Şenol ÇAKIR
Şenol ÇAKIR
Giriş Tarihi : 07-09-2015 09:50

Dağlıca...

Dağlıca'dan gelen acı haber hiç kuşkusuz hepimizi derinden sarstı.

Vatan için gözlerini kırpmadan canını veren askerlerimiz, daha gencecik yaşlarında  yaşamlarından koparıldı.

PKK denen, son 30 yılda Türkiye'nin kabusu olan bu terör ötesi örgütün canavarlaşan mensupları yine elini kanla yıkadı, alçaklığını ve hainliğini bir kez daha dünyaya gösterdi.

Merak edilen, sokak çatışmalarının had safhaya geldiği Güneydoğu illerinde sivilleri kendilerine kalkan yapan bu canilerle mücadelenin nereye gideceği, nasıl sonuçlanacağı?

Ama bir gerçek var...

Güneydoğunun ateşi yükselmiş durumda.

Çözüm sürecinde, silahların sustuğu o döneme çok dikkat edin derim.

Güvenlik güçleri bu süreçte operasyonları yavaşlatmış, durma noktasına getirmişti.

Böyle bir noktada dağdakiler yeni bir strateji geliştirmiş, kırsalda verdikleri ağır kayıplar nedeniyle çatışmaları il ve ilçe merkezlerinde sürdürmeyi, bunu da sivillerin arasına karışarak yapmayı planlamıştı.

Bunun için de dağdakiler elini kolunu sallayarak şehir merkezlerine gelmiş, silahlarıyla, bombalarıyla konuşlanmış ama ne yazık ki istihbarat bu aktiflik karşısında uyumuş, zafiyet göstermiştir.

İstihbaratın PKK'nın içinde elemanları var mı?

Var.

Bilgiler geliyor mu?

Geliyor.

Dağdakilerin, il veya ilçelerdeki yandaşlarıyla haberleşmeleri biliniyor mu?

Evet biliniyor.

Teknik takip yapılıyor mu?

Yapılıyor?

Onlarca İnsansız Hava Aracı sınır bölgelerinde gece-gündüz görüntülü bilgi topluyor mu?

Evet topluyor.

Peki bu saldırılar neden önlenemiyor?

O yollara gece mayın döşenirken, o hava araçları nasıl tespit edemez?

Buradan içeriğini yazmak istemediğim o kılıktan kılığa giren istihbarat elemanları bunlardan nasıl haberdar olmaz?

Bunun adı zafiyet değil de nedir?

Bakın gelinen bu noktada Güneydoğu illerimiz ve ilçelerimizden hergün bir çatışma, her gün bir şehit haberi geliyor.  

Hem de artarak geliyor.

Bu kan ve gözyaşının nereye kadar devam edeceğini hiç kimse bilmiyor...

x x x

Hem 2003 Körfez Savaşı, hem de 2008 Güneş Harekatı sırasında bölgede uzunca süre kaldığım için oraların durumu her şehit haberi geldiğinde hep  gözlerimin önüne geliyor.

Örneğin Dağlıca, adı gibi dağlık...

Sınırın hemen dibi.

Yalçın kayalar arasında uzun süre saklanmak çok mümkün. Hele bir mağarada gerekli düzenekler kurulduğunda yıllar boyu kalınabilir.

Yukarıdan bomba atsan bile etkilenmezler.

O derece kamuflajlı bir yer.

Gazeteci olarak gittim, gördüm...

Ama ne kadar korunaklı olursa olsun o inlerde kalan PKK'lı teröristlerin, birilerine görünmeden, birilerinden yardım almadan, hele hele  gökyüzündeki o kameralara yakalanmadan hareket etmeleri mümkün değil...

Güneydoğu'nun o dağlarında, o illerin ve ilçelerin merkezlerinde istihbarat kaynakları biraz daha aktif olsaydı, bundan önceki şehitlerimiz gibi son olarak Dağlıca'da hain saldırı sonucu askerlerimiz şehit olmayacak, anneler, babalar, kardeşler, eşler, sevgililer o al kırmızı tabutlara sarılarak ağlamayacaktı.

Tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun...

NELER SÖYLENDİ?
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA