ÇEVRE
Giriş Tarihi : 05-06-2021 19:23   Güncelleme : 05-06-2021 19:23

SAMÇEP'ten 'Ekolojik yıkım durdurulsun' çağrısı!

Samsun Çevre Platformu (SAMÇEP), tarafından 'Dünya Çevre Günü' dolayısıyla yapılan açıklamada, Samsun'un Atakum, Çarşamba, Bafra, Kavak ve Havza ilçelerindeki çevre sorunlarına dikkat çekilerek, 'Ekolojik yıkım durdurulsun' çağrısı yapıldı.

SAMÇEP'ten 'Ekolojik yıkım durdurulsun' çağrısı!

Samsun Çevre Platformu (SAMÇEP) Sözcüsü Mehmet Özdağ tarafından yapılan yazılı açıklamada, dünyanın her noktasında aşırı iklim olaylarına bağlı olarak büyük yıkım süreçleri gerçekleştiğini,Türkiye'nin de bundan fazlasıyla etkinlendiğine dikkat çekildi.

Son iki yıldır pek çok ölüme ve ağır hastalıklara neden olan, yoksul halk kesimlerini daha da katlanılmaz hale getiren koronavirüs salgınının da ekolojik yıkıma bağlı biyolojik çeşitliliğin azalmasından kaynaklandığı belirtilen açıklamada, Marmara Denizi'nde ortaya çıkan Müsilaj (deniz salyası) sorununun da biyolojik çeşitliliğin yıkıma uğramasının en çarpıcı sonuçlarından biri olduğu vurgulandı. Karadeniz’de müsilaj ya da başka ekolojik yıkım sorunlarının yaşanmaması için; Karadeniz kıyısındaki tüm yerleşim yerlerinde ve sanayi tesislerindeki atık sularının biyolojik arıtmalarının yapılması ve atık miktarının mutlak suretle azaltılması gerektiği ifade edilen açıklamada, "Zonguldak ve Samsun merkezli termik santralların soğutma suyu kullanımının mutlak suretle sınırlandırılması ve en kısa sürede bu termik santralların tamamen kapatılması, Sinop Nükleer Santralı projesinin derhal durdurulması, Atakum – Kurupelit yatlimanı başta olmak üzere yeni deniz dolgularına son verilmesi, mevcut deniz yapılarının rehabilite edilmesi, Dereköy Kurupelit arası sahil erozyonunun bilimsel yöntemlerle kalıcı olarak durdurulması, rehabilitasyona dönük çözümler getirilmesi şarttır" denildi.

Samsun'daki çevre sorunlarına da değinilen açıklamada, "Samsun ve yakın bölgemizin doğal, toplumsal yaşamı ve halk sağlığı açısından; Çarşamba Ovası'nda Biyokütle Santralı (Eğercili), Piroliz tesisi (Çınarlık) gibi kirletici ve yaratı su kaynaklarını yok edici, aynı zamanda yangın ve patlama riski taşıyan tesislerin faaliyetlerinin derhal durdurulması,  Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti ve yakın çevresinin uluslararası statülerine uygun olarak korunması, her türlü ticari işletmenin bölge dışına çıkartılması,  Kavak, Asarcık çevresindeki taş ocaklarının kapatılıp rehabilite edilmesi, Şahin Dağlarında(Kavak,Havza) 12 bin hektar alanda orman bitki örtüsünü yok ederek milyonlarca ton toprağın siyanürle işlenerek sonsuza dek zehirlenmesine, yeraltı ve yerüstü sularımızın kirletilmesine ve kurutulmasına izin verilmemesi, Kocadağ’da faaliyet gösteren taş ocaklarının kapatılıp, eski yeni tüm ocakların tahribatlarının rehabilite edilmesi önemlidir" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, "Oylarımızla yetkilendirdiğimiz ve temsiliyet hakkı verdiğimiz milletvekillerini, belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerinin hangi siyasi partiye ve görüşe mensup olursa olsun, çıkartacakları yasa ve yönetmeliklerin, aldıkları imar kararlarının, tercih ettikleri yatırım politkalarının halktan ve doğadan yana olmasını sağlamak için örgütlenerek sürekli takipte ve uyanık olmaktan, oy verdiklerimizi  sorgulamaktan başka çaremiz yoktur. Köyümüzün içindeki taş ocakları, ovamızın ortasındaki termik santrallar, ormanımızı yok eden maden işletmeleri zamanında takip edilmeyen, sorgulanmayan yasa-yönetmelik ya da belediye meclis kararlarının sonuçlarıdır. Bizlerin oyları ile seçilmiş ya da atanmış tüm karar vericilerininin ve kamu görevlilerininin öncelikli görevi bizlere sağlıklı bir çevrede yaşam hakkı sunmaktır... SAMÇEP olarak; sorumluluk sahibi tüm hemşehrilerimizi, ilimizdeki tüm emek, meslek ve demokratik kitle örgütlerini; ekolojik yıkımı durdurmaya, sağlıklı bir çevrede insanca yaşama haklarımızı savunmak için ortak mücadeleye çağırıyoruz" denildi.

SAMSUN HABER HATTI