KARADENİZ
Giriş Tarihi : 18-10-2019 13:59   Güncelleme : 18-10-2019 16:08

Karadeniz'de balık üreme alanlarına tarım toprağı ile dolgu tehdidi

Trabzon'da, sosyal ve kültürel yaşam alanı için sürdürülen deniz dolgusunda kullanılan tarım toprağı, tartışmalara neden oldu. Uzmanlar, dolguda kullanılan tarım toprağının çamur olup, karıştığı denizde balık üreme alanlarını tehdit ettiğini belirterek, önlem alınmasını istedi.

Karadeniz'de balık üreme alanlarına tarım toprağı ile dolgu tehdidi

Trabzon'un 85 kilometrelik doğal kumsal olan sahil şeridinin yüzde 86'sı, yapılan dolgular nedeniyle kayboldu. Dolgunun sürdürüldüğü kentte, az sayıdaki kumsallar da tehlikeye girdi. Kemerkaya Mahallesi'ndeki tünele kadar olan alanda yapılacak sosyal ve kültürel yaşam alanı için başlatılan deniz dolgusuna devam ediliyor. 800 bin metrekarelik dolguda uygulanacak proje ile sosyal ve kültürel etkinliklerin düzenleneceği tematik alanlar oluşturulacak. 30 milyon liraya mal olacak proje dolgusunda kullanılan tarım toprağı ise tartışmalara neden oldu. Uzmanlar, dolguda tarım toprağı kullanılmasının zararlarına dikkat çekip, oluşturacağı risklere işaret etti. Dolguda kullanılan tarım toprağının çamur olup, karıştığı denizde balık üreme alanlarını tehdit ettiğini belirten uzmanlar, uyarılarda bulunarak, önlem alınmasını istedi.

'KIYI ALANLARINI EKOLOJİK OLARAK YOK ETTİK'

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Mühendisliği öğretim üyesi Doç. Dr. Coşkun Erüz, 'Gülcemal Projesi'nde dolgu malzemesi olarak kullanılan tarım toprağının denizdeki yaşamı yok ettiğini savundu. Erüz, şunları söyledi:

"'Gülcemal Projesi', 'Akyazı Projesi'nden sonra Trabzon'un kent merkezindeki inşaat hafriyat malzemelerinin depona alanı olarak kullanılmaya başlanan bir saha. Bildiğimiz kadarıyla ana amacı, Trabzon sahilinde rekreasyon alanı oluşturarak halkın dinlenebileceği bir alan yapmak. Oranın, dolgu alanları yönetmeliğine uygun malzeme ile daha çok taş olan malzeme ile doldurulması gerekiyor. Şu an ise ne yazık ki Gülcemal'e Trabzon'un tarım toprakları dökülüyor. 'Kıyı Kanunu'na göre kıyıdan itibaren ilk 100 metresinin kamu yararı dışında kullanılmaması gerekiyor. Şimdi 'Dolgularda kamu yararıdır, burada rekreasyon alanı yaratılacak' deniyor ama asıl birinci kamu yararı denildiği zaman, bu denizden besin ve doğal ekosistemin korunmasıdır. Doğayı yok ederek başka bir şekilde doğal alan yaratılmaya çalışılıyor. Kıyı alanlarını ekolojik olarak yok ettik. Denizin en verimli yeri oralardı. Karada verimli olan tarım toprağı denizde yok edici bir kirletici görevi görüyor. Gülcemal'de yapılan dolgu çalışmasındaki dökülen her toprak Beşirli'den Ganita'ya olan bölüme kadar dalgalarla taşınarak, kıyının tamamında bulunan ekolojik olarak orada barınan balıkların tamamının yumurtalarının ve yaşam alanlarının üzerini çamur ile örtüyor."

'TARIM TOPRAĞI İLE DOLGU OLMAZ'

Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlivan ise 'Toprak Kanunu'na dikkat çekerek, Trabzon sahillerinin çoğunun tarım toprağı ile doldurulduğunu söyledi. Pehlivan, "Hala yürürlükte olan 5403 sayılı 'Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na muhalefet ediliyor. Bu toprakların korunması gerekiyor. Karadeniz'in Trabzon'una dökülen bu toprakları alıp, atıl durumdaki alanlarda ıslah projeleri ile değerlendirsek inanın bütün Karadeniz'in sebze ihtiyacını karşılarız. Toprağın güzelliğine bakın. Bir daha 12 bin yıl sonra bu toprak oluşacak. Bu çok uzun bir süreç. Bunu insan ömrünün görmesi mümkün değil. Tarım toprağı ile dolgu olmaz. Bu şekilde bir çalışma ile denizden alan kazanma imkanınız yoktur. Bu toprağı başka bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Buralar ilerleyen dönemlerde tehlikeli alanlar ortaya çıkacaktır. Gülcemal'de yapılan dolgu kıyıda bulamaç haline geldi. Denize döküyorsunuz ama dalgalarla deniz alıp, onu yok ediyor. 800 dönümlük proje burası. Canı sıkılan, denize geliyor. Bizim yaşam alanlarımız, proje alanları haline döndü. Yetkililerin buna 'dur' demesi gerekiyor" dedi. 

'ÇÖKMEYE NEDEN OLABİLİR'

Peyzaj yapımında kullanılan toprağın dolgu olarak harcandığını kaydeden Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Çevre Mühendisleri Odası Genel Merkez Yöneticisi Vildan Özmen de projede çökmelerin olacağını öne sürdü. Özmen, "Trabzon'da yapılan bütün dolgularda aynı problemler yaşanıyor. Burada yapılan dolguda, dolgu kriterlerine uygun çalışma yapılmıyor. Önce kayaç toprağını sermeleri lazım sonra üzerine bitkisel toprak dediğimiz örtü toprağını kesinlikle koruma altına almaları gerekiyor. Yumuşak toprakla dolgu yapılıyor. Zemin sağlamlaştırma yapılmazsa bu durum çökmeye neden olabilir" diye konuştu.

Yapılan dolgu alanı ile sahillerin yok edildiğini savunan bazı kent sakinleri de projeye tepki gösterdi. Kent sakini Elif Akyüz, "Trabzon'da yapılan bu dolguda çamurdan başka bir şey görünmüyor. Zaten Trabzon'da sahil denilen bir yer artık kalmadı. Yürüyüş yolu yaptılar sahile ama onun da önünü kapattılar. Tatile başka şehirlere, başka ülkelere deniz görmek, denize girebilmek için gidiyoruz" dedi. 

Gürkan Çavdar ise "Denizin doldurulmasına karşıyım. Karadeniz Bölgesi'nde bir tek Ordu, sahillerini korumayı başardı. Sahiller tamamen kapandı. Doğal yaşam bu durumdan çok etkilendi. Memnun değiliz" diye konuştu.

Çalışmayı taşeron şirket aracılığıyla yürüten Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin konuyla ilgili açıklama yapması bekleniyor.

BELEDİYEDEN AÇIKLAMA

Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nce sahil kıyısında sürdürülen 'Gülcemal Projesi'ne yönelik bazı uzmanların, dolguda kullanılan tarım toprağının çamur olup, karıştığı denizde balık üreme alanlarını tehdit ettiği görüşleriyle ilgili açıklama yapıldı. Projedeki dolgu çalışmalarının, yönetmelikte tanımlı hafriyat toprağıyla yapıldığı belirtilen açıklamada, "Hafriyat toprağı, 'Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinde', 'İnşaat öncesinde arazinin hazırlanması aşamasında yapılan kazı ve benzeri faaliyetler sonucunda oluşan toprak' şeklinde tanımlanmış olup yönetmeliğin Ek-1 listesinde; hafriyat faaliyetleri sonucu oluşacak atıkların bileşenleri 'bitkisel toprak, toprak, kum, çakıl, taş, kil' olarak belirlenmiştir. İlimizde imar planlı alanlarda yapılan yapı ruhsatlı inşaat çalışmaları sonucu çıkarılan hafriyat malzemeleri ilgili yönetmelik kapsamında 'Gülcemal' dolgu sahasına kabul edilmektedir. Bu malzemeler, ilçe belediyelerinin imar planlı alanlarında yapı ruhsatı verilen inşaatlardan ve altyapı çalışmaları sonucu ortaya çıkan malzemelerden oluşmaktadır" denildi.

'ÇALIŞMLAR MEVZUAT HÜKÜMLERİNE UYGUN'

'Gülcemal' dolgu sahasında yapılan iş ve işlemlerin, yürürlükte olan mevzuat hükümlerine uygun olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"'Gülcemal' dolgu sahasına dökülen toprak, yasal olarak 5403 sayılı 'Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na göre usulünce tarım dışı kullanım izinleri alınmış, imar sahaları içinde inşaat faaliyetleri esnasında ortaya çıkan hafriyat topraklarıdır. 10.07.2019 tarih ve 30827 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7181 sayılı 'Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da; mevzuatlara uygun olarak ilan edilen köy yerleşik alanlarında 5403 sayılı 'Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'ndan muaf tutulmuştur. Dolayısıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre tarım arazisi sayılan hiçbir alanda izinsiz kazı ve dolgu faaliyetinde bulunulamaz. Bu zaman kadar tarım arazilerinden dolgu amaçlı toprak alımına yönelik herhangi bir özel izin alınmamıştır. 'Gülcemal' dolgu sahasında yapılan iş ve işlemler yürürlükte olan mevzuat hükümlerine uygundur. Ayrıca imarlı sahalardaki inşaat faaliyetleri esnasında inşaata başlamadan önce nitelikli tarım toprağı alınarak karayollarının refüj çalışmalarında, büyükşehir belediyemizin yürüttüğü park ve bahçe peyzaj faaliyetlerinde kullanılmaktadır. Sonuç olarak 'Gülcemal' dolgu sahasına gelen hafriyat toprağı; tarım vasfını kaybetmiş, tarım dışı kullanımda olan, imarlı alanlardan gelen malzemelerden oluşmaktadır."

NELER SÖYLENDİ?
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA