Şenol ÇAKIR
Şenol ÇAKIR
Giriş Tarihi : 23-01-2014 01:44

BDP'lileri dinlemek lazım...

Önümüzdeki günlerde BDP'liler Samsun'a gelecek.

Bir haftadır Samsun kamuoyunda bu tartışılıyor.

Kimi çevreler, "BDP'yi Samsun'a sokmayalım" diyor.

Kimileri ise sosyal paylaşım sitelerinde  milli hislerini ortaya koyuyor.

Yani kıpırdanmalar gözden kaçmıyor.

Baksanıza,

Siyasi partilerin Samsun milletvekilleri de bu durumun farkında ki,

İnsanları sağduyuya davet ediyor,

Provokasyona karşı herkesin dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.

Bu sadece Samsun için değil;

Çorum, Sinop, Ordu, Trabzon için de geçerli.

Çünkü BDP'liler bu kentlere de gidecekler.

Sivil toplum örgütleriyle görüşecekler.

Toplantılar düzenleyecekler.

Son dönemdeki barış sürecini Karadeniz halkına anlatacaklar.

Destek isteyecekler.

Karadeniz insanı biraz hırçındır.

Ama yiğit mi yiğit, özü de sözü de birdir.

Güneydoğu'da bırakın şehit olanı, bir Mehmetçiğin burnu kanasa, üzülür, kahrolur.

Çünkü orada kendisinin bir parçası vardır.

Dayanamaz.

Tıpkı aynı üzüntüyü ve acıyı Kürt anaların, babaların yaşadığı gibi.

Ahkam kesmiyorum.

Bu benim haddim değil.

Oturduğum yerden 1140 kilometre uzaklıkta olup bitenleri yazma gibi bir huyum da yok.

Çünkü o bölgelerde çok bulundum.

Hakkari, Yüksekova, Şemdinli, Çukurca...

Şırnak, Cizre, Uludere, Beytüşşebap, Güçlükonak, Silopi...

Şenoba, Bestler Dereler Bölgesi, Aktütün...

Daha nice operasyon bölgeleri...

Buradaki insanlarla iç içe oldum.

2003'de Körfez Savaşı,

2008'de Kara Harekatı

Bir yılım geçti.

Bu sürede insanları tanımaya çalıştım, dertlerini, sorunlarını dinledim.

İtirafcılarla görüştüm.

Bölge insanıyla aynı kabı paylaştım.

Kimi, gazeteci kimliğimden dolayı bana terst baktı.

Kimi, beni linç etme girişiminde bulunanlara göğsünü siper etti, korumaya çalıştı.

Çok güzel dostluklar edindim oralarda.

Hala telefonla da olsa görüşüyoruz.

O dönemde de düşünürdüm.

Bu ayrımcılık niye? diye.

Paylaşılamayan nedir? diye.

Tek bir kelimeyle cevap veren de oldu, bu konuda kitap yazacak kadar bilgi veren de.

Kimi 'siyasi rant', kimi 'dış güçler' dedi.

Ama ne derse desin, herkesin ortak dileği gerçekten bu işin bitirilmesinden, çözülmesinden yana  oldu.

Şu an çözüme doğru bir mehil var.

Gerçi bu iş kapalı kapılar ardından yürütülüyor, konunun hassasiyeti bakımından her şey açık değil.

Ama ortada bir hamle var.

Astronot Neil Armstrong Ay'a ilk ayak bastığında, "Benim için küçük ama insanlık için büyük bir adım" demişti ya.

O misal, ortada çok büyük bir adım var.

Bu adımın insanlık için olacağına; artık ölümlerin duracağına, doğulusu, batılısıyla kardeşce, kin gütmeden yaşanacağına vesile olacağına inanmak istiyorum.

O yüzden dinlemek lazım.

Bu süreci onların ağızdan duymak lazım.

Ne kadar samimiler, ne kadar istekliler, tüm bunları görmek, bilmek lazım.

x x x

Birileri, BDP'liler için hazırlık mı yapıyor, bilemiyorum.

Ama sanki bu barış havasının oluşmasını istemeyenler var.

Öyle bir hava hakim bugünlerde.

Ne olabilir derseniz, kafamda koskoca bir soru işareti var.

Geriye döndüğümde Samsun'da Ahmet Türk'e yapılanlar var.

O gün de yazmıştım.

"Bu barışa atılan bir yumruktur" diye,

Böyle bir şeyin tekrarlanmasını istemem, kimse de istemez.

O gün güvenlik önlemlerinin tam manasıyla alınacağını biliyorum.

Bu sürecin  provokasyona kurban edilmemesi için herkesin dikkat kesileceğini tahmin edebiliyorum.

O yüzden sakin olmak, BDP'nin görüşlerini dinlemek herkesin yararına olacak kanısındayım.

Karadenizliler'e yakışan da budur.

Çünkü akan kanlar senin, benim değil; hepimizin kanı.

Onu durdurmak da hepimizin görevi..

NELER SÖYLENDİ?
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA