, satıcı da ürün tedarik edebilecektir.

Tarımda fiyat dalgalanmalarının önüne geçebilmek için sözleşmeli tarım mekanizmaları geliştiriyoruz. Hal yasası ile ilgili çalışmaları da hızla tamamlıyoruz.

Gıda sektöründe yaşanan israfı yüzde 2 azaltsak 10 milyar TL tasarruf elde etmiş olacağız.

Enflasyonda risk oluşturan yapısal şokları değerlendirmek, gerekli politikaları belirlemek ve yönetmek için fiyat istikrarı komitesini tesis ediyoruz.

Finansal istikrarın sağlanması ve finans sektörünün geliştirilmesi de öncelikli konularımız arasındadır. Türk bankacılık sektörü finansal sağlamlık göstergelerinde pek çok ülkeye kıyasla güçlüdür. Sektörün bağışıklığını daha çok güçlendirmek istiyoruz. Salgının olumsuzluklarını bertaraf etmek için bazı tedbirler alıyoruz. Sorunlu kredisi bulunsa da yaşama şansı bulunan şirketlerin doğru yönlendirilmesi geliyor. Sıkıntı yaşayan şirketlerin ayakta kalması için bankacılık sektöründe operasyonel yeniden yapılandırma oluşumlarını teşvik ediyoruz.

Sorunlu kredilerine yönelik girişim sermayesi fonları için mevzuat altyapısı oluşturuyoruz.

 Katılım finans sektörü tek çatı altında toplanırken, sektöre yönelik bir merkezi danışma kurulu da hayata geçiriliyor. Ülkemizin tüm kredi ve risk verilerinin toplandığı risk merkezini yeniden yapılandırıyoruz. Troy'u ayrı bir şirket çatısı altına alıyoruz.

Finans sisteminin bir diğer sac ayağı olan sermaye piyasaları tarafında düzenlemelerimiz olacaktır. Şirketlerin halka arz süreçlerini kolaylaştırıyoruz. Sermaye piyasalarında ürün çeşitliliğini artırmak için projelere ilişkin düzenlemeleri tamamlıyoruz. Bu yatırımlara vatandaşlarımızın da iştirak edebilmesini mümkün hale getiriyoruz. Uluslararası finans piyasalarında yoğun talep gören yeşil tahvil piyasasına dönük altyapı oluşturarak teşvik ediyoruz. Dijital paranın ekonomik ve hukuki altyapısını oluşturacak adımları atıyoruz.

Tahvil garanti fonu kuruyoruz. Bu fon temerrüt durumunda yatırımcıların paralarının bir kısmını almasını garanti edecek.

BES'in gelişmesi ve derinleşmesine katkı sağlıyoruz. BES'i çok daha genişletilmiş kesimlere yaygınlaştırıyoruz, 18 yaş altındaki çocuklarımızın sisteme girmesinin önündeki engelleri kaldırıyoruz. Bu süreci yüzde 25 devlet katkısıyla kamunun üzerine düşen sorumluluğu da yerine getiriyoruz. Böylece tasarruf alışkanlığı ve finansal okuryazarlık bilincinin gelişmesini teşvik ediyoruz. Sandık ve vakıf gibi kurumların emeklilik birikimlerinin 2023 yılı sonuna kadar BES'e aktarımına imkan veriyoruz.

Türkiye birçok alanda gelecek vadeden işler geliştiriyor. Gururumuzu kabartan bu gibi projeler aksamasın diye kitle fonlaması platformlarını hayata geçiriyoruz.

Cari açıkla mücadelede 3 temel politikayı takip edeceğiz, ilki yapısal cari açığa odaklanıyoruz, ikinci ihracatın tabana yayılmasını sağlıyoruz, üçüncü sanayi yeşil dönüşümü destekliyoruz. Potansiyeli olup hiç ihracat yapmamış KOBİ'leri ihracata teşvik edeceğiz.

Siyasi istikrarsızlığın hakim olduğu 1990'larda ihracatımız da aynı kaderi paylaşıyordu. Bizim iktidarımızla birlikte ihracatta görülmemiş bir hareket başlıyor. Makine, ekipman ihracatı hızla artıyor. 60 küsür sene sonra nihayet bu dönemde sanayide büyük bir gelişime şahitlik ediyoruz. Bu başarıyı takdir etmekle birlikte yeterli görmüyoruz. İhracatımızın kilogram başına değeri düşüktür. Yapısal cari açıkla mücadele bu yüzden önemli ve gereklidir.

Kredi garanti fonu teminatıyla 5-6. bölgelerde yapılacak imalata dayalı ithal ikamesi sağlayan sektörlere uzun vadeli krediler veriyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan önemli açıklamalar
İlaçtan aşıya, medikal cihazlardan biyoteknolojik ürünlerin yurt içi imkanlarla geliştirilmesi ve üretilmesi çalışmaları bu başkanlığın sorumluluğunda geliştirilecektir.

Küresel rekabet kazanmak için Cumhurbaşkanlığı himayesinde Yazılım ve Donanım Endüstrileri Başkanlığı kuruyoruz.

Enerji alanında hammadde zengini bir ülke olmadığımız ortadadır. Enerjide dışa bağımlılığı azaltan uygulamaları sürdüreceğiz. Doğal gaz piyasalarını yeniden yapılandırıyoruz. Madencilik, petrol ve doğal gaz arama ve üretiminde yatırım ortamını iyileştiriyor, yatırım güvencesini artırıyoruz. Sanayimizde kapasite artışı sağlayacak ve rekabet gücümüzü bir üst basamağa taşıyacak adımlar atıyoruz. Yurt dışında lojistik merkezleri kuruyoruz. Yüksek teknolojili mal ve hizmet üretiminde kümelenmeyi teşvik ediyoruz. Türk Eximbank'ı yeniden yapılandırıyoruz. İŞKUR desteklerinde revizyona gidiyoruz. İlave istihdam finansman desteği adıyla yeni bir destek modeli getiriyoruz. İlave istihdam finansman desteğinden mikro ve küçük ölçekli firmalarımız faydalanabilecek.

İlave istihdam sağlayan için firmalar ilk 6 ayı ödemesiz 100 bin lira kredi kullanabilecek. İstihdam oluşturan bankalar kredi kullanmak imkanına kavuşacaktır.

Yapısal reformlarımızın ilkini kamuda yapıyoruz. Cumhurbaşkanı yardımcımızın başkanlığında çalışacak Ekonomi Koordinasyon Kurulu. İkincisi Finansal İstikrar Komitesi'dir. En üst düzey kamu görevlerine atanmada aranan mesleki şartları güçlendiriyoruz. TÜİK'i ilişkili kuruluş haline dönüştürüyoruz. Yatırımcıların kamu uygulamalarından kaynaklanabilecek risklerini en aza indirerek, asli işlerine, yani yatırım, üretim ve istihdama odaklanmalarını sağlıyoruz. Yatırım uyuşmazlığı kurumunu faaliyete geçiriyoruz. Bu sayede yatırımcının idareyle karşılaştığı sorunlar hızlı bir şekilde çözüme kavuşacak. 

Yatırım teşviklerinde uygulanan SGK prim sürelerini artırıyoruz.

Girişimcilere özellikle yatırım döneminde daha yoğun destek sağlayarak projelerin hayata geçmesini sağlıyoruz. Yatırıma katkı tutarına yeniden değerleme yapma imkanı veriyoruz. Yatırımların devletçe finanse edilen kısmını daha da hızlandırıyoruz. Devlet desteklerinde kamu kaynakların etkinliğini artırmak için tüm destek uygulamalarının etki değerlendirmesinin yapılmasını mümkün kılan çatı mevzuat kuruyoruz.

İç ticarette rekabetçiliği artıracak uygulamaları hızla hayata geçiriyoruz. Perakende ticarette haksız ticaret uygulamalarının ortadan kaldırılması amacıyla AB mevzuatına uygun düzenlemeler yapıyoruz. Kooperatifçilik kanununda düzenlemeler yapıyoruz.

Dijital pazar yerlerinde ürün satan firmaların haklarını koruyacak düzenlemelere gidiyoruz.