GENEL
Giriş Tarihi : 29-04-2020 17:14   Güncelleme : 29-04-2020 18:23

Sağlık Bakanı açıkladı: Taviz vermezsek sonuç alırız

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Bilim Kurulu toplantısının ardından yaptığı basın açıklamasında, koronavirüs salgını ile ilgili 11 Mart tarihinden sonraki süreçte kademe kademe uygulanan tedbirlerin hastalığın gerilemesinde etkili olduğunu vurguladı ve "Taviz vermezsek istediğimiz sonucu kısa sürede alabiliriz" dedi.

Sağlık Bakanı açıkladı: Taviz vermezsek sonuç alırız

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Bilim Kurulu toplantısının ardından kamuoyuna koronavirüs salgını ile ilgili uyarılarda bulundu.

Bakan Fahrettin Koca'nın konuşmasından satır başları şöyle;

Taviz vermezsek istediğimiz sonucu kısa sürede alabiliriz. Geride kalan günler kolay geçmedi. Hastalık bizi esir mi alacak diye endişe ettiniz. Hastalığa yakalanan yakınlarınız için endişe duydunuz, bir yakınınızı kaybettiyseniz büyük acı yaşadınız. O acıda sizinle beraberiz. Bilin ki elimizden geleni yaptık.

Türkiye bu sınavdan şu ana dek yüzünün akıyla çıktı. Bizi bu noktaya, tedbirlere uyum ve titizlik getirdi.

11 Mart tarihinden sonraki süreçte kademe kademe uygulanan tedbirler sonuçlarda etkili oldu.

Türkiye koronavirüsü nasıl kontrol altına aldı ve salgını geriletti? Erken tedbirlerle aşama kaydettik.

Başarıda 3 madde sıralayabilirim. Tedbir, tespit, hızlı tedavi.

11 Mart'tan beri hiçbir testi tesadüfen yapmadık. 

Yatak doluluk oranı yüzde 60'lardan yüzde 30'lara geriledi.

Şüphelilere odaklanmak yerine yaygın tarama yapan ülkeler istenen sonucu alamadı. Bu isabetli uygulamanın örnek alınacağını umuyoruz.

Tedavisi hastane şartlarında yapılması gereken hiçbir vakayı evine göndermedik, göndermiyoruz.

Durumu stabil olan hastalarımızın tedavisi aile hekimi gözetiminde evinde yapılıyor.

Görev yapan filyasyon ekibi sayımız 5849'dur. Bu ekipler hastaların temas zincirinde yer alan 468 bin 390 kişi tespit etmiştir

Çin'den gelen ilacı farklı kullanım olumlu sonuçlar aldık.

Artık hastalarımızı ventilatöre erken değil, ileri aşamada bağlıyoruz. Tedavide gösterdiğimiz bir diğer gelişme ise yoğun bakımdaki hastalarımızı erken aşamada artık entübe etmiyoruz. Bunun hastalığın seyrini önemli oranda değiştirdiğini görüyoruz.

Hastaların zatürre olma oranı düştü. 

Yoğun bakımdaki hastaların vefat oranları %58'den %10'a düştü.

Entübe hastalarımızdaki vefat oranı %74'ten %14'e geriledi. Bu başarıların arkasında hekimlerimizin özen ve dikkati, tedavi yaklaşımlarımız, bilimsel yaklaşımlar ve hekim sanatının ustalıkları var. Gelişmeler hasta kayıp oranımızın azalmasında da aynı derecede etkili olmaktadır.

Türkiye'de şuanda hasta kayıp oranı %2.8'dir. Bu oran Avrupa'da en düşük, dünyada ise 80. sıraya karşılık gelmektedir.

Hastaya yüksek akımlı oksijen verme uygulaması ölüm oranlarını düşüren önemli bir faktör olmuştur.

Salgına karşı başarıyı 3 faktör sağladı. İlki tedbirlere uyan 83 milyondur. Diğeri filyasyondur. Son faktör de erken tedavidir.

11 Mart'tan bu güne geldiğimiz nokta kesin başarı noktası değildir. Başarı tedbirleri terk edeceğimiz başarı değil, tedbirlere sarılacağımız başarıdır. Yeni vaka sayısı henüz 0 değildir. Hastalık bitmedi, o hâlde mücadele devam etmelidir. Önümüzdeki günler eski günlerin aynısı olmayacaktır.

SORU CEVAP

(Normalleşme süreci takvimi nasıl işleyecek? 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olanlar) Tüm bakanlıklarımızın içindde yer aldığı bilim kurulunun da bu süreçte bilim kurulu tavsiye ve öneride bulunan bir kurum. Bakanlık halinde karara gidilmiş oluyor. Biz tüm bakanlıklarla normalleşmenin hangi tedbirlerle yapılacağına ilişkin Bilim Kurulu'ndan görüş alıyoruz ve tartışıyoruz. Özellikle bu ay boyunca bir takım tedbirleri devam ettirerek, nasıl bir normalleşme yapılacağına ilişkin hazırlıklar tamamlanınca kamuoyuna açıklamalar da yapılacak.

65 yaş üstü büyüklerimizi hiç olmazsa birkaç saat, hiç olmazsa dolaşmalarını, araç kullanmadan yakın mesafe anlamında yapılabilir mi diye gündem oldu. Bununla ilgili daha net bir öneriye dönülmedi. Bu da bir yaklaşıma gelirse o durumda zaten görüş olarak Cumhurbaşkanımıza da sunulmuş olur.

"PİK DÖNEMİNDE OLDUĞUMUZU SÖYLEYEBİLİRİZ"

Pik döneminde olduğumuzu söyleyebiliriz, bir düşüş trendine girdiğini de görüyoruz, ama bunun kalıcı olması önemli.

(Emrullah Gülüşken iddiası) Benim hiçbir akrabalık bağım yok. Aracılık olanlardan da akrabam ya da tanışıklığım olmadı. Sosyal medyadan bu bilgilendirme yapıldı. Sonra bana bilgi ulaşıldı. Büyükelçi ile konuştuk, kendileri de özellikle Türkiye'de tedavi edilmesinin uygun olduğunu söyledi ve Türkiye'ye getirilmiş oldu. Şuan Ankara'da tedavi ediliyor. 2 gün yoğun bakımda kaldı. Ciddi bir solunum problemi olmamasına rağmen kalp rahatsızlığını söylemiş olması. Bizim takiplerimizde de muhtemelen kapak sorunlarının olduğunu biliyoruz. Ciddi bir sorun olmadığını anlıyoruz. Baba ve 3 çocuğu getirildi. Büyük kızında ve 10 yaşındaki çocukta da pozitif çıktı. İsveç bunu bilmiyordu. 7 yaşındaki çocukta da negatif çıktı. Dolayısıyla 2 gün sonra servise alındı ve takibi yapıldı. 

Dünyada hastaların tüm sorunlarına hiçbir ücret almaksızın müdahale eden, hava ambulansı hizmeti veren tek ülkeyiz.

Sadece İsveç'ten getirmedik. Biz bu süreçte daha dün Rusya'dan vatandaşımızı getirdik.

(İsviçre'den Türkiye'ye gelmek isteyen Türk vatandaş) Nasıl takip ettiğimizi telefondaki mesajından size okuyayım. Pazar günü bilgi veriliyor. Hastaya ulaşın talimatını verin dedik. Tanı Nisan 7'de konmuş. Telefonda panik halde. Kimse ilgilenmediğini, konsolosluğun hiçbir şey yapmadığını söyledi. Başkonsolos ile yapılan görüşmede, kendisiyle düzenli olarak görüşüldüğü söylendi. Hekimin raporunu okuyorum, Yasemin Özkeser Yaman kişilerin genel sağlık durumlarının hastaneye sevkedilme endikasyon yoktur.

Üzerimize düşen Bakanlık olarak yapılması gereken neyse yaparız. Lütfen bu konuları siyasete alet etmeyelim, istismar etmeyelim.

İstanbul'a özel bir tedbirimiz yok. İstanbul'da özellikle vakamızın %60'ı burada. İstanbul ne Vuhan gibi, ne Avrupa gibi ne de ABD eyaleti gibi olan bir yer değil. Yoğun bir yerleşim var. Torundan dedeye kadar birlikte yaşam var. İstanbul'un kontrol altına alınmış olması çok büyük başarı. Biz ilave tedbiri önermiyoruz. Teması, mesafeyi, izolasyonu son derece önemsiyoruz. 

(Maske dağıtımı) Maske konusunda 20-65 yaş arası herkese gönderildiğini, işletmelere gönderildiğini bilelim. Büyük işletmelere Valilik üzerinden ayrıca gönderelim.

(Adana'daki yoğun bakım yasak sayısı dolu iddiası) Adana'daki doluluk oranını verdim daha önce. Verdiğim oran buydu. Türkiye'de 10 bin kişiye üşen yatak sayısı 28 iken, Adana'da 32. Adana'da 10 bin kişiye düşen yatak sayısı 63, Türkiye'de 49. Neresi yetersiz.