GÜNDEM
Giriş Tarihi : 08-07-2021 17:10   Güncelleme : 08-07-2021 17:10

Samsun'da konuşan Ali Babacan: Ülkede en derin çoklu kriz yaşanıyor

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye'de yakın tarihin en derin çoklu krizin yaşandığını belirterek, "Bu ülkenin temel sorunlarından hiçbirisine şuandaki hükümet artık çözüm üretemiyor. Vatandaşımızı artık anlayamıyorlar. Sorunları teşhis edemiyorlar" dedi. Hükümetin her alanda rekor kırdığını ancak bunun başarı değil kötü göstergelerin rekoru olduğunu öne süren Babacan, Cumhurbaşkanlığı sistemi döneminde hazinenin borcunun 2 trilyon TL'ye çıktığını öne sürdü.

Samsun'da konuşan Ali Babacan: Ülkede en derin çoklu kriz yaşanıyor

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Sinop'taki programlarını tamamladıktan sonra bugün Samsun'un Bafra İlçesi'ne geldi. Şehir turu yaptıktan sonra çiftçinin, esnafın ve vatandaşların sorunlarını dinleyen  Babacan partisinin 1.Olağan Bafra İlçe Kongresine de katıldı.

HÜKÜMET ÇÖZÜM ÜRETEMİYOR
Burada Türkiye'nin sorunlarının gittikçe büyüdüğünü, ülkenin temel sorunlarının  hiçbirisine şuandaki hükümetin çözüm üretemediğini belirten Babacan, "Vatandaşımızı artık anlayamıyorlar. Sorunları teşhis edemiyorlar. İstişare yapmıyorlar. Kendilerini çevreleyen o dar çemberin dışına çıkıp vatandaşımızı dinleyip anlama zahmetine artık katlanmıyorlar ve sürekli yanlış işler yapıyorlar. Ya sorunları ihmal ediyorlar ya da çözüm adına attıkları adımlar, çoğu yanlış adımlar oluyor" dedi.

ÇOKLU KRİZ YAŞANIYOR
Türkiye'de yakın tarihin en derin çoklu krizin yaşandığını ifade eden Babacan, hukukta, adalette, dış politikada, dış ilişkilerde ve  ekonomide yaşanan krizin ortasında olduklarını  belirterek, "Sadece bu son 1-2 haftada açıklanan ekonomik verilere baktığınızda hepsi rekor seviyede kötü veriler. Sürekli rekor kırıyor artık bu hükümet. Her alanda, ekonomik verilerde rekor kırıyor. Tabi bu rekor başarı rekoru değil, iyi göstergelerin rekoru değil, kötü göstergelerin rekorunu kırıyor" şeklinde konuştu. 

RAKAMLARA GÜVEN YOK
Son açıklanan enflasyon verilerini 'TÜİK'in makyajlanmış rakamı olarak nitelendiren  Babacan, "Biz ona 'Rakamları Ayarlama Enstitüsü' diyoruz artık TÜiK'e maalesef. TÜİK'i berbat ettiler. Açıkladıkları hiçbir rakama artık güven yok. Türkiye'de de yok, dünyada da yok. Makyajlanmış rakamlar dahi bize enflasyonun rekor  seviyeye çıktığını gösteriyor"  ifadelerini kullandı.

HAZİNENİN BORCU İKİYE KATLANDI
Ülkede şuanda, 1 Ocak 1994'den bu yana en kötü döviz krizi yaşandığına dikkat çeken Ali Babacan
"Bunun için her şey çok pahalı. Bunun için çiftçimiz yanıyor" dedi.  2014-2015'den sonra ekonomi  yönetimindeki  ekip ile ayrıldıktan sonra  ülkenin dikiş tutturamadığını söyleyen Babacan, "Bakın 2018 Haziran'ından  sonraki 2 yıl içerisinde yanı taraflı Cumhurbaşkanı, akraba bakanın el ele verip bu ülkenin ekonomisini yönettiği dönemde, bu ülkenin hazinesinin borcu tam ikiye katlandı. Bakın 2 yılda ikiye katlandı. 935 milyar TL'den tam 2 trilyon TL'ye çıktı" dedi.

MERKEZ BANKASININ BORCU 150 MİLYAR DOLAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın  100 milyar dolaer döviz rezervi olduğunu açıkladığını, ancak bunun doğru olmadığını da ifade eden Babacan, "Merkez Bankası'nın rakamı 90. Peki niye Merkez Bankasının borcundan bahsetmiyor. 150 milyar dolar da döviz borcu olduğunu niye söylemiyor. Yazık değil mi?" ifadelerini kullandı.

BU ÜLKENİN PARASI PUL OLDU
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan,  Cumhurbaşkanı'nın 'Artık yabancılar, turistler geliyor, o kadar ucuz ki biz de benzin, depolarını fulleyip gidiyor" sözlerini de hatırlatarak, "Ya bu ülkenin parası pul olmuş, adam avro ile geliyor. avro 10 TL. Bozdur, bozdur harca bitiremiyorlar. Cüzdanına 200-300 avro koyuyor, harca harca bitiremiyor. Tabi fulleyip gider. İyi de bir ülkenin Cumhurbaşkanının baktığı yer o ülkeyi ziyaret eden yabancının deposunu fulleyip  fullemediği midir, yoksa bizim kendi vatandaşımızın arabasının, traktörünün,  kamyonunun deposunun fullenip fullenmediği midir. Bizim vatandaşımızın buzdolabı boş, mazot deposu boş" dedi.

MIZMIZLANMAK YOK
Babacan, DEVA Partisi olarak  gece-gündüz demeden ülkeleri için yoğun bir tempoda çalıştıklarını, somut eylem planları hazırladıklarını ve açıkladıklarını da söyledi ve "Bizde mızmızlanmak yok, bizde şikayet yok, sadece mevcut sorunları dillendirmek de yok. Biz aynı zamanda çözüm paketlerimizi de hazırlıyoruz duyuruyoruz, çözümleri cebimize koyuyoruz ve seçime doğru yürüyoruz" ifadelerini kullandı.

Babacan'ın konuşmasın'dan satır başları şöyle:

AKILLARINA TASARRUF GELİYOR
Sayın Erdoğan ‘Hepiniz tasarruf edeceksiniz ama ben istediğim gibi harcayacağım’ diyor. Niye? Keyfi öyle istiyor. Basın yayın organlarına ilan ve reklam verilmesin, kamu kurumları günlük gazete satın almasın diye tasarruf tedbiri yayınlıyor. Genelge yayınlanalı daha bir hafta olmadı; bazı yerel gazetelerin kapandığı, bazı günlük gazetelerin ise masrafları azaltmak için haftalığa döndükleri haberleri geliyor. Sayın Erdoğan’ın harcamalarına gelince ‘itibardan tasarruf olmaz’ deniyor ama iş yerel basının sesine gelince birden akıllarına tasarruf geliyor.

İTİBAR GÖSTERİŞLE OLMAZ
Sayın Erdoğan, itibarı yanlış yerlerde arıyorsunuz. İtibar gösterişle olmaz; adaletle, özgürlüklerle, refahla olur. Gençlerin kendi geleceklerini bu ülkede hayal etmesi bu ülkenin itibarıdır. Başka ülkelerde arıyorlarsa o ülkenin itibarı sıfırlanmıştır. İstediğiniz kadar saraylarla, konvoylarla itibar oluşturmaya çalışın, bitmiştir.

DEVLETİN KAYNAKLARI PARTİNİN PROPAGANDASINA HARCANIYOR
Tasarruf diye, yerelde alnının teriyle parasını kazanan insanların rızkına göz dikeceğinize İletişim Başkanlığına bakın. Yüz milyonlarca liralık ödenekle çalışıyor. Devletin kaynakları bir siyasi partinin propagandasına harcanıyor. Cin fikirle yerel basını zayıflatmakla meşgul. Dertleri tasarruf değil. Yerel basının ekonomik yönden zayıflatılması; binlerce gazetecinin işsiz kalması, yerel demokrasinin sesinin kısılması demek. Yerel basın, demokrasi için su gibi önemlidir. Bu nedenle her ilde yerel basının temsilcileriyle biraraya geliyoruz.

İKTİDAR VE NEDYASI SIKINTILARI İNKAR EDİYOR
Gerçek tabloda zam, enflasyon, hayat pahalılığı, israf, yozlaşma, işsizlik, çete, mafya var. Bu gerçekler yandaş kanallarda gösterilmiyor. Yandaş kanallara bakın, ‘Bu anlattıkları Türkiye mi?’ diyorsunuz. İktidar ve medyası milletin yaşadığı sıkıntıları, gerçeği inkâr ediyorlar. Bunun için kamu kuruluşları üzerinde yandaş medyaya destek vermeleri için yoğun baskı var.”

KAMU KAYNAKLARI PARTİ BÜLTENLERİNE AKTARILIYOR
Bunun için kamu kuruluşları iktidarı farklı yayın politikası izleyen basına destek vermeye olumsuz bakıyor. Kamu kaynakları, krizlerin ortağı Bahçeli’nin parti bültenlerine aktarılıyor. Musluk, akraba bakanın abisinin kanalına doğru açılmış. Bu paralar; ekonomik kriz, enflasyon, hayat pahalılığı konuşulmasın diye aktarılıyor. Şatafat harcamaları tartışılmasın, usulsüzlük iddialarının üstüne gidilmesin, kamuoyunda ‘Bunlar çetelerle, mafyayla ne yapıyor’ sorulmasın diye akıtılıyor.”

RANT PEŞİN, BORÇ GELECEK NESİLLERE
Kaynakları alelacele niye Kanal İstanbul’a yönlendiriyorlar? Dert rant. Kanal İstanbul’a bakınca gözlerinde dolar işaretleri oluşuyor. Onun için acele ediyorlar. Bir de vakit yaklaşıyor, görüyorlar. Onun için ‘Bir an önce Hazine’yi borçlandıralım, nasılsa bunlar ödemek zorunda’ diyor. ‘Söke söke sizden alacaklar’ diyor. ‘Siz’ dediği; bu ülkenin gençleri. Rant peşin alınıyor, borç sonra ödeniyor. Rant peşin, borç gelecek nesillere.”

SAMSUN HABER HATTI